Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
815
 

Aşk, töre, cinayet

Aşk, töre, cinayet
 

Gün geçmiyor ki bir töre cinayeti duymayalım. Ya sevdiği insandan yada zorla tecavüze uğrayarak hamile kalıyor doğumuzun genç ve güzel kızları. Bazen de iğrençlik boyutuna ulaşılarak aile içi cinsel istismara uğruyorlar. Sonuç olarak da tazecik bedenlere kıyılıyor.

Peki bunun önüne geçilemez mi? Belki hiç önlenemeyecek. Belki de yılların geçmesi gerekiyor. "Şimdi çok karamsarsın nasıl böyle bir şey diyebilirsin?" diyebilirsiniz. Bunu söylemeyebilmek için biraz da olsa Doğu kültürünü anlamak bilmek gerekiyor. Orada yaşayan kadınların, genç kızların ve kız çocukların nasıl bir yaşam tarzı olduğunu çoğumuz bilmez. Orda dünyaya gelen kız çocuğu doğarken kaybederek doğuyor. Neden mi? Çünkü bir babaya "kaç evladın var?" diye sorarsanız sadece "3-4 yada 5" der. "Ne var bunda?" demeyin. Çünkü o çocuk sayısının içinde kız evlat yoktur. İnsan yerine konulmamıştır. Önce "kız"dır diye horlanır. Erkek çocuk aslandır, yiğittir. Her zaman oğlum diye göğüsler kabarır. İşte bir kız çocuğu bu psikolojide büyümeye başlar.

Sonra okul yılları başlar. Tabi okula gönderilirse...

Erkek evlat okuma isteği varsa ve eğer maddi durum iyiyse okutulmaya çalışılır. Ama kız çocuğunun böyle bir isteği bile olamaz. O temizlik yapmayı öğrensin, yemek yapmayı öğrensin, kardeşlerine baksın bu arada da okula okuma yazma öğrensin yeterlidir. Her zaman bir adım geride, her zaman ezik ve çok ağır bir tutuculuk içerisinde hayatına devam eder.

Ve bu kızlarımız büyüyüp genç kız olurken en doğal hakları yaradanın vermiş olduğu bir özelliktir ki karşı cinse ilgi duyuyorlar. Aşık oluyor, seviyor ve seviliyorlar. Ama ne acıdır ki bu da genç kızlarımıza yasaktır. Onlar sevemez, aşık olamaz. Sadece aile büyüklerinin uygun gördüğü kişiyle evlenebilir. Evlendikten sonrada kocasıyla geçinmek zorundadır. Ya geçimini yapacaktır yada koca evinde ölecektir.

Aşık olduğu insanda bunu biliyordur evlenmeden bir kıza bakamaz ona aşık olamaz, onu sevemez. Eğer hissettiği güzel duyguları yoğunsa o zaman samanlık seyran oluyor ve gizli aşk geceleri yaşanıyor.

Tabi evlenme düşüncesi vardır. Hayatı beraber yaşama arzusu vardır. Ama ya evlenilemezse, ya sorun çıkarsa? İşte o noktadan sonra hepimiz gazetelerden okuyor, haberlerde izliyoruz.

Töre cinayetine kurban giden genç kızımız belki ölürken içi huzurludur. Sevdiğine kavuşmuştur onun yani sevdiğinin olmuştur çok mutludur...

Ama ya tecavüzden yada aile içi istismardan dolayı hamile kalmışsa, yada evlendirilip sırf bakire olmadığı için töreye kurban olan genç kızlarımız. Acaba onların içinde nasıl bir kıyamet kopmuştur. İşte bu hiç bilinmeyecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anaların ayakları altındadır diyerek cennet, ayaklar altına alıyoruz geleceğin analarını... Esasında bu noktada zaten erkeklerin istediğinin dışına çıkmazsa cennet veriliyor bile diyebiliriz analıktan öte... İki yüzlü ve yalancı, insana değer vermediği için değersiz bir toplumda yaşıyoruz, bazıları daha da değersizlerinin içerisinde yaşıyor, hatta yaşama hakkı elinden alınıyor ne diyeyim... Sevgiyle.

Barış 
 21.11.2006 23:12
Cevap :
paylaşımlarınız için teşekkür ederim. sevgilerimle  22.11.2006 9:33
 

sayın bayan,yazınızı okudum ve üzüldüm.Türkiyedeki acı bir gerçeğe dokunmuşsunuz.Lütfen sıkıntınızı n sebebinigörüntüde değil,kaynakta arayınız.Problem cehaletten güç almaktadır.Okuyan,düşünen,kültürüne sahip bir toplum sizi anlayabilir.Reel çözüm okumaktan güç alacaktır.Size ve çevrenizdeki aynı düşüncedeki arkadaşlarınıza milliyet blog taki yazıma dikkatinizi çekerim.yazım eğitim konusunda okumada ve kalkınmada inancın gücü başlıklı yazıdır.başarı dileklerimle selamlar saygılar...

Osman Ş. Demirkır 
 21.11.2006 22:29
Cevap :
evet. sorunun kaynagı cehaletten geliyor. işte bu cehalet insanların yaşama tarzı haline gelmiştir. yazımdada dikkat ederseniz belki çok zamana ihityaç oldugundan bahsetmekteyim. zamanla herşey degişecektir umarım. paylaşımlarınız için teşekkür ederim sevgilerimle...  22.11.2006 9:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 4260
Kayıt tarihi
: 16.11.06
 
 

Konya'da yaşıyorum, mühendisim. Ben fazla konuşmayan, daha çok dinlemeyi seven biriyim. Her zaman bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster