Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
2856
 

Asıl Şükrü Saracoğlu gerçeği budur

Asıl Şükrü Saracoğlu gerçeği budur
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin koduyla 24.Ağustos.2007 günü Milliyet Blog’da yayınlanan “Şükrü Saracoğlu Gerçeği” (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=59143) isimli yazıyı görünce bu yazıyı yazmaya karar verdim. Adı geçen yazıda, Şükrü Saracoğlu’dan övgüyle bahsedilmektedir. Oysa hiç de öyle değildir. Yazı çok eksiktir.

Bir defa Şükrü Saracoğlu çok sıkı Almanseverdir. Saracoğlu hükümetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunduğu “VARLIK VERGİSİ”, 11.Kasım.1942 günü oybirliği ile TBMM’nde kabul edilmiştir. Türk tarihi açısından çok kara bir leke olan bu yasa, insanları göçe zorlamak için yapılmıştır. Bugün de acısını çektiğimiz bir zamanların çok kültürlü Türk toplumundan şimdi hiçbir eser yoktur. Ama Türk milleti olarak yaban ellerde, oraların vatandaşlığını elde etmek için binbir türlü oyunlar, taklalar, saltolar atmaktayız. Daha dün Alman Meclisinden geçen yeni göç yasasına tepkiler duymaktayız. Neden? “Türk toplumu üzerinde baskılar var, bundan sonra da olacaktır” demekteyiz. Almanya’ya artık göçler eskisi gibi olmayacak, “eşlerden biri Almanya’dayken diğer eş Türkiye’deyse, Almanya’ya gitmesi zorlaşacak” diye tepki koymaktayız. Yeni birçok zorunluluklar ve yükümlülükler getiren yasanın en önemli maddesi, Almanya’ya gidecek eşin Almanca bilmek zorunluluğuna tabi ve çeşitli sınavlardan geçip Almanya’ya öyle giriş yapmasının zorunlu olmasıdır.

Biz de aynı şeyi, Şükrü Saracoğlu hükümeti zamanında yaptık. Üstelik, burada oturanın Türk vatandaşı olmasına rağmen. Üstelik, Türkçe de biliyor olmasına rağmen. Almanya’nın şimdi yaptığı, bizim o zaman yaptığımızdan daha masumdur. Almanya’nın şimdiki yasasıyla yapmaya çalıştığı uygulamada, bu yasadan sonrakiler tabi olacak. Yani Almanca bilmeyenlere ve henüz Alman vatandaşı olmayanlara uygulanacak.

Varlık Vergisi, Türkiye’deki Yahudi, Rum, Ermeni ve Levanten azınlığı ekonomik açıdan çökermek için çıkarılmıştı. Bu yasada Müslümanlar servetlerinin sekizde birini, dönmeler (tabiyet değiştirenler) dörtte birini, gayrimüslümler ise yarısını vergi olarak veriyorlardı (Bakınız İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul 1994, Cilt 7, sayfa: 369). Saracoğlu hükümetinin ayrımcı tutumuna en güzel örneği oluşturan bu uygulama, sayısız çatışmalara neden olmuştu. Bu modeli HİTLER ALMANYASI’ndan alan Saracoğlu, “göçe zorlama” politikasının en güzel örneğini vermiştir. Adeta Hitler’in toplama kamplarından örnekler sunan bu uygulama, görünürde çalışmayı teşvik eder gibi görünse de, bu vergilerin çalışarak ödenmesi olasılığı o zamanlarda hiç yoktu. “Çalışın verin, veremezseniz terk edin gidin” mantığı, Hitler’in “Çalışmak Özgürleştirir” (Arbeit macht frei) mantığından alınmıştı. Şükrü Saracoğlu, çok iyi bir Almanseverdi (Bakınız Korkut Boratav, 100 Soruda Türkiye’de Devlet’çilik, Gerçek Yayınevi, İstanbul 1974). Çalışma zorunluluğu yalnızca gayrimüslimlere uygulanıyordu (Bakınız Boratav, sayfa:348).

Şükrü Saracoğlu’nun Hitler’inkine benzer “toplama kampı” tutkusundan, Hitler’in elinden kaçan ve Türkiye’ye sığınan bir çok bilim adamı da nasibini aldı. 100 kadar Alman, 1944-1945 yılları arasında Çorum, Yozgat ve Kırşehir’de açılan toplama kamplarına gönderildi (Bakınız: Deniz Kavukçuoğlu, “Şükrü Saracoğlu Üzerine Ek Notlar”, Cumhuriyet, 16.Eylül.1998).

Deniz Kavukçuoğlu, Cumhuriyet gazetesindeki yazısının sonunu şöyle bağlıyor:

“Şükrü Saracoğlu işte böyle bir adamdı. Fenerbahçe stadyumu şimdi onun adını taşıyor. Ne diyelim.. Fenerbahçelilere hayırlı olsun!.. Elli metre ötede de zaten “Kenan Evren Lisesi” var..Doğrusu çok yakışıyorlar birbirlerine!”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bakıyorum tüm Fenerbahçelilerden belgesiz, seviyesiz usluplarla hakaretler alıyorum. Bugünkü taraftar profilinde ne yazık ki çok doğal bunlar. Ama ne olur, ipe sapa gelmez hakaretler yerine olgun ve belgeli olarak yorum yapınız. Böyle seviyesizleri yayınlamak çok isterim, tüm Türkiye görsün diye. Ancak, etik değerler ne yazık ki buna engel. Saygılarımla. Ertan KILCIGiL.

Dr. Ertan KILCIGiL 
 25.08.2007 17:08
 

Sayın hocam,o zaman varlık vergisini de İnönü'ye yükleyelim,işin içinden çıkalım.İnönü'den başlayarak en küçük kademedeki memurun bile hakkı var savaşa girmememizde tabi ki.18 yıl kulüp başkanlığı yapan bir devlet adamımızın adının bir stada verilmesine hatalı siyasi kararları katmamız gerekir düşüncesindeyim.Bugün vali Muammer Güler'in isminin verildiği birçok resmi bina ve okul var.İstanbul'da iz bırakan hangi hizmetlerde bulundu acaba sayın Güler?Lise ve ilköğretim öğrencilerimizin birçoğu(ne yazık ki) daha Ahmet Necdet Sezer ismini söyleyemiyor,Saracoğlu'nu nasıl sorgulayacaklar?Polemik yaratmak ya da inatlaşmak amacında değilim.Düşüncenize saygım var,bu da benimkiler.Selamlar,saygılar.

Ahmet AYDIN 
 25.08.2007 15:48
Cevap :
Sayın Aydın, Objektif eleştirinizi yayınlıyorum, saygı duyuyorum. "TEK ŞEF"likten "MİLLİ ŞEF"liğe geçilen dönemde (İnönü dönemi), savaşa katılmama cesareti ve marifeti İNÖNÜ'nündür. Bunu gözardı etmeyelim. O günkü ortamda Milli Şef'in bizzat toplantılara katılması tarihin sayfalarında var. Diğer katkı yapanlara gelince, dolaylı katkı muhakkak ki var, ama sanki direkt katkı yapılması gibi bir durum Saracoğlu'na atfedilirse, yanlış olur. Diğer eleştirilerinize katılıyorum. Her ismi verilenin hak etmesi gibi bir durum tabi ki yoktur. "NETEKİM" (!...) Kavukçuoğlu yazısının sonunu da bu yoruma açık bitirmiş. Saygılarımla. Ertan KILCIGiL.  27.08.2007 19:43
 

Saraçoğlu hükümeti dönemine denk gelen Varlık vergisi tabiki ayıbımızdır.18 yıl kulüp başkanlığı yaparken siyasi kararları dolayısı ile Ş.Saracaoğlu'nu siz mahkum etmişsiniz bile.Yazıyı yazan arkadaşımızı sadece Saraçoğlu hakkında yanlış bilgisi olanları düzeltmeye yönelik vermiş yazısını.Ama Türkiye'yi ikinci dünya savaşından uzak tutmayı başardığı için bile bu stada isminin verileceğini düşünüyorum.Her ne kadar varlık vergisi utancına katılamasam da.Kenen Evren lisesine gelince, yarın öbür gün Recep Tayyip Erdoğan ya da Abdullah Gül lisesi olarak ismi değiştirilir,herkes rahat eder.Saygılarımla.

Ahmet AYDIN 
 24.08.2007 17:37
Cevap :
Sayın Aydın,Yanlış bilgisi olanların yanlışının düzeltilmesi, eksik bilgiyle olmaz. Hoş, şimdiki gençler Saracoğlu stadının adının Fenerbahçe başkanlığı nedeniyle verildiğini zannedebilirler. Bunda ne yazık ki haklısınız. Ne yazık ki diyorum, çünkü bilmem kimin selülitlerinden haberleri vardır, ama birçok şeylerden haberleri yoktur. 2.Dünya savaşından Türkiye'yi uzak tutmayı başarmak Saracoğlu'nun mu, İsmet İnönü'nün mü marifetidir, sorgulamak lazım. Saygılarımla. Ertan KILCIGiL.  24.08.2007 18:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 1207
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Üyesi. Spor Sosyolojisi, Popüler Kültü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster