Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '17

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
3629
 

Aşk Acısını Geçirmeye Yarayabilecek 12 Yöntem

Aşk Acısını Geçirmeye Yarayabilecek 12 Yöntem
 

İlişkisinde hayal kırıklığı yaşayan, terk edilen, sevgilisini başkasına kaptıran, aldatılan, sevdiğinden ayrılma süreci yaşayan ya da aşkına karşılık bulamayan birçok insan aşk acısı çeker. Kimisi bu acıyı uzun aylar boyunca atlatamaz kimisi de daha çabuk toparlanıp hayatına devam eder. Elbette her insanın aşk acısı, ayrılık acısı yaşarken gösterdiği tepki ve bunun süresi farklılık gösterir. Hatta biten ilişki hayatın tüm odak noktası haline gelir. Kişi bağımlı bir şekilde eski sevgilinin ya da eşin gölgesinde yaşamaya devam edebilir. Bu durum da hem kendini hem de karşısındaki kişiyi yıpratıp yorar. 

Karşınızdaki insan, sizi ilk başta havalara uçuran, sizi özel hissettiren ilgisini pat diye geri çektiğinde şu durumlara çok rastlanır:

1- Önce kendinizi çaresiz ve ne olduğunu anlayamaz ve sorgulamaya başlar halde bulursunuz.

2- Bu ilgisizliği zamanla daha da arttıkça, aramadıkça, yanınıza gelmeleri çeşitli bahanelerle (yorgunum, işler çok yoğun, biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var vs. ) ertelenmeye başlandığında onu ikna etmek, yeniden size ilgi göstermesi için göstereceğiniz aşırı ilgiyle kendinizden vazgeçersiniz. Bir bonus daha: karşı tarafı boğmaya başlarsınız. Zaten kırılma noktası yaşanan bu anlarda adeta gitmesi için bir de halı serersiniz önüne. Onu haklı çıkartmakta cabası.

3- Onsuz bir hayat düşünemeyeceğiniz için (hele ki bağımlı bir ilişkiye yatkınsanız) terk edilme, yalnız kalma ve kaybetme korkunuz ile kötü giden, değer görmediğiniz bir ilişkiyi sonlandırmaktan korkarsınız. Sizi görmezden gelmesine, o insanın sizi  yok sayması durumuna bile çaresizce göz yumarsınız.

Peki, aşk acısını daha çabuk ve kolay kabullenebilmek ve atlatabilmek için neler yapılabilir? Her insanın yapısı, bakış açısı ya da duygularını tamir şekli farklılık gösterebiliyor.

Genel anlamda bakıldığında, aşk acısını atlatabilmek için uygulanabilecek 12 yöntem belki bu atlatma sürecinde kişiye yardımcı olabilir.

1.   İlk yapılması gereken; her ne kadar zor olsa da onu çeşitli bahaneler bularak onu aramamak. Diyelim ki; duramadınız ve aradınız açmadı, mesaj gönderdiniz cevap vermedi ya da telefonu açtıysa da hiç beklemediğiniz tepkiler aldınız. Bu sizi daha çok üzecektir. Telefonun başında arar mı, bir mesaj gelir mi diye beklemek mi tercihiniz?. Bu bekleyişler sinirlerinizi daha çok yıpratır. Bir kişi arayacaksa, pişman olduysa ya da sizi özlediyse bir yolunu bulur zaten size ulaşır.

Smartphone, Kadın, Kız, Iphone

Siz değerlisiniz, zamanınız, enerjiniz de değerli. Çoğunlukla eski sevgiliyi geri getirmek çabası oldukça rastlanan bir durum. Bir ilişki belki kimi zaman dinlendirildiğinde yeniden başlayabilir, buna karşılık unutumamak gerekir ki; birlikteliğe yeniden devam etme kararı her iki insanın da kendi iradesiyle mümkün. Tek taraflı çaba zamanla hayal kırıklığı yaratıyor.

2.   Evet, merak içinde olan ya da kıskanç bir insan için bunu yapmak oldukça zor fakat eski partnerinizi ya da sevgili olmayı ret etmiş bir insanı çılgınca sosyal medyada takip etmekten kendinizi uzak tutmakta fayda var. Göreceğiniz şeyler sizi daha çok çılgına çevirmekle kalmaz, göstereceğiniz tepkilerin hem kendinize olan saygınıza zararı olur hem de o erkeğin sizden daha fazla soğumasına sebep verir.

3.   Onun arkadaşlarına ulaşarak ondan haber almaya çalışmamak ya da aranızı yapmalarını istememek. Aksi durumda hem muhtaç durumuna düşmek hem de öz saygıyı zedelemek, diğer taraftan arkadaşları da zor durumda bırakmak söz konusu. Karşı taraf ayrılık kararında ısrarlıysa, her ne kadar birilerini araya sokmak işe yarar gibi görünse de, ters tepebiliyor. En iyisi; doğru zamanda ve doğru şekilde karşı tarafla birebir yapılan iletişim. Bir kere görüşerek durumu analiz etmek, olmuyorsa da ısrardan uzak durmak.  

4.   Sigara ve alkol tüketimi eğer tercih edilen bir durumsa,  maalesef ayrılık zamanlarında artar. Alkol kullanımı kişiyi cesaretlendirir ve daha sonra pişman olacağı davranışlara iter. Gecenin bir yarısı sizden uzak durmaya çalışan bir insanı arayıp rahatsız etmek ya da telefonu açarsa yalvarmak, sayıp sövmek veya kapısının önünde çaresizce beklerken kendinizi bulmak istemiyorsanız alkol kullanmayın, kullansanız da pişman olacağınız yanlış işler yapmamak için kendinize engel olun.

5.   Kendinizi sizi oyalayacak bir hobi ya da spor türüne vermek. Böylelikle kafanızdaki kaygıları, olumsuz düşünceleri de uzaklaştırmış olursunuz. Hem enerjinizi size cevap vermeyen bir insana boş yere akıtmamış olur hem de kendiniz için harcamış olursunuz.

Insanlar, Erkekler, Adam, Bisiklet

6.   Ayrılığı ya da aşkta yaşanan hayal kırıklığının hemen ardından kendini başka bir ilişki ile avutmaya çalışmak sizin daha kötü hissetmenize ve karşınızdakini de incitmenize sebep olabilir. Biten ya da başlayamayan bir ilişkiyle ilgili tüm acıyı sonuna kadar yaşayıp, tüm etkilerini atlattığınıza emin olmadan ve yeni bir ilişkiye kendinizi hazır hissetmeden ilişkiye girmeyin. Hazır olacağınız zaman elbet gelecek.

7.   Kendiniz için hedefler koymak. Planlarınızı hiçbir şeyin engellemesine izin vermeyin. Hedeflerinize yoğunlaşmak hem sizi rahatlatır hem de öz güveninizi arttırır. Gerçekleştirdiğiniz küçük dahi olsa tüm hedefler kendinize güveninizi arttıracaktır. Ayrıca kafanızı başka işlerle meşgul ettikçe unutmak istediğiniz insandan uzaklaşmak çok daha kolay olabilir. Hobiler insanı hem oyalar hem de keyif verir. İlgi alanınıza ya da yeteneğinize uygun hobilerle kendinizi mutlu edebilirsiniz.

8.   Kendine bakmayı asla bırakmamak. Giyiminize, bakımınıza, saçınıza, makyajınıza özen gösterin. Evet, acı çekiyorsunuz ama kendinizi şımartarak bu acıyı hafifletebilirsiniz. Rahatlatıcı bir masaja, cilt bakımına gidebilir kendinizi bu yolla rahatlatabilirsiniz. Tabi burada söylemek de fayda var; radikal değişimlerden uzak durmak. Örneğin hanımların ilk işi kimi zaman kuaförde soluğu alıp aslında kullanamayacağı bir renge saçını boyamak ya da kestirmek olabiliyor. Sonra da pişman olabilmek.

9.   Eski sevgiliye ait hiçbir şeyi saklamamak. Baktıkça onu hatırlatıp sizi üzmekten başka bir şeye yaramaz. Tabi eşyalarını ya da size verdiği hediyeleri vereyim bahanesi ile de onunla görüşmeye çalışmayın. Bu ayrılıklar sonrası en çok başvurulan bahanelerden birisidir.

10.  Ayrılıktan sonra, ayrılıktan etkilenmemiş gibi görünmek ya da kıskandırmak için her gece dışarı çıkıp, eğleniyormuş gibi yapmak her ne kadar kafanızı dağıtacağınızı düşündürse de sizi daha çok hırpalayabilir. Hele ki her gittiğiniz yerde onu aklınızdan çıkaramayıp geceyi kendinize zehir ediyorsanız. Yalnız kalıp eve kapanmamak da gerek ama sosyalleşmenin de sınırını doğru belirlemek önemli.

11.  Ayrılık sürecinde en çok görülen davranışlardan biri yanlış beslenmek, fazla yemek ya da yemekten kesilmektir. Bu durum sağlığınız ve formunuzu bozmakla kalmaz, sinir sisteminizi de zayıflatır. Kendi sağlığınız bir başkasının umursamazlığından daha öncelikli.

12.  Kendini günlerce eve kapatarak yalnız kalmamak. Ailenizle ve arkadaşlarınızla daha çok vakit geçirmek size iyi gelecektir.

Insanlar, Kadınlar, Konuşurken, Gülmek

Belki o an yaşadığınız duygularla bunu yapmak pek cazip gelmeyecek ama bir kere yaptığınızda size ne kadar iyi geldiğini fark edeceksiniz. Bir hayvan sevmek ya da beslemek, çocuklarla ve yaşlı insanlarla vakit geçirmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek içinizi ısıtmaya yeter.

Kendini seven, kendi duygularının farkında olan insan önce kendini mutlu eder ve besler. Başka bir insandan gelecek ilgiye muhtaçlık duymaz. Kendi içinde tam ve bütün olabilmek de farkındalıkla başlar; kendisinin ne istediğinin, kendi neyin mutlu edeceğinin farkında olabilmek.

Evet, ayrılıklar hele ki uzun vadeli ilişkiler sonrası oldukça zor. Kabullenmekle başlamak da aslında ilk adım. Her ne sebeple olursa olsun, o ilişkinin bir şekilde artık yürümediğini, bu durumda her iki tarafın da hataları ya da eksikleri olduğunu, iletişim kurularak tekrar deneme isteği dile getirildikten sonra karşı tarafın bu durma sıcak bakmamasını kabullenebilmek. Sonra da kendi hayatına devam edebilmek… Çok fazla sorgulamadan ne kendini, ne de karşısındakini…

Toparlanma sürecinden sonra hayatınıza yeni bir insanın girmesini istiyorsanız, önce geçmişin olumsuz enerjisini üstünüzden atmanız gerek. Geçmişi, kendinizi ya da sizi üzdüğüne inandığınız kişiyi kendi içinizde affettikten sonra yola devam ederek…Bizi istemeyen bir insanın peşinden koşmak sadece muhtaç enerjisini çoğaltır, karşı tarafı da daha çok bizden uzaklaştırır. Belki de en adil çözüm; bir süre sessiz kalmak ve kendi hayatına odaklanmaktır.

O insan hayatımıza girmeden önce de bir “BEN”… vardık, o hayatımızdayken de, hayatımızdan gittikten sonra da hala var olan bir “BEN”…

 

Yeşim BUYURGAN

 

Facebook: http://www.facebook.com/yeşimbuyurgan

 

 

* Yazılar telif hakkı gereği yazar ismi ya da link belirtilmeden kopyalanamaz.

 

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan doğası üzerine fikirleriniz yumuşak,yapıcı ve onarıcı, yol gösterici ilişkiler üzerine kurulu.Ayrıca kaybetme değil, kazanma gibi temel yöntemler içeriyor...Elinize sağlık Yeşim hanım.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 13.10.2017 13:52
Cevap :
Abbas Bey çok teşekkür ederim. İnsanoğlu belki de özellikle son yıllarda o kadar olumsuzluktan yoruldu ki belki de artık olumlu enerjinin çoğalmasına ihtiyaç var. Hepimizin yaşanmışlıkları, tecrübeleri, acıları, tatlıları var. Sanırım en güzeli geçmişin anılarını geçmişte bırakıp anı yaşamanın tadını hissetmek. Yaş çabuk geçiyor:) Selamlar  14.10.2017 5:52
 
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3664
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster