Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
670
 

Aşk, mutluluk ve sonsuzluk...

Aşk, mutluluk ve sonsuzluk...
 

Aşık oldum. Bundan 1 ay 3 gün önce . Gözlerim gözlerine baktigi an yasamak bu dedim. Mutluluk, kaygı, gurur, merak, acı... Baskasının gözlerinde huzuru buldum. Huzur bulmak ,mutlu olmak için mekan değistirmeme gerek yoktu da... Heryerde, nasıl olursa olsun ben mutlu oluyordum. Onun varlığı veya onu hatırlatan herhangi birşey. Garipti benim için bu durum. Kolay beğenmeyen, ince eleyip sık dokuyandım. Onu sevdikten sonra dünyam kolaylaştı... Daha pembe baktım dünyaya... Kötülüğe karşi iyilik, ölüme karşi doğum, şavaşa karşi bariş vardi. Ve ben bunlari yeni farkediyodum. Dünyanin uyumunu. Farkettim ki aşkin içinde aci acinin içinde sevinç var. Her ayrilik yeni bir kavusma. Her bitiş yeni bir baslangiç.

Biliyorum birlikteligimizin bir sonu var. Mutlu veya mutsuz... Aşkimizin sonu var mi bilmiyorum. Ben masallarla büyüdüm. Herzaman hizli okurdum sirf sonundaki cümle için. ''Ve sonsuza kadar Mutlu yaşamislar....'' Bu ne kadar derin bir cümleydi ve hayaller kurdururdu çoçukken. Şimdi büyüdüm. O son kafamda bir soru sorduruyor devamli. Sonlu olan dünyada sonsuz bir sevgi bulmak münkün mü? Sonsuz bir mutluk bulmak? Külkedisi, pamukprenses olmadan...

Masallara da inanmaz olmuştum. Gördüklerimden, yaşadiklarimdan dolayi. Buna büyümek dediler.. Aşik olduktan sonra anladim ki Mutluluk veya askin sonsuz olmasi degil onemli olan, gercek olmasi.. Şu yalan dünyada... Yalansiz yaşayabiliyorsaniz duygularinizı şanslisin. Sonsuz olup yalan olmasindansa sonlu olup gerçek olmasinin daha iyi olduguna karar verdim.

Şimdi sonlu ama gerçek olan duygularimla yaşiyorum. Ve bu durum mutlu ediyor da beni.. Hayatinizdaki bütün mutluluklariniz, duygulariniz sonsuz olmasa da gerçek olmasi dilegiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Petit, hayaller ve gerçekler üzerine fikirlerine katılıyorum.Duygular içimizde saklanıp kalmamalı, elbette doğru insanı bulduğumuzda kaynaktan fışkıran o serin temiz sular gibi günyüzüne çıkmalı ki can versin... Ben mutlu aşk'a inanıyorum ama mutlu son'a inanmıyorum. Şöyle ki ; o serin suların can verdiği herşey birgün o mutlak sona ulaşıyor... Bu sürenin uzun ya da kısa olması tek fark... ilgi,özen, ve SEVGİ tabiki bu süreyi olabildiğince uzatan... Düşünki bir kiraz ağacı fidesi yeştiriyorsun, aşkla suluyorsun onu sabahtan akşama... o fide boy atmadan, o çok sendiğin meyveleri sunamadan çürüyüp gidiyor... Oysa onun ihtiyaç duyduğu sadece su mu? ilgiyle ilaçlanmak, özenle budanmak ister... ki; yakıcı yaz günlerinde seni gölgesiyle kucaklasın... gün batımı daha bir kızıllaşan kirazlarını sana elleriyle sunsun... işte SEVGİ ve VEFA budur... ve ben AŞK'ı buna feda ederim..... En derin saygılarımla....

la vie en rose 
 10.09.2006 14:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 973
Kayıt tarihi
: 25.08.06
 
 

Yazmayı, okumayı, keşfetmeyi, soru sormayı, kafa yormayı, şühpe duymayı, yenilmeyi, yenmeyi... Çoçuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster