Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
652
 

Aşk, Seks Vesaire

Aşk, Seks Vesaire
 

********************************************************************************************************************************************************************************************************


Meşk için, aşık olmak mı gerekli?!

Aşık olmadan, meşk yapılmaz mı ya da?!

Kimi uzmanlar: "Seks bir oyundur. Suç ortaklığı ve işbirliği gibi değerlendirmek gerekir. İki taraf da gönüllüyse, sizi durdurabilene aşk olsun. İki kişinin de rızası varsa, neler yaşadıkları sadece onları ilgilendirir.

Yatak odasında, ahlaksızlık yoktur." der. Derler de demesine, bizler aynı şeyleri der miyiz?!

Şimdi bu söylenenleri alıp; "Aşklı mı olsun, aşksız mı abi? diye sormalı insana." Bedenim istiyor boşver duyguları. Hem tenimizin uyumu da yakıp kavuruyor ortalığı, ötesine bakma" diye hareket ettiğinizi düşünün. Ne denirdi?

Kadınsanız; motor
Erkekseniz; zampara!

Hep söylenir: Hormonal bir durum, başka duygularla karşılaştırmamalı, kılıflar içine sokulmamalı. Aşık nolup, kanının kaynadığı ile sevişirsen ne ala! Ama bedeninin istediğiyle gerçekleşirse de, dünyanın sonu değildir.

Böyle mi bizim için?

Böyle düşünebilir miyiz?


Kalıplar içinde yetiştirildiğimizi unutmamıza, imkan yok!

Farkında olmasak ta, beyin en önemli cinsel organımızdır. Kıvrımlarının bir köşesinde,

"Düşünmüyorum" dediğimiz anda bile, tam mesai çalışan elemanlar bulunduruyormuş.

"İşimle gücümle uğraşıyorum, yemek yemem lazım, duştayım, uyuyorum, yan gelip yattım... "diye hissettiğiniz anda, derinlerdeki cılız ses:

"Şevişmen lazım, neslini çoğaltman lazım, hadi alet edevatı hazırla, harekete geçme vakti..." diyormuş.

Bu sese kimileri anında cevap veriyor, kimi duymazdan geliyor, kimi de biraz sonra diyerek savuşturuyor.

Sevişmek, en insani eylemlerden biridir.

Biz istemesek te, kabul etmesek te; beden, kemale erdiği zaman harekete geçecektir.

Anatomi ilmi öyle söylüyor. Toplumsal değerler farklı!

Vücudun olgunluğa geçmesi, yetişkinlik emareleri göstermesi yeterli değil; kısmet olayının devreye girmesi lazım!

Bizim ve bize yakın kültürlerde, erken yaşta evlilikle tanışılmasının; bedensel tatmini gerçekleştirmekten başka bir amacı yoktur.

Bu eylem, miras olarak nesilden nesile aktarılır.

Yaşı yirmi bile olmayan çocukların, düşünce ve hayat olgunluğuna ulaşmadan evlenmelerinin; başka bir açıklaması olamaz çünkü.

Bu durumda, karşımıza eğitim çıkıyor yine, ne yazık ki!

Beden ve bedensel eylemleri tanıma eğitimlerinin; bedeni sevme, koruma, sesine kulak verme, özen gösterme, ciddiye alma zihniyetini oluşturmanın, şart olduğunu düşünüyorum.

"Canım sevişmek istiyor" diyemeyen gençler; "Ben evlenmek istiyorum" diyor.

"Bedenim kavruluyor, rahatlamam lazım" diyemeyen gençler; "Yuva kurmak istiyorum" diyor.

Sonuçlarını düşündüğümüzde, hangisinin daha fazla toplumsal sorunlara sebep olduğu, başka bir yazı konusu.


Sadede gelince; Neyi anlıyorsanız, O' dur! 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6123
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster