Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Psikolog Gülşah Pınaroğlu

http://blog.milliyet.com.tr/psikologpinaroglu

14 Haziran '14

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
126
 

Asıl karne çocuğunuza vereceğiniz koşulsuz sevgidir

Asıl karne çocuğunuza vereceğiniz koşulsuz sevgidir
 

KARNE HAYATIN SONU YA DA BAŞLANGICI DEĞİLDİR


KARNE HAYATIN SONU YA DA BAŞLANGICI DEĞİLDİR

2013-2014 eğitim-öğretim dönemi bitti. Milyonlarca öğrenci ve aileler için şimdi dinlenme ve tatil vakti.Kimi öğrenci ve ailesi  gelen  karnenin rahatlığı içerisinde kimi ise zayıf gelen karnenin burukluğu ve üzüntüsünü yaşıyor.Bu dönemde elbette ki ailelere büyük rol düşüyor.

   Özellikle kötü karne getiren öğrencilerin durumunu ele alalım. Öncelikle bilinmelidir ki akademik anlamda başarısız olmak,hayatta başarısız olmaktan çok daha  iyimser bir şey.Karnesi zayıf gelen çocuğa rencide edici konuşmalar,cezalar ve buna benzer bir takım olumsuz davranışlar çocuğun bütün hayatına işlenebilir.Her öğrencinin de akademik anlamda başarılı olması beklenemez.Her çocuk özeldir ve her öğrenci kendine özgüdür.Tüm dünya da akademik olarak başarısız olup ancak kendi yetenek ve becerileriyle çok  iyi yerlere gelen ,hayat başarısını zirveye çıkaran bir çok örnek vardır. Ebeveynler karamsar olmak ve suçlu aramak  yerine sebeplerin üstünde durduklarında ve bunları çözüm yoluna gittiklerinde daha sağlıklı ve başarılı bir çocuk yetiştirecektir. Doğal olarak ebeveynin yaşadığı kaygıda azalacaktır.

      Sevgili veliler aşağıdaki maddeleri önemseyin;

·         Öncelikle çocuğunuzu tanıyın onun kapasitesini aşacak beklentilerde bulunmayın.

·         Çocuğunuza koşullu bir sevgiyle yaklaşmaktan sakının yani kötü karne getiren çocuğu sevginizden mahrum etmeyin.

·         Ailede birden fazla karne alan öğrenci var ise; kardeşler arası bir kıyaslamada bulunmayın. Böyle bir durum kardeş öfkesine sebep olur ve ailede ki huzur ve güven ortamını bozar.

·         Çocuğunuzun başarısızlıklarının sebeplerine odaklanın ve beraber çözüm yolu bulma önerisinde bulunun.

·         Cezadan sakının, çünkü zayıf karne bir suç ya da kötü bir davranış değildir.

·         Çocuğun gururunu kıracak söylemlerde asla bulunmayın.

·         Karnenin sadece zayıf olan yerlerini değil başarılı olduğu ders ve davranışları da görüp olumlu geri bildirimde bulunun.

·         Çocuğunuz dışında kendinizi başarısızlığın sebepleri noktasında değerlendirin, özeleştiride bulunun.

 

     Tabi ki bir de iyi karne getiren öğrenciler  ve onların ebeveynleri var. Burada da çok dikkat edilmesi gereken hassas noktalar bulunuyor.Bir de onları ele alalım.

     Başarılı karne getiren öğrenci velilerinin dikkat etmesi gerekenler;

·         Takdir ve olumlu geribildirim yapmayı ihmal etmeyin.

·         Sevgi ölçütünüzün karne yani akademik başarı olmadığını belirtin ve gösterin.

·         Makul ve yaşına uygun ödüller verin.

·         Aşırı abartılı tepkilerden uzak durun.

·         İyi karneyi de akranların karnesiyle  ya da kardeşlerin karnesiyle  kıyaslamayın.

     Unutmayın ki iyi ya da kötü karne dünyanın sonu veya başlangıcı değildir. Ve bir karne çocuğunuzu değerlendireceğiniz bir ölçüt olmamalıdır.Bu ona yapacağınız en büyük haksızlıktır.Akademik başarıdan çok hayat başarısını önemsediğiniz nokta da hem siz hem de çocuğunuz huzurlu ve mutlu olur.İyi tatiller dilerim…

                                                                                                                  

 

                                                                                     Psikolog Gülşah Pınaroğlu

Hüseyin Başdoğan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gülşah Hanım, Görüşünüze katılıyorum;ancak her aile çocuğunun en iyisi olmasını ister.Bunu göremeyince de üzülür.Bu üzüntü çocuğa yansımaz mı?Diyeceksiniz ki karne neyi ölçüyor ? Tartışılması gereken önemli bir konu. Kuşkusuz ,çocuk sevgiyle büyür;ama şımartılmamalı değil mi?

Hüseyin Başdoğan 
 14.06.2014 22:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 725
Kayıt tarihi
: 11.02.14
 
 

  Uzman Psikolog    Yetişkin Terapisti  Oyun Terapisti ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster