Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1232
 

Asıl özür diletilmesi gereken!

Asıl özür diletilmesi gereken!
 

karalamalarımdan, gençlikten kalanlar


Emperyalizm özür dilemeliydi.

Aydın geçinen kabile, bu topraklarda yaşayan halkları kullanarak binlerce yıllık bir arada yaşama iradesine kan bulaştırdığı için Emperyalist devletler’e; Türklerden, Ermeniler’den, Kürtlerden, Lazlardan, Çerkezlerden, Gürcülerden, Araplardan, Süryanilerden, Yezitlerden… özür dilemeye davet etmeliydi.

Onun içindir ki aydın olmak, çağına tanık olma bilgeliğinin yansıması olsa saygı duyarım.

Bu topraklarda emekten yana, ezilenden yana , aydınlıktan yana her türlü çabanın karşısında yöneteni, iktidarı bulduğu doğrudur. Düşünen, umut türküsü üreten beyinler boyunlarına takılan yağlı ilmüklerle verdiler son nefeslerini tohum olsun diye toprağa. Sehpalarını kendileri tekmeleyip emperyalizme ve uşaklarına, işbirlikçilerine ders verdiler hayata bir damla su, insana miras bırakılan onur, bir tutam karanfil, bir avuç gökyüzü oldular. Onun için her baharında umudun, yüksek sesle haykırır sağır olan kulaklar duysun diye. Yokluğun isyanını haykırır ozan, isyanında türkü vardır insana dair. Onlar büyür, çoğalır. Başı dik yaşamanın uşaklığa isyanın grurunu Anadolu aydınlanmasını bayrak gibi taşır yüreğinde. Emperyalizme başkaldırısı sömürge uluslara örnek olur. Ernesto Che Guevara’nın çantasında Atatürk’ün Söylev’i vardır, emperyalist uşakları köylülerin işbirlikçiliği sonrası pusuya düşürülüp öldürüldüğünde.

Fidel Castro; “Devrimci Kemal Atatürk, bizim esin kaynağımız oldu. 1919'da Anadolu’dan emperyalistleri atmak için, Bandırmagemisiyle Samsun’a çıktı. Büyük bir zafer kazandı. Biz de tam 40 yıl sonra, ülkemizden faşistleri kovmak için Granma gemisiyle Havana’ya çıktık. Biz de zaferle kucaklaştık. Ben de devrim gerçekleştirdim. Ama Atatürk’ün yaptıklarını yapamazdım. Türkler sağdan sola doğru yazarken Harf Devrimi ile tam tersi yönde yazmaya başladı. Kıyafet Devrimi ve Medeni Kanun’la kadınlara getirilen statü çok önemliydi. Ona ve devrimlerine hayranım. Kendinize başka bir önder aramayın.” dedi habitat için İstanbul’a geldiğinde…

Aydın olmak Anadolu aydınlanmasını okumaktır. Aydın olmak Atatürk’e sahip çıkmaktır. Aydın olmak bu topraklardan beslenmektir. Ezeni, yok edeni ittihatçı kafayı doğru okuyup, karıştırmadan Atatürk gibi bakabilmektir dünyaya.

Aydın olmak kumpasa gelmemektir!

“Daha da önemlisi kumpanyanın mimarı Baskın Oran’ın ve Cengiz Aktar’ın dış basına verdikleri mülakatlarda Ermenilerin soykırım sözcüğü ortaya çıkana kadar yaşananlara “büyük felaket” dediklerini söylediler.” (Akşam)


Aydın olmak saygı duyanları kumpasa getirmemektir!

Daha önce yazdığım yorumlarda ve yazıda “özür metni”nin içeriğine değinmemiştim. Anlaşılan özürcü arkadaşlar “soykırım”ı kabul ettiklerinin farkında değiller...

Tarihsel gerçeklik içinde binlerce yıldır bir arada yaşayan halklar milliyetçilik akımlarının güçlenmesiyle Osmanlı’dan koptular. Ermeniler Fransa ve Rusya’nın silahlandırmalarıyla cephe gerisinde savunmasız yurttaşlarımızı katlettiler. Cepheden dönenler yaşananları görüp anası, bacısı katledilmiş olduğundan tepkisel davranışlar vermişlerdir.

Savaş koşullarında olaylara karışan Ermenilerin Suriye’ye gönderilirken yolda aşiretlerin saldırılarına maruz kaldılar. Ermenileri koruyan askerlerde dahil kayıplar olduğunu tarih kitapları yazıyor. Kayıpların çoğunu tifüs salgınına bağlayan görüşler de var.

Benim bu yazıda amacım yaşananları adlandırmak değil. Ama Osmanlı topraklarında Nazilerin Yahudi soykırımı gibi sistematik bir faaliyetinden söz edemeyeceğimiz.

Ve asıl önemlisi ise ortaya atılan “özür kumpanyası”nda söz edilenlere aklım ve vicdanım ile karar vermiş olsam hiç tereddüt etmeden imzayı atardım! Bazıları gibi lafı dolandırıp falana, filana, amaya, lakin'e sığınmazdım.

Görülen o ki ülkemizde sol duyarlılığı öne çıkmış olan “aydın’lar” liberal solcular ile kumpasa geldiler…

Benim önerim hep birlikte yazıma başlarken sözünü ettiğim eksende emperyalizmi kınayacak bir çıkış!

Kafkaslar’da, Irak’ta, Afganistan’da, Türk Kurtuluş savaşı öncesi Anadolu’da ne işiniz vardı diye sormak en azından aydın olmanın namusunu birazcık kurtarır!

Son bir not: Sayın Cumhurbaşkanım, annenizin kimliğini sorgulayan anlayışı, bakışı utanç duyarak izledim. Mutlaka İzmirli yurttaşlarımız gereğini yapacaklardır. Yanıtınız en azından “Bu ülkede yaşayanların kimliğini sorgulayan bakış çağdışıdır.” olsaydı “dünyayı algılayış biçiminiz” içime sinmese de sizinle gurur duyabilirdim. Oysa “Ermeni olmadığınızı” ispatlama ve söyleyeni mahkum ettirme çabanız hayal kırıklığı yarattı…

Aydın Tiryaki, Türkan Deniz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aklınıza sağlık

Cezmi Saday 
 01.01.2010 1:06
Cevap :
Teşekkürler...  01.01.2010 14:51
 

Bu emperyalizm olmasa, solcularımızın sorunlara çözüm üretme şansı kalmayacak herhalde. Sorun şu, bizim bir Ermeni sorunumuz var. Elbette tonlarca sorunumuz daha var ve Ermeni sorunu da bu sorunlardan birisi. Sizde faraza sol bir iktidarsınız ve bu konuyu kendi zihin dünyanız çerçevesinde çözmek istiyorsunuz. Halkların kardeşliğine, kültürel paylaşıma, çıkarsız ilişkilere inanıyorsunuz. Ermenistan'la ve Ermeni halkı ile nasıl bir ilişki kurmak istersiniz hangi adımları atarsınız. Şu ana kadar bu ülkenin bu şekli ile bu sorunu çözemediği ortada. Blogda okuduğunuz ve aşırı milliyetçilik kokan yazılara bakacak olursanız Ermeniler bir kez bize ihanet ettiler ve artık affedilmeleri mümkün değil. Onlar ebedi düşman artık. Şu anki durumda sizin onlara gidip "Hadi beraberce emperyalizme karşı mücadele edelim" demeniz karşısında size çok anlamlı bir şekilde bakacaklarını zannetmiyorum. Dünyanın dört bir tarafına dağılmış bir topluma "yaşanılan acılardan dolayı üzgünüz" demek çok mu zor,

Bibliyofil 
 24.12.2008 0:59
Cevap :
Yazımda var sevgili Bibliyofil,İmza metninde bulunan "büyük felaket" "ermeni soykırımı" anlamında.Yazımda söz ettim her şey bir tarafa aklım ve vicdanım ile ikna olsam beni kimse engelleyemez...Sorun söz ettiğiniz gibi affetmek,üzgünüz demek değil ki.Ve insanlara etnik kökenine,kimliğine göre bakmayan birisi olarak "affetmek" düşüncesi bile Ermenileri aşağılamak anlamı taşıyor benim için...Ve asıl problemimiz toplum olarak gözlere takılan at gözlükleri.Kimse kimseyi ikna etmek durumunda değil .Herkes kendi gözlükleri ile bakıp neredeyse işi fikir görüntüsünde faşist baskıya dönüştürüyor.Kısaca daha gidecek çok yolumuz var dostum ve cahili eğitirsin bir şekilde ama at gözlüğü takan aydın kabilesiyle ne yapacağız...  24.12.2008 1:15
 

bu konuyla ilgili kuru milliyetçilik sınırlarını aşıp, olayları sınıf gerçekliğinde değerlendirip gerçek suçlu emperyalizmi işaret ettiğiniz için teşekkürler...şuana kadar ermenilerden özür konusunda böyle bir blog okumamıştım...tebrikkler ve saygılar.

Altınçağ'ın Notları 
 23.12.2008 22:24
Cevap :
Teşekkür ederim,gerçeği biraz anımsatmak istedim...  23.12.2008 23:47
 

şimdiye dek bloglarda okuduğum son dönemdeki bu sorunla ilgili en ileri bakış açısını gördüm ve en iyi yazıyı okudum. yazınıza bütünüyle katılıyorum bu yüzden yazınızı blogumda öneriyorum.

Türkan Deniz 
 23.12.2008 18:37
Cevap :
Teşekkür ederim desteğiniz için,saygılarımla.  23.12.2008 19:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 814
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster