Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

aygoz Özlem Eryoldaş

http://blog.milliyet.com.tr/aygoz1

09 Ağustos '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
554
 

Aşk denklemini çözmeye çalışırken..

Aşk denklemini çözmeye çalışırken..
 

Erkekler şaraba benzer; geçen yıllar kötülerini ekşitir, iyilerini olgunlaştırır ! Cicero.

Bu sözü ilk okuduğum da daha bazı şeylerin farkında değildim sanırım. Hani olgunlaşmamış olanlardandım bende.

Şarap geldi gözümün önüne. İlk tadına baktığımda ekşi vişne suyu gibi gelen . Rengide aynı vişne suyu !

Yudum yudum içtiğin de hiç bir şey hissetmediğin ama birden içtiğinde başını döndüren, sarhoşluğun ilk perdesi belki de.

Aşk'ın ilk adımları mı acaba diye düşündüren.

Kırık bir şarap kadehi geliyordu sonra gözlerimin önüne. Yanında yine yarım kalmış bir mum. Yakılası artık mümkün olamayan.

Bir yarım şarkı yine pikapta. Plağın tek müdavimi sanki tek şarkı. Siyah beyaz resimler geliyordu aklıma.
Şimdi her biri bir yerlerde olan; Sevilenler,umutlar,hayaller...Şimdi uzaklardasın dedirten şiirlerin yarım kalmışlığı.

Uyksuz gecelerin acısını çıkartırcasına uyumaya çalışmak. Bir kitaba takılıp kalmak. Hep aynı güzel cümleleri sanki o söylüyormuşcasına defalarca okumak. Gözlerini ayıramamak pencereden. Gün ışığının pencereden süzülmesini beklemek .

Sonra bu sözü okudum tekrar tekrar. İnsanları getirmeye çalıştım gözümün önüne. Olgunlaşan erkekleri görmek istedim. Okulumdan, iş hayatımdan, aile hayatımdan kim olursa olsun adaydı bu tezime.

Göremedim olgunlaşanını sanki. Hangisiyle bir ortamda bulunsam, hep "başkalarının kadınlarını güzel bulan" lardı. Onları kusursuz görenlerdi.

Sonra ; Erkekler aklı ev kadını arar, ama kalbi ve hayal gücü başka özellikler peşindedir sözünü okudum. Olgunlaşmaya başladığımda olmuştu sanırım.

Nasıl bir kadın olmak lazımdı o zaman ?. Biraz geyşa ruhlu, biraz ev kadını, biraz anaç, biraz biraz biraz..
Hangisinin dozu ne kadar olmalıydı. ?

Bunları bilmek ve öğrenmek için ne kadar olgunlaşmak gerekiyor ki acaba ?

Rengarenk duvarların arkasında yaşanan gri hayatların hesaplaşmalarını kime sunmak gerekir ki acaba ?
İlişkilerin denklemini çözebilecek bir Profosör mü olmalı acaba ?

Acaba yine tüm hayalleri bir uçurtmanın kuyruğuna bağlayıp, uçuruvermek mi gerekir.

Koca şehirlerin noktacık insanlarından olmamak için yaşıyormuş gibi yapmak !

Dolabın çekmecesin de takılmayı bekleyen maskeleri takmak her seferinde.

Hüzün tünellerine girerken umut fenerlerini yakabilmek. İçinden geldiği gibi bağıra bağıra şarkısını söyleyebilmek umutların.

İnadına inadına yaşamak mı acaba ?

Bir kadın ya sever, ya nefret eder ! Sözünü okuduğum da ise ; daha da farklılaştı bakış açım. Bocalamaya başladım duygularım da. Demek ki kadın için asla riyakarlık olamadığını anladım belki de. Ya kalır ya giderdi. Acaba idare etsemmi ? diye düşünmeyi bile düşünmeden.

Çok zordu bu denklemleri çözmek. Aşk, ilişki bir denklem olacaksa eğer; peki kaç bilinmeyeni var ki ?

Çözüm nedir ?





Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir filmde duymuştum; şöyle deniyordu: "Mükemmel kadın, sokakta hanımefendi, mutfakta aşçı, yatakta fahişe olabilendir." :)))

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 13.08.2007 11:30
Cevap :
:)))) okadar ruh bir arada taşınabilrimi acaba :)) Ziyeretine çok sevindim! Sevgiler:))  13.08.2007 11:34
 

Çünkü kırılma noktaları çoktur...

Müyesser Saka 
 10.08.2007 13:36
Cevap :
Evet çok haklısınızz..O kırılma noktaları...Sevgilerimle..  10.08.2007 19:45
 

O yukarıdaki söz olgunluktan ne anladığımıza bağlı biraz sanırım...:)) Sadece kadın erkek ilişkileriyle sınırlamazsak genel anlamda çok doğru da bir söz aslında. Üstelik sadece erkekler için değil bütün insanlar için geçerli. Eğer gençliğinde yüklendiğin malzeme iyiyse yaşın ilerledikçe daha sözü sohbeti dinlenir, daha tecrübelerine güvenilir, dostluğu daha fazla tad verir biri olur çıkarsın. Ama elinde malzeme yoksa yada malzemede iş yoksa gerçekten sirkeden beter bir durum çıkar ortaya. Hatta iyi malzeme de yetmez... Var olan malzemeyi analiz edecek, kendi sentezlerini oluşturabilecek bir zeka, bunun yanında iyi niyet, feraset ve basiret de lazım. Son genellemeye ise katılmıyorum. Siyah beyazcılardan olmadım hiç. Bir de nefret duygusu azıcık uzak bana. Benim sevdiklerim sevmediklerim var. Nefret ettiklerim yok pek. Sevgiyle kal pek sevgili arkadaşııım...:))

Yıldız... 
 10.08.2007 10:58
Cevap :
Canım ,senin bu blog tadındaki yorumlarına byılıyorummm:))Evet malzeme var işin esasında ..Olgunlaşmayı öğrenebilmek belki de..çok teşekür ederimm..Sevgilerimle...:))  10.08.2007 17:40
 

Bazen sanki çözüverecekmiş gibi hissetmesen de çözemezsin. Çünkü bilinmeyenleri fazladır. Bu kadar değişken parametreler varken de çözmek diye bir şeyi aklından geçirmemelisin. Haa şansın varsa çok fazla çıkmaz sokaklara girmezsin. Ayrıca olgun erkek sayısı da parmakla sayılacak kadar azdır, bunu da eklemeden geçemeyeceğim:) Erkek ve kadının çok farklı olduğu gerçeğini kulağına küpe yapıp yola devam etmekten başka bir çaremiz yok sanırım:) Sevgiler Özlemciğim...

Yeşim Özdemir 
 10.08.2007 9:37
Cevap :
Evet Yeşimciğim:))Böyle gelmiş böyle gider bu çok bilinmyenli denklemler:))Napalım katlanacaz herhalde..Yinede herşeye değiyor galiba aşk için:)) Sevgilerimle..  10.08.2007 17:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 185
Toplam yorum
: 1201
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 1410
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster