Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
467
 

Aşk cuntam darbe yapamıyor artık

Aşk cuntam darbe yapamıyor artık
 

bir darbe anı


"Yeşil gözlü bir kedi

Kesip yüreğime giden telleri

Güneşim olmak istiyor

Bende elektiriksiz bir şehrin paniği..." diye yazmıştım bir şiirimde.

O zamanlar beni aşk yönetiyordu. Günlük yaşamdaki basit kararları alırken beynimi devreye sokuyordum sadece; çünkü içimdeki aşk cuntası zırt pırt darbe yapıyor, hayatımın düzenine ilişkin "mantık"lı kararlar almamı engelliyordu. Büyük bir coşkuyla kaydıraklı yüzme havuzunun kulesine çıkıyor, çığlıklar atarak aşağıya doğru kayıyordum; ama her defasında havuzda su olmuyordu. Havuz bari boş olsa...Kıçımı bacağımı kırıp akıllanacaktım ne var ki bu havuzda su yerine çöp oluyordu. Kocaman cüssemle çöp havuzunun içine düşünce , içimdeki "ben" ler geçici bir süre yönetime el koyuyor, sonra demokrasiye geçip düzenli bir yaşamın erdemlerini bana anlatmaya çalışıyorlardı. Lakin önce gözlerimi sonra ruhumu teslim alan biriyle karşılaşınca içimdeki aşk cuntası hemen darbe yapıyor, sağduyu sahibi diğer "ben"leri sorgusuz sualsiz hücreye tıkıyordu.

Sonra yine coşkulu bir kuleye tırmanma süreci, sonra yine çöp havuzu...

Ama hiçbir zaman içimdeki sağduyu sahibi patronlar aşk cuntasını yakalayıp yargılayamıyor ve sürekli bundan tedirginlik duyuyordu.

"Aşk hiç biter mi...şarkısını bu cunta marş haline getirip yine yeniden darbe yapıyordu..

Aşk cuntasının darbeleri bedenimle ruhum, aklımla duygularım arasındaki çatışmayı artırınca olanlar oldu. Ekonomi felç oldu, bütün şehirlerimde anarşi ortaya çıktı. Cunta çaresiz kalmıştı. Cuntayı harekete geçiren şiirlerim bile işe yaramaz hale gelmişti. Şiir aslında aşkın fotokopisinden başka bir şey değildi. Bu fotokopi aynı nüshadan çekile çekile silik, okunmaz bir yazı haline gelince işer değişti. Aşk cuntasının Ergenekon'u ortaya çıkarıldı. Şimdi yargı sürecini bekliyoruz.

"Ben"ler de bekliyor sonucu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

o fotokopi makinasına toner koymak lazım :))

Dilek Fuçucı 
 10.10.2008 9:31
Cevap :
Evet toner...Yani sıcak bir gülüş..Eksik olan bu galiba..  10.10.2008 22:38
 

Size yalnızca kolay gelsin diyeceğim.Fotokopi makinası da değişik lik ister değil mi? :))Karanlık şehirlerde olsanız bile aşksız kalmayın,hep sevgiyle...

zirve özden özpınar 
 30.09.2008 19:42
Cevap :
Sanırım fotokopi makinesi bozuldu:) Allah kimseyi aşksız bırakmasın...Katkınıza teşekkür ederim.Sevgilerimle...  30.09.2008 22:56
 

kendimize darbe yaptığımız günler...hiçbir zaman bu kadar kaybedeceğimi, uzaklaşacağımı düşünememiştim. Benim kendime en acı darbem: ruhumu ve bedeni mi teslim alacağım, sahip çıkacağım oldu...ne oldu, sonuç neydi aşık olmak için bile kendimden izin alıyorum, ama çok zaman geçmeden, üst ben; hayır sen yaralısın, kaybetmişsin, güvenemezsin... önce o gelsin, yani rıfat mertoğlu'nun dediği gibi 'yüreğimizi teslim edecek' bir karşı yürek emek istiyor, ikna istiyor, ya da okşanmak istiyor...amma da dertliyim gibi oldu:)))

Ruksan İLDAN 
 25.09.2008 17:16
Cevap :
Evet amma da dertliymişssiniz:) Sadece kendi yüreğine darbe yapan darbecilerden zarar gelmez.Sizin de öyle olduğunuzu öğrenmek beni mutlu etti.Sevgilerimle..  25.09.2008 19:50
 

yolun açık olsun deniz feneri:)) insan bir kısır döngüden çıkınca rahatlıyor aşkın kurucu gücünü daha yakından hisssediyor ve aslında zamanında ona kadar uzak düştüğünü.. müthişti eline sağlık..

Salih ERDAGI 
 25.09.2008 14:44
Cevap :
deniz feneri en sevdiğim imgeydi.onun da içine ettiler...neyse...aşka doğru koşalım...sevgilerimle..  25.09.2008 19:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 1567
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

1964'te Ankara'da doğdum. Meslek lisesinin elektrik bölümünü bitirip fabrikada ve şantiyede çalıştım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster