Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '11

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
199
 

Asil Belediye Başkanları

Yine Belediye seçimleri geldi ve yine biz, sade vatandaşlar* olarak, kime oy vereceğimizi bilemiyoruz, çünkü oy vermeye “değer” aday göremiyoruz. Herkesin yakından tanıdığı bu sorun karşısında, yeni bir şey söylemeyeceğim ama çözümler üzerinde “bilgimin yettiği kadarıyla” görüş belirteceğim.

2008 Hükümet programının “Kentsel Alyapının Geliştirilmesi” bölümünü okuduğunuzda, bu satırları okuyanların belediyelerde çalışanlar olmadığı hissiyatına kapılıyorum. Çünkü okunmuş olsa, belediyelerimizin hali bu olmazdı diye düşünüyorum. Elbetteki genelleme yapıyorum, çok profesyonelce gözünü dünyaya dikmis belediyelerimiz de var ama tek elin parmaklarını geçmez!

Niye belediyecilik hizmetlerini önemsiyorum çünkü 2007 yılında 3.225 belediyede yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 87,kentleşme oranı yüzde 62,7, kentleşme hızının da yüzde 2,4 olduğunu söylemek yeterlidir sanırım...

Bir projede Akdeniz’deki belediyeleri dolaşıyordum, sorunlarını, projelerini ve ekiplerini inceliyordum. Maalesef üzülerek söylemeliyim ki, bir ilimizin tüm belediyeleri içerisinde sadece 1 belediyesinin- ki o da büyükşehir belediyesi değil- altyapısı nispeten güçlüydü! Yıl 2007!

Başka bir proje nedeniyle gittigim bir ilçemizde, iyi belediyecilik örneklerini anlatarak, çevre bilinci geliştirmem istenmişti ama gittiğimde gördüğüm, katılımcıların Belediye çalışanları değil eğitmenlerinin zoruyla gelmiş üniversite öğrencileri olduğunu gördüm. Başkan’a, “keşke belediye çalışanlarınız da gelseydi” dediğimde aldığım yanıt ise “ne gerek var” oldu! Yıl 2008!

Bu yanıt bana çok yabancı gelmedi, çünkü 2008’in son aylarında Belediye Performanslarıyla ilgili yaptığım başka bir araştırmada, Ankara, Nevşehir, Kırıkkale, Muğla, Antalya ve Denizli’deki 178 belediye ile görüşmüştüm. %99’unun içmesuyu şebekesi vardı çoğunun borularında %50’den fazla kayıp/kaçak vardı, yani bu susuzluk içerisinde suyun yarısı eve gelirken yollarda heba oluyordu!.1980’lerdeki Belediye Gelirleri Kanunu ve sonrasında devletin altyapıyı belediyelere devretmesi ile, kanalizasyon sisteminin inşaatında da bir ivmelenme görülmüş ancak sonu arıtma ile bitmediği için daha büyük çevresel sorunlara neden olmuştu! Zaten sorun genellikle yapmak değil, “işletme” olmaktadır. Yağmur suyu halen bir çok belediye için gündemde olan bir konu değil! Katı atık ise özellikle 2003’den itibaren Çevre ve Orman Bakanlığı’nın destek mekanizmaları ile hareketlenmiş olmakla birlikte 3225 belediyemizden sadece 34 tanesi bu sorunu çözebilmiş!

Anket sırasında sorduğumuz sorulardan biri de “yerel hizmetlerin iyileştirilmesi önündeki engel” idi. Tahmin edebileceğiniz üzerine %72’si personel ve mali kaynak yanıtını verdi!... Bunun üzerine “”peki personelinizi eğitiyor musunuz?” diye soruduğumuzda sadece % 36’sı eğitim aldıklarını ama onun da yeterli olmadığını dile getirdi.

Diğer taraftan anketteki başka bir soru altyapı sorunları için dış kaynaklı fon kullanıp, kullanmadıkları yönünde idi ve sadece 10 belediyenin kullanmış olduğunu tespit ettik! İl Özel İdaresi, Çevre ve Orman Bakanlığı, diğer Bakanlıklar, İller Bankası gibi kurumların verdiği finnasman destekleri dışında dış kaynaklı fon kullanan bu belediyelerde farkındalık çalışmaları vasıtasıyla sorunlar nispeten çözülmüş, hatta Türkiye’ye örnek olacak pozisyonlara gelmişlerdir. Bu noktada, yabancı fon alan belediyelerle almayanlar arasındaki farka bakalım:

Birisi zorunlu olarak eğitim görüyor, diğeri eğitimin gerekliliğine inanmıyor veya nereden alacağını bilemiyor. Bu noktada TODAİE’nin ve TBB’nin** verdiği eğitimleri kullanmayan, hatta eğitim verildiğinin bile farkında olmayan bir sürü belediye var! Bu durum TODAIE ve TBB’nin mi, yoksa Belediyelerin mi sorunu??

Biri küresel bir vizyon ile tanışıyor, diğer komşu illerde bile ne yapıldığını merak etmiyor?

Biri, teknoloji ile tanışıyor, diğeri hangi teknoloji diyor!

Biri standartlar, kurallar, stratejiler, insan kaynakları gibi kavramlarla tanışıyor, diğeri Murfy’nin kurallarını benimsiyor. “1.Kural Şef ne derse haklıdır.” “2.Kural: Şefin haksız olduğu durumlarda 1.Kural uygulanır.”

Biri uzun soluklu düşünüyor, diğeri seçim süresini...

Biri belediyesinde yaşayan herkesi, diğeri kendisine oy verenleri....

Huyumdur, her görüştüğüm belediye başkanına mutlaka sorarım “Nasıl bir ..........(şehrin adını söylerim) düşlüyorsunuz?” Şimdiye kadar sadece iki tür geri bildirim alabildim! İlki ve çoğunluğu böyle bir soruyu hiç gündemine almamış ve soruyla bağıntısız yanıtlar veren başkanlardı. Ikincisi ve tek örnek ise önce benim böyle bir soru sorma cüretini nasıl bulduğumu sorarak sinirlenmiş ve sonrasında dürüst davranarak sorunun ağırlığı karşısında şaşırdığını itiraf etmiştir ve yine bu kişi sonrasında üzerinde çalışmalar yaptığını açıklayan bir yanıta girişmişti.

Belediyeler benzer sorunlarına ortak çözümler getirebilmeleri için, devletin de desteği ile Belediyeler Birliğini (TBB) kurdular. Anketimizde belediyelerin TBB’i muhatap kabul edip etmedikleri de vardı ve maalesef 2002 yılından beri faaliyette bulunan Birliği %39’u muhatap kabul etmiyordu. Neden diye sorduğumuzda neden kurulduğunu dahi bilmeyenlerin yanında “çok politik” bir kurum olduğunu söyleyenler de oldu. Oysa ki, belediyecilik sorunları, gerçekten Birlik gibi örgütlenmeler sayesinde düzelme şansları bulunacaktır.

Bunlar ve sizlerinde bildiği daha bir çok sorun analiz edildiğinde hep “Neden? Neden benim yurdum insanı yaşadığı yeri güzelleştiremez” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Yaşadığı yeri güzelliştirmek, yaşanabilir, doğayla ve insanla uyumlu kılabilmek, sonucunda kültür oluşturmak bir bilinç ister de ondan! Peki bu bilinç nerdedir, alınır, satılır mı? Nereden bulacağız bu bilinçli Belediye Başkan adaylarımızı?

TODAIE yetkilileri ile sohbet ederken, “bir aday seçildiği ilk gün, koltuğuna oturmamalı, mutlaka bir oryantasyon eğitiminden geçmeli” demiştik. Bu fikir, TBB bünyesindeki komisyonlardan ortaya atılmıştı ve  ben de çok da yerinde buldum doğrusu. Fikri geliştirdim. Ne kastediyorum? Sadece 4 ay, sevgili seçilen başkanımız yapacağı hizmetlerle ilgili bir kampa girecek, elbetteki bu kampa gelecek olanlar ilk defa belediyecilik hizmetleriyle tanışacak olan başkanlarımız olacak ve onlar için bu kamp zorunlu olurken, daha önceden belediye içerisinde görev almış diğerleri için gönüllü olacaktır. Bu süre içerisinde, teknik, finansal, kurumsal çeşitli konulardan oluşan müfredat ile küresel ve yerel bir vizyona sahip olmaları sağlanacaktır. Uzlaşma politikaları, bütçe-etkin strateji geliştirme, inovasyon gibi kavramları tartışabilecek seviyeye tanışmaları beklenmektedir. Hatta eğitimin sonunda finansmanı kendi maaşlarından karşılanacak “Avrupa Belediyeleri” ziyaret gezisi gerçekleştirilebilir. Her eğitim gibi, bu eğitimin de sonunda bir sınav olmalı ve bir belge verilmeli. Ancak bu belge sadece sonucun kamuya bildirilmesi amacıyla kullanılacaktır, başka bir amacı yoktur.

Yazmak ve öneriler getirmek ne kadar kolay diye düşünebilirsiniz, haklısınız, kaç aday böyle bir çalışmayı kendi için ister? Platon Şölen adlı kitabında cahil kişiyi, bilmediğini bilmeyen kişi olarak tanımlar...

Platon demişken onun görüşlerine yer vermemek mümkün olmuyor, geçen 2500 seneye rağmen halen günümüze ışık tutabiliyor... Devlet kitabında politika’cının “şehirleri idare eden” kişiler olduklarını ve ilk kural olarak önce kendilerini yönetmeyi başarmaları ve sonra gelip toplumu yönetebileceklerini söylüyor. Esasında konu “yaşadığı yeri uyumlu hale getirmek ve güzelleştirmek” olunca basit gibi geliyor ama ...

Geçen gece okuduğum bir kitapta söyle soruyordu: “Peki asalet nedir?” “Insanın kendi kisisel çıkarları yerine, bundan daha yüce bir amaca hizme edebilmesidir.” Şimdi bizim kaç belediye başkan adayımız asil??

Ve bundan daha önemli bir soru daha BİZ ASİL BELEDİYE BAŞKANLARI MI İSTİYORUZ? 

 

*NTV’deki programdan 2 sene onceden itibaren bu takma adı kullanırım!

** TODAIE; Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü, TBB; Türkiye Belediyeler Birliği

BU YAZI, 2008 YILINDA HAZIRLANMIŞTIR. ANCAK GUNCELLİĞİNİ DEVAM ETTİRMEKTEDİR!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2587
Kayıt tarihi
: 27.05.11
 
 

Çoklu paydaş ortamında çalışma yeteneği, özellikle inovasyon ve kümelenmeyi teşvik etmek için kamu k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster