Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
464
 

Aşk ?

Aşk ?
 

Birinin elini uzatmasını beklemenizle aynı şey değil kesinlikle sizin birine elinizi uzatmanız... Sizin oturup beklemenizle birinin sizi bekliyor olabilmesi de öyle. Kelimelerle oynanan binlerce haz dolu oyun. Kafanızı yarıp dışarıya üçüncü gözünüzle sizi baktıran. Gördüklerinizden hep bir damla daha alkol çıkaran.

Uzun zaman geçti üzerinden. Birinin elini uzatmasını beklemeyi ya da bir köşede oturup birini beklemeyi bırakalı. Kimseye elimi uzatmadım böylece. Kimseyi beklemedim. Hepsinin farklı isimleri olduğunu da bildiğimden değil. Hiçbirşeyi tutkuyla sevmememden. Başka türlü mecazlar, aliterasyonlar kurarak tükettim herşeyi. Ne yapsam etsem de gün daima geceye bağlanıyordu. Bense inatla sabahlara inanıyordum...

Görüyorsunuz. Türkçe ironik bir dil... Belki dillendirildiği yaban coğrafyalardan,
belki bu sebeple herbirimiz bir parça -bazılarımız fazlasıyla- hüzün bağımlısı...

Herşey aslında içimde ki gürültüyü bastırma isteğimle başladı.. Obsesif bir hale geldi sonra. Gürültüyü bastırmak için, dışarıdan balans sağladım. Bulduğum her volüm potansını sonuna kadar açtım... Bu bazen bir sevgili oldu. Çoğu zaman yarın yok diyen bir korkak. Ama her seferinde yaşamım daha bir izsiz kaldı. Sessiz... İçimdekileri söylemesini istediğim birilerini bulmak için dinledim, okudum, izledim, bakındım... Hiçbir şey gürültüyü dindirmedi.. Bütün taşları yerinden oynatsam da asla susmadı.

Böylece başladım, devam ettim. Yürüdüm ve yoluma çıkan herşeyi yerle bir ettim. Yıktım, attım, üzerine tükürdüm , bazısının yanında kaldım, çoğunu yanıma kattım. Gürültüm azaldı. Ben aynı kaldım.

Adın değişse de saçlarını sevdim. Seviştim. Tutkuyla değil, toprakla sevişir gibi... Seslerini duydum bütün sokak köpeklerinin boşaldığında sokaklar.. İçinizi görebilmenin lanetiyle yaşadım... Adına yalnızlık dediler...

Herşey bittiğinde o uzun sahile geri döndüm. Adının aklıma ilk düştüğü tam o ana... Tam o günün göbeğine. Artık sular altında kalmış olan cankurtaran kulesine tırmandım...

Ve ateş böceklerini izleyerek uyuduğum gecelerin hatırına Tanrıya inandım...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biter...Sahile döner ve sabahlara inanmaya devam eder insan. İnandıkça olur sabahlar aslında. Belki de önemli olan hayata, sabahlara, Tanrı'ya inanmaya devam etmektir. Acı olan tel şey ise tüm inançlarını yitirmektir. Çok güzeldi.Sevgilerimle...

Fulya 
 17.08.2007 11:41
Cevap :
inadına devam etmek...soluğun kesilene dek.. sonuna kadar.. bitmeyecekmiş gibi.. Sevgiler...  17.08.2007 11:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 425
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Reprodüksiyon alanında çalışıyorum. Deneme ve kısa öyküler üretmeye çalışı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster