Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
3176
 

Aşk hastalığı!

Aşk bir hastalıktır! Aşk hastalığına yakalandığımızda halimiz nice olur bilinmez! İyileşme ihtimalimiz var mıdır? Hastalığın nekahat dönemi ne kadar sürer? Aşk hastalığının belirtileri? Hastalıktan korunmak için almamız gereken önlemler nelerdir? Aşk hastalığının tedavisi nasıl olmalıdır? Bütün bu soruların cevapları sizdedir! Eğer aşıksanız bilirsiniz! İçinizde bir yerlerde cevapları vardır!

Orhan Pamuk, ''Masumiyet Müzesi'' adlı romanında, ''aşk hastalığı''nın ruh ve beden üzerindeki belirtilerini çok güzel anlatmış! Gelin bu belirtilere hep birlikte gözatalım!

Masumiyet Müzesi, sayfa 174, 175;

'' Acı o güne kadar hiç hissetmediğim bir derinliğe ve sertliğe ulaşmış, bütün gövdemi ele geçirmişti. Midemden, sırtımdan, ta bacaklarımdan çeşitli yönlerde nefesimi kesen bir güçle hareket eden acımdan kaçacak, onu hafifletecek bir şey yapacak gücüm kalmamıştı.

Acımın içine iyice girdiğimde, yani küçük asit bombaları kanımın ve kemiklerimin içinde sanki havai fişekler gibi patlarken, bir yığın hatıranın her biri, önce beni kısa bir süreliğine , bazan on-on beş, bazan bir-iki saniye oyalıyor, sonra da arkasında daha yoğun bir acı bırakarak şimdiki zamanın boşluğuna bırakıyor; bu boşluğu da, şaşırtıcı derecede güçlü yeni bir acı dalgası sırtımı. göğsümü acıtarak, bacaklarımın gücünü keserek dolduruyordu.''

Buradan da anlaşıldığı üzere, aşk, ağır bir hastalıktır. Ruhumuz ve bedenimiz üzerindeki etkileri o derece yoğundur ki herhangi bir şey yapacak gücümüz kalmamaktadır. Gün gelir ki ''bir adım atacak halimiz '' kalmaz. Neden mi? Diğer hastalıklardan farklı olarak, ''aşk hastalığı''nda bedenimiz yanında ruhumuz da yara almaktadır. İşte bu nedenledir ki iyileşme süreci oldukça uzun sürmektedir. Hatta, bazen, iyileşme gerçekleşememkte, hastalık sürgit devam etmektedir.

''Aşk hastalığı''nın fiziksel belirtileri;

1- Kalp ağrısı,

2- Mide ağrısı,

3- Bacaklarda dermansızlık,

4- Nefes darlığı,

5- Gözlerin kararması,

6- Baş dönmesi,

7- Terleme,

8- Kalp ritm bozukluğu,

9- Saçların ağarması,

10-Uykusuzluk,

Evet, bedenimizdeki bütün bu belirtiler gerçektir. ''Aşk hastalığı'na tutulmuş büyük bir kitle tarafından yaşanan bu belirtiler, defalarca sınanmış ve kesinleştirilmiştir. Çoğu kişinin '' aman canım, gelip geçer'' dediği ve önemsemediği hastalığın neticeleri çok vahim olmaktadır. ''Aşk hastası'', çektiği acılara dayanamayarak ya intihar etmekte ya da içine kapanıp çevreyle her türlü bağlantısını kesmektedir.

''Aşk hastalığı'' nın ruhsal belirtileri;

1-Dış dünyayla ilgiyi koparmak,

2- Sessizlik(az konuşmak)

3- Sürekli bir ağlama hissi,

4- Dikkat dağınıklığı,

5- Herhangi bir konuya odaklanamamak,

6- Yaşama sevincini yitirmek,

7- İntihar eğilimi,

8- Çalışamamak,

9- Dalgınlık,

10- Mutsuzluk,

11- Sevgisizlik,

12- Kaçıp gitmek isteği,

13- Asabiyet,

14- Hassaslık,

Ruhumuz üzerindeki bu etkilerin iyileşme ihtimali genelde ''0'' olmaktadır. ''Aşk'' ruhu derinden sarsar. Çoğu zaman iyileştiğinizi sansanız da bu yalancı bir histir. ''Aşk hastası'' iyileşmez, iyileşemez.

''Aşk hastalığı''nın tedavisi;

1- ''Aşk''ı çağrıştıran herşeyi ortadan kaldırmak,

2- Hastayı bol bol konuşturmak ve dinlemek,

3- Hastanın gezip tozmasını sağlamak,

4- Hastanın sevdiği işleri yapması,

5- Mümkünse dizi filmlerden hastanın uzak durması,

6- ''Aşk''ı anlatan müzik parçaları dinlememek,

7- Hastanın her türlü duygusal taşkınlığına anlayış göstermek,

8- Hastayı anladığınızı hissetirmek,

9- Yakın ilgi ve alaka göstermek,

10- Hastayı rahatlatıcı, kalsik müzik dinletmek, doğa ile içiçe olmasını sağlamak vb..

11- Mümkünse hastaya, tedbili hava yaptırılması,

12- Çok değil ama, arada bir içki içerek rahatlatılmalı,

13- Kendine zarar vereceği düşünülerek aralıksız takip edilmelidir.


Tedavi edici ilaçlar nelerdir?

1- Rahatlatıcı çaylar(Rezene, papatya gibi)

2- Rahatlatıcı banyo,

3- Rahat bir uyku için bitkisel uyku ilacı,

4- Temiz hava (bol oksijen)

5- Mideyi hafifletmek için soda,

Aslında bütün bu yazdıklarımın hepsini de yapsanız, ''aşk hastalığı'' na çare yoktur! Tek çözüm bence '' unutmak, unutmak ve gene unutmak''tır. Dğer bir önerim ise ''aşk'' tan mümkün olduğunca uzak durmaktır. Aman aşık olmayın! Hele hele karşılıksız aşka hiç kapılmayın! Bir kere bu hastalığa yakalandınız mı hayatınız kararır. Söylemedi demeyin sonra!

Bunun yanında, ben gene de, karşılıklı aşklar yaşayarak mutlu olmanızı diliyorum.

Hani derler ya '' fala inanmayın, falsız da kalmayın'' diye,

Öyleyse, '' aşka inanmayın, aşksız da kalmayın'' emi:)

Mutlu olun, mutlu edin,

Sevgilerimle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

defa copy pas etmişsiniz sanırım doğru bir tanımlama olmuş ama:) orhan pamuk okumayı sevmiyorum aslında..

güne_bakan(Nazenin yavrusu) 
 18.10.2010 23:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 373
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1504
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster