Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '10

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
562
 

Asimetrik harekatın amacı

Asimetrik harekatın amacı
 

TSK’ya karşı yapılan asimetrik harekatın amacı DÜŞMANLARA CESARET VERMEK Mİ, YOKSA ORDUYU ZIVANADAN ÇIKARMAK MI? Bugünlerde herkesin herkesten şüphelendiği, hatta kimin yanında olması gerektiği konusunda bile kafasının karıştığı, iki cümle ile cephe değiştirebilecek kadar insanların kararsız olduğu bir ortam yaşanıyor.

Genel Kurmay son olaylardan sonra açıklama yapıyor. “TSK’ya karşı asimetrik bir harekat başlatılmıştır“ Bu durum karşısında ne yapması gerektiğini ordu şaşırmış durumdadır. Çünkü böyle sistemli ve programlı harekat daha önce bu kadar net yapılmamıştır. Daha önceki yazılarımda ne demişti? CIA işlerinin % 95’ini propaganda ile halleder. Herkesin bu olayların tamamının hükümetle koordine yapıldığının sanması da bir yanılgıdır. Bazen önüne gelen olaylarda ne yapacağını bilemediği de bellidir. Ama o güç kim ise ona teslim etmiştir hükümet. Çıkıp bu harekata maruz kalan T.C. ordusuna yönelik operasyonlara tepki koymamıştır. Sanki zayıflatılmaya çalışılan ve hafifsenme propagandası sanki rakip ordulara yapılıyormuş gibi savunmaya geçmemiştir. Burası çok gariptir.

Ben son aylarda sürekli olarak ordunun irtica devleti ve bölünme karşısında eylem planları olan ordunun bu eylem planlarını darbe planı gibi lanse etme hevesine girenler başarıyla operasyonlarını devam ettirmektedirler. Ordu “Demokrasiye müdahale etmemeli” diyenler, ordunun müdahil olmaması durumu diye bahsettikleri İrtica devleti ve Üniter yapının bozulması durumu mudur? O durumda sanki demokrasi kalacakmış gibi. Neden bu panik anlaşılır gibi değildir. Korkmayın ordu durup dururken darbe yapacak kadar akıldışı değildir. Ama maşallah hep birlikte öyle şeyler yapıyorsunuz insanda akıl bırakmıyorsunuz. Sizin derdinizi biliyoruz da konuşturmayın kötüyü şimdi.

Daha önceki yazılarımda açılımların açılımlarından bahsetmiştim. Bunları üst üste koyarsak her şeyi daha net anlarız. Nereye götürülüyoruz? Bülent Arınç, hafta sonu ‘bilgi kirliliği’nden söz etti. Asker ve polis arasındaki baş döndürücü köşe kapmaca sonunda, bir hafta önceki gazete manşetlerinin bir hafta sonraki bulgularla örtüşmediği ortada.

İşte bilgi kirliliği rehberi:

1- Arınç’a suikast yok: Ankara’yla ilgili tüm gazete ve televizyon haberleri hâlâ ‘Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast...’ ifadesiyle başlıyor. Oysa olaydan 2 hafta sonra anlıyoruz ki, ABD’den gelen ihbar telefonuna rağmen, ortada suikast girişimi falan yok. Bir iddiaya göre Arınç’ın mahallesindeki subaylar hükümet üyeleriyle ilgili istihbarat yapıyordu. Kendi ifadelerine göre ise içerden bilgi sızdıran bir subayı izliyorlardı. Sen TC’nin başbakan yardımcısısın. Ve Bir albay ve binbaşının sana suikast yapma ihbarını değerlendiriyorsun ve panikle etrafı paniğe veriyorsun. Devletin tepesini kargaşaya itiyorsun. İyi yönetici olgun olur, akıllı olur, soğukkanlı olur. Ordunun işi gücü yok sana suikast yapacak. Derdi nedir sence? Nereye varacak sana suikast yaparak? Ve bunu yapmak için albayını kullanacak. Güldürmeyin insanı…

2- Aşçılar hâkimi izlemiyormuş: Yine ABD’den gelen bir ihbarla bazı askeri araçların Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda arama yapan Hâkim Kadir Kayan’ı takip ettiği bilgisi bu hafta manşetlerdeydi. Ancak durdurulan araçlardan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na yılbaşı alışverişi için biber, patates alan Deniz Kuvvetleri aşçısı ve personeli çıktı. Hâkimin izlendiği ihbarının ‘paranoya’ olduğunu varsayabiliriz. Hakim oradaki çalışmaları sırasında yemeğini bile sefer tasıyla götürüyor. İnanılmaz paranoya. Neden? Orda yemeğe zehir katma olasılığı varmış. Sanki TC’nin zehirlemeyle hakimi mi bitecek. Onu zehirlersen diğeri gelir. Bu nasıl akıldır. Asker bu kadar mı akıldışı işler yapar sizce?

3- Kâğıt yutma muamması: Olay ilk patlak verdiğinde Arınç’a suikast ihbarıyla yakalanan subayların Arınç’ın evinin krokisini yutmaya çalıştığı yazılmıştı. Subaylar, ceplerindeki kâğıdın kendilerine ait olmadığı, su içerken polislerin ‘Eyvah yutacak’ diye üzerlerine atladığı iddiasında. Ancak kâğıtta Arınç’ın da oturduğu binayı gösteren ‘1424 Feza A’ yazıyor. Bilgi kirliliğinin merkezinde de bu kâğıt var. Böyle bir kâğıt çıktı mı üzerlerinden? Çıktıysa neden çıktı? Çıkmadıysa neden oraya kondu ve Arınç’a ‘Size suikast yapacaklardı’ bilgisi verildi.

Mahallelerde su dağıtımı yapan şirketlerin bile adres bulmak için kullanmadığı ilkellikte elinde bir adresle suikast yapmaya gelen büyük Türk ordusunun subayları yurt dışından gelen bir ihbarla yakalanıyor. Cümledeki tezata bakınız.Herkes düşündürülmek istenen de budur diyor. Bence yanlıştır.

Olaya daha dışarı çıkarak bakalım. Genel Kurmayın bahsettiği bu asimetrik harekatın amacı nedir? Bu orduyu aşağılamak, küçümsemek bu ordunun gücünü azaltır mı? Asla. Ordu güçlüyse güçlüdür. Güçsüzse güçsüzdür. Ama neyi değiştirir bu fikirde olmak? Türk ordusunu güçsüzmüş gibi gösterip orduya karşı içten ve dıştan savaş açacakların cesaretini artırmak. İşte işin ana fikri budur. Orduyla bazı güçlerin düşmanlığını beslemek ve bunların birbirine savaş açmasını sağlamaktır. Bunun nedeni de Türkiye’nin başına uğraşacak yeni belalarla mücadele ettirmek. Bu olay bahane edilerek aranan yerde olan en kritik bilgilerden biri de bu ülke düşmanlar tarafından işgal edilirse ve Türkiye’deki iktidar sahipleri cebren ve hile ile bu ülkede irtica devleti olan ederlerse veya bu ülke bölünmeyle karşı karşıya gelirse halk nasıl organize edilecek gibi bizim düşündüğümüzde tüylerimizi kaldıracak olasılıklara karşı planların olduğu yere girildi. Şimdi biz kime güveneceğiz?

Bu kozmik odalara giren hakime güvenmek zorundayız. İşin o yönünü düşünmek dahi istemiyorum da ya o bilgiler bu ülkeye karşı planları olanların eline geçerse veya bunu ulusal ve dünya kamuoyuyla paylaşılacak şekilde köstebekler tarafından ele geçirilirse ne olacak? Yeni vahim polemikler yoldadır bence. Sıkıldık 3-4 gündür yeni bir şey yok. Böyle aksiyon filmi mi olur?

Hükümet sanki ordunun rakibiymiş gibi izlenimlerin yanında, PKK gibi teröristlerin ve isyan ile bu ülkede bir yerlere varılması ihtimali hissini güçlendirmektir. Efendiler herkesi Uyarıyorum. Bu işin içinde derin oyunlar var. Ve bunun herkes farkında. Macera filmi gibi izliyoruz. Film bazen komedi oluyor. Bu işin şakası yok. Artık işler geri dönülemez güzergaha girmiştir. Ok yaydan çıkmıştır. İçimizde inanılmaz bir tedirginlik var. Orduyu sabra, hükümeti TC’nin hükümeti gibi davranmaya, buluttan ne kapmayı bırakmasını, aklı salim içinde olmasını istiyorum. İş kontrolden çıktıysa ve işin içinden çıkamıyorsanız bırakın o koltukları seçime gidin. Ve halkımızı da önyargısız düşünmeye davet ediyorum. Gidişatı sevmedim ben.

Herkesin söylediğine inanmayın, düşünün değerlendirin ve yorum gücünüzü/ zekanızı kullanın, bilgi sahibi olmadan asla fikir sahibi olmayın. Bilimsel düşünün gerçekleri bulursunuz. Mutlaka hislerinizi dinleyin. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Bazılarımız Ordunun sabrına sinirlenmeye başlıyor. PKK ile ilgili açılımlar ve bu son olaylardan sonra “Artık bunların dersi verilmeli” diyorlar. İşte asıl yaptırılmak istenen de budur. Zıvanadan çıkan ordunun kontrolsüz bir şekilde bu duruma askeri güçle müdahil olması. Bu kimin işine gelecekse bunların propagandasını yapanlar da onlardır. Sakın ! Bu iktidarı artık oradan indirmenin zamanının geldiğini anladık. Kesin. Ama demokratik yollarla. Başka yöntemleri herkes kafasından silsin. Asla ve asla. Demokrasiyi yaşatmak ve sonsuza kadar ayakta tutmak onu isteyen halkla mümkün olur. Bu halk bir kez olsun demokrasiyi istediğini göstermelidir. Bunlar demokrasiyi monarşiden beter yönetiyorlar. Kesin olan bir şey var; bundan sonra daha da beterleşecekler. Doğacak oğlak b…ndan belli olur.

Kuvvetler ayrılığı kalmadığı gibi işin içine bir de dışardan başka güç ilave oldu, ve bu güç içerdeki bütün güçlerin üstüne çıktı. YASAMA - YÜRÜTME- YARGI - CIA /AKP- KEMALİSTLER arasında güç savaşına dönüştü. Kimin kimden yana olduğu belli değil.

“ Türk insanı para gibidir; ışığa tut, içinde Atatürk yoksa sahtedir.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ordular bu tür operasyonları çok daha kapsamlısına karşı eğitim görürler. Bu tür psikolojik harekatlar ancak kasaba devletlerinde işe yarar. Bir kurmay, hatta subay, hatta astsubay bile psikolojik yıpratma tekniklerini bilir. Kaldı ki komuta kademesinin genç kurmayları bu tür müdahaleler için ancak şunu diyecektir: Yel kayadan toz alır. Benim yorumum: Yıpranma TSK'nın yapısında değildir. Asıl yıpranan; TSK'nın zarar göreceğini zanneden halkın psikolojisidir. Yani; TSK kıytırırığından bir-iki operasyonla yıpranacaksa biz evimizde nasıl rahat uyuruz..... Devamını Gör Yahu, bu ordunun asıl varlık sebebi, türbe kültürünün planladığı üç kuruşluk psikolojik harekatla bile başaçıkamazsa ülkeyi nasıl koruyacak. Demekki psikolojik harekat, sadece milletin zihnindeki sanal ordu imajını, zedeleyebilir. Yani zedelendi sanırız, zannederiz, bize öyle gelir... (Yada böyle olması gerekir)

Murat SEVGİ 
 09.01.2010 16:59
Cevap :
Bize birşey olmaz zihniyeti bu ülkeyi buraya getirdi. % 10 barajını zor geçen milli görüşçülerin 10 yıl sonra % 47 oyla iktidara geleceğini söyleseler inanır mıydın? Adamlar azimli, ABD , CIA ve işbirlikçileri bu ülkede Atatürk ilişkin herşeyi bu devletin içinden temizlemek. Bu 60 yıllık projedir. Bence bugünlerdeki komplolar ve argumanların sıralanışı bile çalışılmış dersler..Sevgiler  11.01.2010 22:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 3816
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster