Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
811
 

Aşk Bir Oyun muydu?

Aşk Bir Oyun muydu?
 

"Ebedi aşığın dönüşünü bekler / Yalan yeminlerin tanıdığı çiçekler
Artık olmayacak baharlar içinde / Ey ömrün en güzel türküsü, aldanış!" *
Bu kaçıncı aldanışıydı yüreğimin?
Sayamadığım kaç saat, kaç hafta, kaç mevsimdi geçen... Kaç kar yağdı,kaç çiğdem açtı gidişinin üstünden. Ve şimdi bu kaçıncı sonbahar bilemiyorum.

Islak Kasımların hüznü iniyor telaşlı akşamlarına İstanbul'un. Gece, bir şal gibi sarılıveriyor yorgun omuzlarıma. Son yağmurlar kara dönüşüyor,üşüyorum...Ceplerim ısıtmıyor ellerimi, soğuyor yüreğim. Düşünmek istemedikçe daha çok geliyorsun aklıma. Mutsuzluğa tutsak gönlüm söz dinlemiyor...

"Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor,
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum,sen yoksun!" **

Sarı bir çiçek açıyor gönlümde sonbahara inat. Bir umut yeşeriyor kuytularımda, sana inat. Hüznün heykeli dile gelmez, biliyorum...
Biliyorum, ilk terk edilen kadın da ben değilim!
Oysa, aşk kitaplarda böyle yazmıyordu.Kocaman bir yalan mıydı yaşanan onca sevdalar? Alın yazım değil başkaldırdığım. Kadere inanmam!
Bir oyun muydu bu, yanlış zamanda yanlış adamla oynadığımız?


* Ahmet Muhip Dıranas / Olvido
**Attila İlhan / Ben Sana Mecburum

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Neden romanlarda yazılanlar gibi değil? Öyle olsaydı aşk aşk olmaz mıydı diye düşünmüşümdür hep. Çok güzel bir yazıydı aşka dair. sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 16.11.2008 17:58
Cevap :
Aslında gerçek yaşamda romanlara taş çıkaran aşklara tanık oluyoruz.-Hatta birini bizzat ben yaşadım- Ama romanlarda okumak başka türlü oluyor sanki...Daha ulaşılmaz,daha büyülü geliyor insana. Teşekkürler Özlem Hanım.  17.11.2008 8:39
 

Oy Oy oyyyy...cumartesi akşamına sakladığım bu hoş yazını üç kez okdum...Her seferinde farklı manalar yükledim. Sindire sindire okudum. Sonbaharlar hep pusuda, yağmurlarla arkadaş olmuş tüm duygular... Bazen bizlerde farketmeden başka gönüllerde gidişimizden üşüyen yürekler bırakmadık mı sanki? Masum değiliz hiçbirimiz diyeceğim Sezen çıkacak oradan aaaa benim sözlerim diye...:) Sevgili Melek kış uykusuna yatmadan sıcacık merhabanla uyandım...sevgiler en kocamanından...

Halide 
 15.11.2008 19:51
Cevap :
Sıcak satırların için ben teşekkür ediyorum. Sevgiyle kal.  16.11.2008 11:34
 

Yine çok güzel bir yazıydı...Aşk adına; doğru zamanlarda, doğru insanları bulabilenler de var mıdır acaba? Diğer taraftan, uzun upuzun yıllar boyunca yürekte yaşayan sevdalar yalan olabilir mi? Mümkün mü ? Sevgi ve selamlarımla...

fatma iyibilgin 
 12.11.2008 14:06
Cevap :
Doğru insanı bulmak güç de olsa, sanırım imkansız değil. Uzun yıllar mutlu bir aşk yaşayanlar bunu başaranlar olsa gerek... Ama büyük bir çoğunluk hep yalan sevdalarla ömrünü tüketmekte. Bazı yalanların gerçek olduğuna inanmak istediğimizden belki de doğruyu bulamadığımız...Sevgilerimle.  13.11.2008 12:34
 

Hadi bakalım kolay gelsin. Nedense sarıdır hep son baharda açan çiçekler... ya da öyle gelir .. Sizde bu ruh varken umarım nice pembe çiçekli baharlarınız da olur. saygılarımla.

Ahmets 
 10.11.2008 14:53
Cevap :
Sonbaharın rengi sarı olduğundan sanırım...Hüznün ve melankolinin rengi de sarı değil midir? Ve kasımpatları, sarı ve kahverenginin tüm tonlarında açarlar...Hele o sarı krizantemlerin güzelliği? Pembe çiçeklere gelince, onları da bahar gelince yazarım. Daha görecek çok baharımız var!:)))  11.11.2008 8:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 1840
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2046
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster