Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
487
 

Asıl olan şimdidir!

Asıl olan şimdidir!
 

konu ile ilgisi:resim,zaman ve ötesini çağrıştırıyor


Yeni yıla girdik derken bir ayı geçti gitti, hatta cüce aydan gün almışız bile..’Günler ne kadar çabuk geçiyor, böylelikle ömrümüz geçiyor’ deriz. Ve genellikle yeni yıla girerken nice güzel kararlar verilir kendimize dair.. Hayatı yaşamaya dair.. Ve bunları uygulamaya dair.. Ama her yıl hangilerini hayata geçirebiliyoruz acaba? Günlerin çabuk geçmesinden ziyade an’ı yaşamaktan bahsetmek istiyorum aslında. Hep şu an’ın öneminden konuşuluyor, yazılıp çiziliyor ya, biz de ömrümüzü iyi geçirmeye çalışan hayat savaşçıları zırhını geçirerek kendimize, ‘gerçekten çok doğru, şu anın kıymetini bileceğim, bunu hayatımda mutlaka uygulayacağım’ diyoruz. Günlük hayatımızda uygulayabiliyor muyuz peki? Kah uyguluyor, kah unutup belli bir süre sonra başlıyoruz ‘ anı yaşamaya çalışmaya. Fakat genelde es geçiyoruz. Anı yaşamaya yönelik verdiğimiz o karar nedense unutuluyor. Çünkü yaşama felsefesi edinemiyor, bu fikri yeterince özümseyemiyoruz sanırım. ‘Anı yaşamayı unutmak da ne demek?’ diye düşünenler olabilir. ‘Yaşadığımız anın farkında olmamak’ diyebiliriz özetle. En basitinden nefes almak mesela. Sağlıklı olarak nefes alabilmenin mutluluğunu yaşayabiliyor muyuz? Nefes alma farkındalığımızı geliştirmek şu anı yaşamanın ilk adımıdır bence. Sağlıklı uyanmanın, ezan sesiyle uyanmanın, güneşli ya da yağmurlu bir günde uyanmanın verdiği manevi hazzı hissedebiliyor muyuz? Her gün çevremize baktığımızda bizi gülümsetebilecek hoşlukların, güzelliklerin farkına varabiliyor muyuz acaba? Yoksa günümüz hep telaşlı koşuşturmacalar ve mücadeleler ile boğuşurken geçip gidiyor ve biz kendimize on dakika vakit ayıracak zaman bile bulamıyor muyuz? Doğan Cüceloğlu’nun deyişiyle, ‘mış’ gibi yaşamlar mı sürüyoruz. Yaşamış gibi yaparak ama aslında yaşanmamış gerçek anlamda.

‘Hayatı oluşturan zemin zamandır’ demiş bir düşünür. Böyle düşündüğümüzde zaman kavramının ne kadar değerli olduğunu anlıyoruz, değil mi? Şu anı yaşamaya, yaşamı iyi değerlendirmeye karar vermiş olan okurlarımıza, eğer hala okumadılarsa Ferrarisini Satan Bilge’nin yazarı Robin Sharma’nın ‘Sen Ölünce Kim Ağlar’ kitabını okumalarını önemle tavsiye ediyorum. Hatta kitabın içindeki ‘Zamanınızı Yönetin’ bölümünde Robin Sharma, bir roman yazarından alıntı yapmış. Çok etkilendiğim bu bölümü sizlere de aktarmak istiyorum.

‘…ne zaman öleceğimizi bilmediğimiz için, yaşamı tükenmeyen bir iyilik sanırız. Ancak her şey sadece birkaç kez olur. Ve aslında bu tekrarlar çok azdır. Çocukluğunuza ait kişiliğinizde derin bir yeri olan ve o gün olmadan yaşamınızı düşünemeyeceğiniz belli bir öğleden sonrayı daha kaç kez hatırlayacağınızı düşünüyor musunuz? Belki dört-beş kez daha. Belki de o kadar bile değil. Dolunayı daha kaç kez seyredebileceksiniz? Belki yirmi. Ancak yine de her şey sınırsızmış gibi görünür.’

Biraz moral bozucu gibi gelebiliyor insana, bir çok şeyi belki de sınırlı sayıda yapabileceğimiz duygusu.. Ama şöyle bir düşündüğümüzde, o anda keyifle neyi yapıyorsak ya da neyi yaşıyorsak, o mutluluğumuzun daha bir farkına varabiliriz. Hatta mutluluk gibi gelmeyen birçok şeyi keşfedebiliriz. Küçük mutlulukların insanın hayatında daha fazla yer aldığını ve asıl mutluluğun devamlı gelmesini beklediğimiz mutluluk olmadığını öğrenelim artık…

Asıl olan şimdidir! Ne geçmiş ne gelecek.. Geçmiş, anılar ve deneyimlerimiz için önemlidir sadece. ‘Keşke’ demek için deği! Ama belki keşke’lerden de bir şeyler çıkarabiliriz. Bunlar da unutulmaması gereken dersler olarak var olur hayatımızda. Gelecek ise umut, kader ve eylemlerimizin ürünüdür. Evet, bilinmezliktir gelecek. Ama her zaman umutla ve korkmadan beklememiz gereken..’Şimdi’, geçmiş ile gelecek arasındaki bir köprüdür. Ve o köprüyü ne kadar sağlam inşa edersek, o kadar hatırlanası ve yaşanası olur geçmişle gelecek. İkisi de aslında şu anki zamandır. Köprüyü oluşturan o iki uç da var olamaz şimdi olmadan! Bilmem daha çok anlatmama gerek var mı şimdiki zamanı?

Mutlu geçmiş zaman, umutlu gelecek zaman ama daha çok farkına varılarak yaşanan coşkulu şimdiki zaman’lı nice güzel cümleler kurmanız dileğiyle, yaşamınızda…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Nihan;Kalemine sağlık,keyfle okudum,devamını beklerim. Geleceğe korkular ekiliyo/sen düşünüp onları yeşertme /düşüncenin gücü var gerçekliğinde/Senanda ol anı yaşa tüm korkuları al aşağa.Aynı temayı işleyen şiirimin bir kısmını paylaştım.Sevgiler Şerife Karaçayır Mutlu

Şerife Mutlu 
 10.02.2008 18:29
Cevap :
merhaba Şerife Hanım, teşekkür ederim..Sizin de şiirinizin bu dörtlüğü çok hoş! sevgiler...  10.02.2008 22:10
 

merhaba Ne güzel yazmışsın karşımda sohbet ediyormuşsun gibi hissettim bir an. An'da iken zamanı düşünürüm, bazende biz bu dünyada ayrılan zamanın sonu olan ölümü düşünürüm. Bazen zamanın hangimizin daha iyi davranışta ve eylemde bulunacagını sınamak için bize ayrılan bir boyut oldugunu ölümün ve yaşamın bununla ilintili oduğunu hatırlarım. Yaşamı farketmeye başladığınızda yaşamdaki mucizeleri de farketmeye başlarsınız. Mucizeleri farkettikçe farkettiklerinizde yok olursunuz. Güzel yazın için sana çok teşekkür ediyorum devamını bekliyoruz diğer okuyanlarla birlikte Sevgilerimle

Alahattin Öztekin 
 08.02.2008 11:45
Cevap :
ben de teşekkür ediyorum moral verici yorumunuz için Alahattin bey! Sevgi ve saygılarımla...  09.02.2008 20:48
 

Merhabalar, yazınızı keyf alarak okudum ve yazınızda belirttiğiniz gibi anı yaşadım ve yaşadığım anı paylaşmak adına böylesine sohbet eder gibi yazılan bu güzel yazıyı yazan kişiyle ay kahve tadında bir sohbet ettiğimi düşündüm,ve yine anın yada zamanın mekanın ayrılığına inat anı paylaştım kaleminize sağlık, saygılarımla

AHMET TÜTÜNCÜ 
 06.02.2008 21:36
Cevap :
teşekkür ederim..böyle güzel duygular uyandırabildimse ve anı dolu dolu yaşamanıza katkım olduysa ne mutlu bana! sağlık ve esenlikler dilerim...  07.02.2008 11:57
 

Nihan Hanım; Yazınızı 06.02.2008,çarşamba günü, saat:20.50'de ilk ben okumuşum... Mutluluk, gelecek zaman, ölüm, şimdiki zaman, ân'ı yaşamak vs. gibi değişik kavramlarla yaptığınız bu hoş harmanlama ile, yazı yazma ile alakalı, gelecek va'deden biri olduğunuzu söyleyebilirim...Okunma sayısına takılmadan, yazmaya devam ediniz lutf'en...Başarı ve mutluluk dileklerimle...Bektaş Azizoğlu

Bektaş Azizoğlu 
 06.02.2008 21:20
Cevap :
İlginiz için çok teşekkürler Bektaş bey, yazımı beğendiğinize ve aranıza katımış olmaktan memnuniyet duydum. Gündelik hayatla ilgili düşüncelerimi içeren daha nice yazıyı paylaşmak isterim tüm okuyucularla..Size de başarılar dilerim,sağlıklı ve mutlu günler!  07.02.2008 12:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 767
Kayıt tarihi
: 01.02.08
 
 

Merhaba! 1997 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nden me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster