Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Aşk arasan daha kolay!

Aşk arasan daha kolay!
 

Kaynak: İnternet


Geçenlerde popüler bir arkadaşlık sitesine girdiğimi anlatmıştım, ilk gözlemlerimi de sıcağı sıcağına paylaşmıştım.

Bu arada bir okurum da uyarmıştı: Siz bir de kadınların durumuna bakın! Planımda var dedim, ama henüz ilgilenemedim... (Merak ediyorum, inceleyeyim, bir, olmadı iki hafta sonra onlardan da söz ederim.)

Arkadaş; ülkemin adamları ne kadar aşk adamıymış! Ne sevgi doluymuş da haberimiz yokmuş!

(Adamın karısı ilgisizliğinden, romantizm eksinliğinden yakınıyordur, muhtemelen, lakin adamımız kendine bir profil çizmiş ki breh breh... Bir insan, bir doğa sevgisi sormayın gitsin! Ağaçlar, kelebekler... Kendisi zaten sevgiyle beslenen neredeyse nazenin bir çiçek.... Ama bir aslan kadar güçlü, yapmadığı spor kalmamış, feylasofun da allahı!

Allahım, bu kadar bekar, dul, boşanmış adam mı varmış bu ülkede!

Yalnız bazı kişiler evli ancak ayrı yaşadıklarını yazmışlar ki "dürüstlükten puan toplarım" amacıyla mı yoksa yarın-öbür gün başıma kalmaya kalkmasın bu hatun niyetiyle mi, bilemedim!)

Ama var ya; bu erkek kısmında bir özgüven var, allah onda birini bize vermiş olsa dünyayı yönetirdik alimallah!

******

Büyük bir bölümüne "Şehvettin" adını verdim; açıklamama gerek yok sanırım!

Tanımak konusunda Şehvettin'leri geçtim ama aslında belki de onlarla yazışmak da gerekirdi; ne malzeme çıkardı!... (Gerçi, malzeme toplamak değil de, hakikaten kafa dengi bir kaç değişik insan tanımak derdindeyim ki denk gelip de yeni arkadaşlarım, dostlarım olsun isterim!)

Üç kişi ile yazıştım; biri tam da kendi yaşadığım yerlerde yaşayan bir beydi.

Aşk arıyormuş, buralarda arkadaşlık pek bulamazsın diye de uyardı, eksik olmasın. Yine de arkadaş olabiliriz falan dedi, telefon numarasını falan verdi; bir kaç gün sonra ayıp olmasın diye bir "merhaba"lık aradım, adam beni hatırlamadı!

Sonrasında "Haa, köşe yazarı" diye hatırladı hatırlamasına da "Ayy zahmet ettin" edasıyla kapadım telefonu!

Kıssadan hisse: Aşk arasan daha kolay! Arkadaşlık arıyorsan işin zor be şekerim! (Ama profillerinde her birinin "arkadaşlık" ile başlayıp evliliğe uzanan geniş bir yelpaze var!)

******

İkinci yazışmamdaki bey ile sahiden çok keyifli sohbet ettik; ne asıldı, ne de özel yaşantımı merak etti. Oldukça donanımlı, doğal bir insan izlenimi verdi ki bu arada yaptığı işlerle kendini rahatça deşifre etti! Kendisini tanımaktan dolayı mutlu oldum; umarım bu izlenimim devam eder ve iyi bir arkadaş kazanırım!

******

Üçüncü yazışmam delişmen bir adamlaydı; zeki ve ele-avuca sığmaz biri gibi davranıyordu, profilinde de belirttiği gibi, zekiydi, özgüvenliydi ancak deşsem yaraları kanayabilirdi hissine kapıldım. (Çok delişmen davranan insanlar ya hakikaten öyledir ya da  vurdumduymaz gibi davranarak kendilerini sağaltmaya çalışırlar.)

Kesinlikle eğlenceli bir arkadaş olabilirdi, lakin o da aşk arıyormuş!

Lakin var ya, kendisine de ifade ettim, bir-kaç soru sordu, kendimle yeni bir hesaplaşmaya girmeme neden oldu!

Kafamı karıştırdı adam, bir terlik atsam ve isabet etse yeridir!... 

******

Bir terazi kadını olarak yıllarca "Aşk"ı baş tacı ettim; yaşadığım sürece de aşksız bir yaşam düşünemeyeceğimi sanırdım ki son yıllar "Aşksız hayat güzel be arkadaş" modundayım. Hiç kendimden beklemezdim ama durum bu!

Oysa aşk kadar insanı motive eden, yaşamı sevdiren, efendime söyleyeyim, dünyayı bir eliyle kaldıracak güçte hissettiren; herkesi aynı anda deliler gibi sevmene, yeni icatlar yapmana vesile olan daha güçlü bir duygu var mıdır?

Bence yoktur!

Bir kadın, bir erkek aşk yaşarkenki kadar asla güzel ve yakışıklı olamaz! O kadar verimli, sevecen, höşgörülü...

******

Sonra bir şeyler oluyor; ya evleniyorsun ve sosyal yaptırımlar devreye girip de kadın ve erkeğin sevgiliykenki halini bozuyor, ya da kanıksıyorsun ki çoğu kez erkek tarafında yaşanan olumsuzluktur. Kadınlar zaman içinde olumsuzluklarını görse de aşık olduğu adamların, son dakikaya kadar kondurmak istemezler! Böyle bir meziyetleri mi var diyeyim, salaklıkları mı? Yoksa adamları çileden çıkartan da bu sabırları mıdır? Sabretmeyip haykırsalar, küfretseler, mesela, adamlar kendi dillerinde konuşuyor diye bir daha aşık bile olurlar! Valla bak!..

******

Başkalarını bilemem ama ben aşık oldum mu fena aşık oluyorum; "Ben" diye bir şey kalmıyor!

Hep O!

******

Adam sana ulaşsın diye neler yapıyor, nihayetinde ulaşıyor. Bir, üç, beş gün derken, adam henüz sana ulaşabilmenin sarhoşluğu içindeyken, sen kalkıyorsun adamı başının üstüne oturtuyorsun!

Adam şaşalıyor ilk önce, ama allah bir özgüven vermiş, başlıyor "Ben ne yakışıklı adamım, elimi sallasam ellisi; bak, güzelim kız beni kaybetmesin diye neler yapıyor" falan demeye...

Velhasıl, zar-zor elde edilen güzelim kız, sırf baş tacı etti diye, sıradan bir kıza dönüşüyor! Adam da kendini bulunmaz hint kumaşı zannediyor!

******

Valla, her aşık olduğumda adamları kafamın üstünde taşıyıp da adamların "Angelina Jolie" ancak benim layığım tarzında havalara girip de kendilerini Brat Pitt, George Clooney zannetmelerinin de tek sebebi benim!

******

Hayır yani; aşk süper bir duygu, hani yaşatacak, hissettirecek biri olsa... Ama çok zor! Bütün iyi niyetlerini harcamış kadınlar, ve bazı adamlar, için cısss!

Aynı hatayı yapmam diyenler kendilerini yaşamın akışına eskisi gibi bırakamazlar; korkarlar!

Aşıkmış gibi, seviyormuş gibi, hoşlanıyormuş gibi yaşayan insanlar da var; onlar en fazla o duyguları yaşadıkları için en fazlası bu olur sanıyorlar; karşılarındaki kişileri de kendileri gibi sanıyorlar.

Bir hesapları, bir beklentileri mutlaka olanlar diğerlerini de öyle sanıyorlar ve ne hikmetse iyi niyetli birinin karşısına ille de hesap-kitaplı birileri çıkıyor; nasıl bir döngüyse!

Ya da nasıl bir aptallık / salaklıksa mı diyeyim?

******

Sonuç itibariyle ne arkadaşlık "Arkadaşlık" gibi yaşanıyor artık, ne de "Aşk" aşk gibi!

 

Hoş; insan gibi de yaşamıyoruz ya...

 

gulgun_2006@hotmail.com

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1284
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster