Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '15

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
195
 

Aşk dön ölümden...

Aşk dön ölümden...
 

Aşk dönmüyor ölümden ya da hayattan, aşk gitmiyor, aşk ha deyince gelmiyor... Bir kişide binbir yüz, yüzlerce duyguyu yaşıyorsun aşıkken. Aşk dağıtıyor... Öyle sallıyor ki seni bir daha sen eski seni bulamıyorsun. Belki aşka aşık oluyorsun zamanla.. Olmuşum nice zaman önce bilemedim. Farkındayım artık. . Yok o. Somut olarak zaten yoktu da yine de kendi gezegenime güneş olarak yerleştiriyordum bir şekilde.

Sonra zaman geçti. Çok zaman geçti.. Fark ettim ki onunla ilgili değil konu ama o noktada da değilim. Bana ne ondan… Size ne kişilerden, klişe hikayelerden.

Dilime Emre Aydın şarkısı yerleşiyor, hoşcakal diye. Olacaklar onsuz olsun. Bende zaten herşey. 

Şimdi içinde sadece benim olduğum bir dünya var. Orada hiç yalan yok. Hiç haksızlık yok. Çok şarkı var, tertemiz sesler var, müzik var, edebiyat var, şiir var, geniş ovalar, dik yamaçlar, sarp kayalar, yüksek dağlar, sınırsız özgürlük var. Orada hiçbir bedene ihtiyaç duyamayan bir “ sen” var. Ah o sen’e ne şahane yazılar, ne şahane şiirler var.  Onunla çok mutluyum, bazen hüzünlü, bazen depresif ama çok yoğun. Orkestra son ses çalıyor parçayı. Notaları duyorum ve her entstrümanın tek tek vuruşunu..

Niye bize bu duyguları birine dayalı olarak öğretirler ki?. Oysa bakıyorum, evlenen tüm hemcinslerimde o duygu çocuğa kayıyor. Yine sahibi olarak öğretildiği kişiye kalmıyor. Erkekte ilk ve son durak değil o zirve.

Yani… Aslında kime vakfedersek edelim, temelinde biziz o “ben” biziz o “sen”.

İşte o “sen” çok güzel. Koray Avcı dinliyorum Tv’de. Şarkı söylemesem içimdeki aşkı ve çatışmayı anlatamazdım diyor. Yazmasam anlatamam…. Öyle içimde çatışıyor herşey. Ve öyle değerli kelimeler dökmek, kelimelerde okumak.
Sezai Karakoç :

Sen geldin ve benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi ve üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk

Konuştun güneşi hatırlıyordum
Gariptin yepyeni bir sesin vardı
Bu ses öyle benim öyle yabancı
Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı

Dişlerin öpülen çocuk yüzleri
Güneşe açılan küçük aynalar
Sert içkiler keskin kokular dişlerin
İçinden geçilen küçük aynalar

Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı

Diyor. Var değil mi hepimizin öyle deli köşeleri?...

Olmasaydı o köşeler, dümdüz olsaydım ve bu kadar acı çekmeseydim herhalde bu kadar tat vermezdi okuduklarım, bu kadar bir ben çıkmazdı. Bu kadar anlayamazdım insan deneni, çiğ yanımızı, güçlü yanımızı… Hep bir özlemek, hep bir kavuşamama, hep bir anlatamama. Boğaza düğümlenen o son kelime, yüze yerleşen ve hiç atılamamış son bakış. Hepsi bende.  Tanju Okan'ın kadınını alamadım hala içeri, Müslüm Gürses o kadar beni affet dedi ama olmadı. Demeye devam ediyor, affedilecek bir şey olmadığı halde. Zeki Müren hiç susmuyor, gözlerini gözlerimden ayırma diye yalvarıyor ama onu da kimse duymuyor hala ama biz hiç ayrılmıyoruz onunla. Gitti. Belki çok kişi unuttu ama ben onunlayım hala gazinolarda. Yüksek topuklu ayakkabıları ve parlak giyesileri ile kare mikrofonunda şarkı söylemeye devam ediyor. Ben duyuyorum onu..

O “sen” bu kadar olmasa bende, onu bu kadar aramasam ve bilmesem, nasıl dayanırdım bu kadar seçilmiş yalnızlığa,her yeni kişiye hayır demeye, bu tüketime. Eyvallah… Mendil bırakmayı, mendilim için sokağımda gün boyu adım atanı beklemiyorum ama.... Sms çocuğu değilim ben. Online şahıs. 

İhtimal.. Kelimelerdeki ihtimal dahil ne kadar hoş. “ Ve güldün rengarenk yağmurlar yağdı, insanı ağlatan yağmurlar yağdı..” . Yağmurları sevdim gülüş ihtimalinde. Duyguda sevdim. Duyguda merhametli biri var yanımda, yanıbaşımda. Gülüyordu, değiştiremeye çalışmıyordu beni. Değiştirdiği ben ile kavga etmiyordu. Benimle kavga ettiği için gidip ilk buldğu nefese yapışmıyordu.  Yapıştığı boş nefesle öldürmüyordu beni. Jale şarkısında gittim olmadı, kaldım olmadı diyor. Hepsini yaptım olmadı, olamadı... Yer edemedim. 

O “sen” bir tek dizilerde vardı, filmlerde ve kitaplarda. Gerçek hayatta insanların ya evlenip anne baba olması gerekiyordu, ya da günlük olarak takılması. Çünkü bize öğretilmemişti sadece sevmek ve birbiri için beraber olmak. Edebiyat da öyle demiyor muydu? Kavuşamazsan aşk vardı. Aşk kavuşamamaktı. Sabahattin Ali hangi romanında mutlu ve naifti? Bütün duyguları olmamak üzerine kurulu.

Belki bizim duygusal iklimlerde, ikili coğrafyalarda sağlam bir rönesansa ihtiyacımız var. Evlenmek üzerine kurulmayan ama sağlam gidebilecek ilişkilerin tarif edildiği yeni manifestolara. Keşkei birbirimizi sadece sevebilsek. 

Tam da şimdi Koray Avcı aynı şeyi söyledi Beyaz Show’da, bize sevmeyi öğretmemişler, başka şeyler öğretmişler dedi…

Tamamiyle katılıyorum. Ah keşke bu kadar matematiğe oturtmasalar bizi, bu kadar kalın çizgilerle çizmeselerdi sınırlarımızı. Bu kadar kodlamasalardı. Acaba o zaman bizi sevmeyi öğrenir miydi bu adamlar ya da kadınlar?. Sadece biz olduğumuz için ve sadece yoluna yoldaş olduğumuz için olur muyduk?…. Senede bir gün'ler kadar yoğun belki.

Güzel olurduk bence. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de hep bu cümleye takılırım ve unutmadan gözlerim seni arıyordu. Cümleye gelince sevmek öğretilir miydi ? Bize öğretildi mi ? o yüzden mi sevmeyi severiz hep sevgi deriz yoksa öğretilmediği içimizde olduğu için mi hep sevgi deriz ve severiz ? sevgi öğretilir mi ? Koray Avcıy bugünlerde ben de takığım hele sennn sol yanım benimm sennn şarkısı yok mu bitiyorum :) neler yazdırıyor bana bilsen içim neler söylüyor belki de dediğin gibi aşkın kendisi biziz yani ben aşk aşk benim diyorum sen gibi :) varsın acıtsın o bile tatlı be :)) sevgimle hoşgeldin :)

Tülay EKER 
 12.12.2015 15:19
 

Çok güzel, içten ve samimi bir yazı olmuş;yüreğinize sağlık:)

Nazlı Türkoğlu 
 12.12.2015 11:20
Cevap :
Çok teşekkür ederim bi değerli yorumunuz için ??  16.12.2015 1:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 922
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster