Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '13

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
484
 

Asiyazar öldü, ıssız acun kaldı; tecavüzüarifsiz!!!

Asiyazar öldü, ıssız acun kaldı; tecavüzüarifsiz!!!
 

blog


Kalemi, klavyeyi asmak lazım noel ertesinde; çakar almaz piştov gibi...

Yahu ben bu işi beceremiyorum; yazmayı değil ya, çokkkk okunmayı beceremiyorum!!!

Yoksa kendimce karalıyorum ve de okura bir sonuç çıkaracakkkk kadar alan da bırakıyorum. Buyurganlıktan, ben bilirimden, ev ödevi vermekten imtina ediyorum. Malum memleketin onca sorunu var; elimden geldiğince aklıma takılan, gündemde irdelenmesi gereken konularda kalem/klavye oynatıyorum. 

Eeee bir karşılığı olacak değil mi? Okunma, hadi tıklanma şeyisi.

Yani benim kazdığım topraklar kuruyor be!

Elimden geldiğince suluyorum, gübresini veriyorum, nadasa bile bırakıyorum; yok kardeşim benim diktiğim tohumlar verimli değil yavvv. Ihhh diyor, olmuyor.

Mars’ın kuru sonsuz ovalarına benziyor sayfam...

 

Bu MB’nin yazılımcıları/allogoritmalarını hazırlayanlar uslanmaz a-siyazar düşmanı, artık anladım mı sendromu yaşıyor muyum ne!

 

Fazla uzatmadan konuya gireyim: Ağır romanda ağır final diye yazı yazdım, tek kelimeyle objektif! Yalan ya da “yazı mühendisliği” yok... Çöl sıcağında malum yazı 1911 okuma şu an itibarı ile. Medyayı taradım, methiyeler vs. vs. İşim bu diyarı terk eden birinin arkasından olumsuz konuşmak değil elbet. Ama madem mb’de günce tutuyoruz aklıma düşenlerin sorumlusu da ben değilim yani, hafıza eski defterleri karıştırıyor; yazmam gerek, vukuat var ve anımsıyorum/yazıyorum!

 

Emek verdim, kendi yargımı/kanaatimi öne çıkarmadan yazdım. Edebiyat/medya dünyasındaki riyaya işaret ettim, hatta “töre cinayetleri” ile ilinti kurdum, yazmasam/etmesem, aklıma/hafızama zul olurdu.

 

İzninizle google soruyorum, “Ağır roman öksüz kaldı, Metin kaçan azrail’in kucağına uçtu” başlıklı yazı öne çıkıyor. “Meto”nun anlatımları vs. vs. Malum olayın mağduru olan ‘bayan’ ın beyanlarına dair hiçbir şey yok! Üstelik yazıyı yazan arkadaşta “bayan”!

 

Malum olayın anlatıcısı, mağdurun ifadelerini pazartesi gazetesi (kadın gazetesi)’ne link vererek takdiri okura bıraktım. İşim yargıya varmak değildi elbet ama “kadının” bir biçimde her ortamda “linç” edildiğine de işaret ettim...

 

Odatv’de konu üzerine Nihat Genç’te yazdı. “Meto” diyerek yaptığı vurgulara da şerh koydum! “Metin Kaçan öldü mü, ıssız acun kaldı  mı” yazısına yorum yazıp  MB’de yazdığım yazının linkini de ekledim, şu an itibarı ile hala yazıda yorum/link görünmüyor. MB’de değil her ortamda, anladım ki “ötekiyim”, asinin yeri yok!

 

Tabiri caizse artık her şeyden “nem” kapıyorum. Örneğin “Ağır romanda ağır final” adlı blogda kullandığım fotoğraf vatan.com.tr’den alıntı. Bir süre sonra yok oldu, aaa ne göreyim milliyet.com.tr’nin ilgili haberinde benim kullandığım aynı fotoğraf! Eee iyi de benim ilgili bloğa koyduğum fotoğrafa ne oldu? Yandı bitti kül oldu! Bizim Miliyet/blog.com.tr’cilere mail attım: “Bloğumda vatan com tr’den alıp kullandığım fotoğraf Milliyet com tr’deki haberde kullanılınca benim bloğumdaki fotoğraf yok oldu. Keşke mesaj atsaydınız”  diye, yanıt gelmedi hala..Yorumu okura bırakıyorum.

***

Geçelim başka konuya. Redhack malumunuz olduğu üzere YÖK’ü hackledi. Bende dilim döndüğü kadar konuyu yine “objektif” bir biçimde işledim. Objektif derken tabi çıkarılması gereken anafikir meramımı anlatıyordu: ey okur bu hackerlar “terörist”, ODTÜ direnişine karşı görüş belirtenler “muteber vatandaş/rektör” dedim.

 

Eeee “tık” yine sorun oldu. Çatlıyorum yavvv! Ayda ki blog mahallesi çatlar hasetinden ben “severim” Ayda’yı.  “Redhack'in Yök ve Üniversitelere Ait Yayınladığı Belgeler” diye yazmış 11 ocakta; oOOOOooovvv,  okunma sayısı 1504!

 

Eeeee ayıp yani asi sana! 9 Ocak’ta yazmışsın aynı konuyu, okunma sayısı 442, yazıyla dört yüz kırk iki!

Olmuyor yani.

Laf aramızda “önemli olan yazmak” falan filan diyor ya bloggerler işin hikayesi, yazan herkes daha fazla okunmak için can atıyor! İşin gerçeği bu. Ben açıkça dile getiriyorum, birileri arkasından dolaşıyor konunun...

 

Şeytan dürtüyor yani, “yavv bu ne lahana, ne perhiz ne biçim turşu yani” diyesi geliyor insanın.  Durup kendi kendimi eleştiriyorum, sonra düşünüyorum; “milliyet.com.tr’ye attığım “sert” ‘maillerin bedelini mi ödüyorum’ diye. Hepsi arşivimde kayıtlı, elbet birgün ‘kitap’ olacaklar. Var, bir şey var çö-ze-mi-yo-rum.

 

Klavyeyi/kalemi asmayacağım, “tık” 1 olsa da sözümü söyleyeceğim.

 

Ha birçok bloggerin yazısının okunma oranlarını görünce “ yavv asi dur durduğun yerde, bak iyi kötü okunuyorsun, rakamlar fena değil”, seni seven/sayan onlarca dost/blogger var; “yürü” diyorum.

 

Lakin acayip bir evren bu, fotoğrafta bir çok soru var yanıtlanması gereken;bilen söylesin be birader: “haksız mıyım”?

 

Sizce de sorun yok mu bir yerlerde, kuruntu mu yapıyorum ne???...

 

Ya da bir gün birileri yazar mı “ a-siyazar öldü mü, ıssız acun kaldı mı?” diye...

 

Ve bir dahi asi çıkar mı bu yazıyı yorum diye ekleyecek, tabi tecavüzüarifsiz!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Adaş, ben şöyle diyorum.Gün içinde bazen en çok okunanlara bakıyorum nerede ıvır zıvır haber varsa tıklara boğulmuş.Diziler,magazin başı çekiyor.Dünyaya magazinel açıdan bakanlar çok galiba.Şiir yeterince kıymetli değil,kimin eli kimin cebinde dizilerin merakı çok fazla.Çok okunmak için magazin ve sansasyonel dizilerle ilgili yazacaksın yada cinsel temalar.Hele işin içinde ki bayansa tıkdan delirirsin.Kelime haznen, derinliğin MB'da sadece bir hikaye...Derdin tık mı ismini değiştir şımarık bir uslüp edin ver dizinin bel altının dibine tıklamaya boğul dene istersen...Başka bir adla,tekrar üye ol...Olanları biliyorum mesela tıkları 4 kat arttı :))

Cumhur Milletoğlu 
 13.01.2013 16:35
Cevap :
Adaş gözlemlerimi paylaştım. Güncel bir konuda yazılmış aynı konudaki blogların okunma oranlarındaki farklılığa dikkat çekmek istedim. Yazımda örnekleri var.Teşekkür ederim katkın için.  15.01.2013 17:29
 

Ben bunu ve hem okuyucu hem de dolayısıyla Google’un yazıya kucak açılmasına neden olan başlık seçimine bağlıyorum dostum. Örneğin ilk başta “Muhabbet kuşu sevgisi” başlığıyla yayınladığım yazım gün içerisinde 50 civarında seyrederken, “Muhabbet kuşu beslerken dikkat edilmesi gerekenler” şeklinde değiştirmem sonrasında bugün 400 lere doğru yol almakta. Hatta dün bir ara 90 olarak gözüme çarpan sayı 15 dakika içerisinde 230’a tırmanmıştı, hayret! Sürdürülebilirlik adına başlık dışında içerikte de dürüst ve samimi olmak gerekiyor ayrıca. Selamlar saygılar..

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 12.01.2013 12:09
Cevap :
Sorun sadece google değil. Başlıklarda... Aynı konuda yazılmış olan blogların okunma oranları arasındaki farklılık.Teşekkürler.  15.01.2013 17:31
 

Necati Bey tam da ben bunun üzerine ihtisas(!)yapıyorum şimdilerde*tespit ettiğim şeyler var*eskisi gibi değil artık*mesele sadece google ile bitmiyor*Adam gibi yazmak*doğru bilgi vermek,güvenilir kaynak olmak önemli değil teknoloji dünyasında*Ya ciddiye almayıp eğlenmeye bakacaksınız* ya da kişisel yaptıklarınızla karşılık beklemeden mutlu olacaksınız*Ben neden işim tık diyorum*Meseleyi çözmek gibi bir derdim var* matematik gibi*oynamayı seviyorum*lakin her geçen gün paradigmalar değişiyor*iki sene öncesiyle şimdi aynı değil*şunu bilin yayıncı kanalın dahli yok öne çıkmada* hesap başka* sıkmayın canınızı* Biz sizi biliyoruz* Muhabbettimiz karşılıklı*Sevgi ve saygılar*

Ayda 
 12.01.2013 7:38
Cevap :
Doğru gözlemlemişsin, tavsiyelerinde de haklısın. Yazımda adını ve yazıunı kullanarak örnekte verdim anlamadığım şu;aynı konudaki yazıların okunma oranları arasındaki uçuk fark... Katkın için teşekkürler, başarılar...  15.01.2013 17:37
 

Haklı olmasına haklısınız da alacağınız yok.Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 12.01.2013 7:34
Cevap :
Hayattan mutlaka alacağımız var, teşekkürler...  15.01.2013 17:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 815
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster