Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
281
 

Asıl balyoz, "ordu göreve"cilerin tepesine inmeliydi!

Asıl  balyoz, "ordu göreve"cilerin tepesine inmeliydi!
 

Yargı, balyoz davalılarının tepesine "balyoz" gibi indi. Sanıkların mahkeme sürecindeki "kötü hali" de dikkate alınarak  cezalar en üstten kesildi.

Şeriatın kestiği parmak acımaz... Ama galiba bizim darbecilerin canı çok yufka, her şey ortada iken bile yiğitçe suçlarını kabul edip mahkemede uslu durmayı beceremediler.

Nerdeyse tüm İstanbulu stadyumlara tıkıp yargılama planları yaparken mağrur ve müstekber paşalarımız, çıkıp "evet, niyetimiz darbeydi" diyemediler.

Ama, deliller o kadar ayan beyan ki, sonuçta itiraf etmiş kadar ceza almaktan kurtulamadılar. Keşke olmasaydı; keşke bu ülkede böyle kolay darbecilik alışkanlığı bulunmasaydı ve keşke bu yargılamaya ve bu cezalara hiç gerek kalmasaydı.

Ama olmuyor işte... Keşkelerle olmuyor. Ortada elli yıllık bir gelenek ve bir gerçek vardı. Bu ülke ordu içerisindeki cuntacı odakların canları istediğinde darbe yapabildikleri bir ülkeydi.

Öyleydi ama suç sadece bu cuntacıların mıydı?

Hayır, değildi. Asıl suç, bu askerleri iğfal ederek onları suça teşvik eden "sivil"lerdeydi. Devletin olanaklarını her kaybettiklerinde "ordu göreve" çığırtkanlığı yapan isimlerinin başında prof., başyazar, ...başkanı bulunan siviller yargılanmalıydı asıl.

Gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında cuntacılara çanak tutanlar hala oralardalar; hiç kimse onları yargılamıyor. Millet nezdinde mahkum oldular belki ama yargıdan sıyırdılar.

Ya CHP gibi "sivil" bir siyasi partinin önemli yetkilisi Gürsel Tekin beye ne demeli...Balyoz  kendi partisinin başına inmiş kadar öfkeli yargının kararlarına. Yazık..Yazık...

Yine de bu yargı süreci derinleştikçe ucunun kime dokunacağı belli olmaz.

Tabii ki, ucu kime dokunursa dokunsun, devam etmelidir.

Milletin, darbecilikle malül maküs  talihini yeninceye kadar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Umarım "bugünkü hukuk sisteminde" birgün bulursunuz kendinizi. Bu Hukukun üstünlüğü değil,üstünlüğün hukuku" Aslında siz cevap vermeye bile değer biri değilsiniz. Ben sadece bir vatanseverim asker eşiyim ve hiç kimseden de korkmam Allah'tan gayrı. "sap döner keser döner..." MAİDE SURESİ AYET 8 EY MÜ'MİNLER ALLAH İÇİN HAKKI AYAKTA TUTAN HÂKİMLER VE ADALETLE ŞAHİDLİK EDEN KİMSELER OLUN. BİR TOPLULUĞA OLAN KİNİNİZ, SİZİ ADALETSİZLİĞE GÖTÜRMESİN. ADALET YAPIN Kİ, O TAKVAYA EN ÇOK YAKIN OLANDIR. ALLAH’DAN KORKUN. ÇÜNKÜ ALLAH YAPTIKLARINIZDAN HABERDARDIR. Deniz fenerinden Esat kardeşten ve her türlüsünden haberdardır.

SAHAFÇA 
 27.09.2012 22:11
Cevap :
Ben cevap vermeye değer biri değilsem niye cevap veriyorsun o zaman?...Ben asker eşiyim diye başlarken bile eski ayrıcalığınızı vurguluyorsun...Bu ülkede eskiden üstünlerin hukuku hakimdi...şimdi hukukun üstünlüğü var..Bu yüzden ülkenin la yüsel darbecileri, cuntacıları hesap veriyor...Bana ayet okuyacağına, darbeler yapıp insanları ipe çekenlere oku bu ayetleri...Şu keser sapı edebiyatından da vaz geçin, diyeceğim ama bir türlü vaz geçemiyorsunuz keser sapından...  28.09.2012 12:43
 

Değerli Ali Bey, Meseleleri kavramak için aşağıda Sosyoloji ve iktisat ilminin kurucularından, İbn-i Haldun’un 6 asır evvel yazdığı eserden bir alıntı verilmektedir; “ Adalete Uymayan Hareket, Medeniyet ve İmara Düşmandır. Halk, adalete aykırı davranış ve hareketlerin ülkedeki boyut ve derinliği oranında çalışmaktan kaçınır. Şayet adalete aykırı haksız davranışlar büyük çaplı ve yaygın, ayrıca bütün sanat ve meslek erbabına ulaşmış durumda ise, genel olarak. Ümit ve beklentiler kırıldığı için, çalışmaya karşı duyulan isteksizlik de o oranda büyük olur... Ülkenin bayındır ve medenî olması, adalete aykırı haksız davranışların az veya çok olması, iş durumu ve halkın kendi menfaatleri için çalışıp kazanmalarıyla bağlantılıdır. Halk, kazanç temininden uzak durup, çalışmayı azaltırsa, bayındırlık durur, pazarlarda durgunluk başlar ve ülke ekonomisi bozulur.“ Özetle, Gelişmek-kalkınmak; halkı adaletle yönetmek ve hoş tutmakla mümkündür. Halkı horlayarak kalkınamazsınız. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 25.09.2012 10:28
Cevap :
Teşekkür ederim Mehmet bey, elinize sağlık...Bugün kalkınmanın nimetlerinden yararlananların hala eski darbeci döneme özlemle anmaları anlaşılır gibi değil...Herhalde onlara da biraz İbni Haldun okutmak gerekecek...Selamlarımla  25.09.2012 14:47
 

Bu kadar kin, bu kadar nefret insan olana yakışmaz. Bugün darbeye karşı çıkan, kalkışanların cezalandırılmasını savunan liberal yazarlar bile satırlarına yargılama sürecinin eksikliklerle, hatalarla, delillerin dikkate alınmamasıyla, zaman ve mekan unsurunun kasten gözardı edilmesiyle ilgili örneklerini taşıdılar. 12 Eylül ertesi TSK ya alkış tutan, aradan geçen yıllar boyunca darbe ile ilgili tek kelime bile etmeyen sözde aydınlar, tükürdüklerini yalayarak 180 derece çark edip kin ve nefret kervanına katıldılar. Hırsızı, tecavüzcüyü, trafik canavarını mahkemedeki iyi hali(!) nedeniyle tutuksuz yargılayıp salıveren zihniyetin TSK mensuplarına reva gördüğü muameleler, ülkenin gidişatına bakarsak yakın bir gelecekte kendilerine bumerang gibi dönecektir.

ahmet demir 
 24.09.2012 20:54
Cevap :
Demek mahkeme karanını kabullenmek kin ve nefret oluyor öyle mi...Oysa, siz ordu göreveciler,27 Mayıs tiyatrosunun verdiği idam kararlarını pek güzel kabullenmiştiniz...Bak, hala bumerangtan söz edip darbe günlerinin özlemini çekiyorsun...İşte ben asıl cezanın bu zihniyete kesilmesini bundan istiyorum  25.09.2012 14:45
 

*Ülkede kendi evinde oturanların oranı 2007’de toplam nüfusun yüzde 60.8’i iken, 2011’de yüzde 59.6’sı oldu. Demek ki yapılan bu kadar çok konutu, TOKİ konutlarını daha önce evi olmayanlar almamış. *Nüfusun sadece yüzde 38.6’sı ‘Borcum yok’ diyor. * İki günde bir et yiyebilenlerin nüfusa oranı 2007’den beri yüzde 39 civarı. Değişmemiş. * Tatil yapma imkânı olmayanların toplam nüfustaki payı 2007’de yüzde 88.5 idi, 2011’de yüzde 86.5 oldu. * Beklenmedik harcamaları karşılayamayacak kadar geliri düşük olanların toplam nüfusa oranı yüzde 67.6. Bunlar benim uydurduğum rakamlar değil. Devletin rakamları. Ben sadece alt alta dizdim. Bu yazı Miiliyet Gazetesi Güngör Urastan alınmıştır.Bilgi herkese gerek...

mehmet binlik 
 24.09.2012 15:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4204
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 783
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster