Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '19

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
51
 

Aşk Kadar Gerçek Olmalı...

Bir gün deselerdi ki; hayatın, sana bitmeye yakın yerinden, şöyle bir  baktıracak. Güler geçerdim. Şimdi, umut etmelerin meyvesini yemiş. Hedeflerini bir bir gerçekleştirmiş biri olarak. Şunu söyleyebilirim. 

Benimkiler her zaman ulaşabileceğim hedeflermiş.

Hayal kurmamışım hiç. Çok Yazık!..

Gerçekleştiremeyeceğim korkusu ile, kendine üst hedefler koymak, ve bunları adım adım gerçekleştirmek...

İşte benim hayatım... Korkak ve hayatta... Oysa, bakıldığında, bütün hayallerini gerçekleştirmiş biri olarak görünüyorum.

Bilmem kaç hayat, bilmem kaç meslek, bilmem kaç sanat, bilmem kaç yıkım, bilmem kaç doğum....

Hepsi, gayet güvenli, hepsi gayet hesaplı ve hepsi de gayet korunaklı... Hem de deli gibi cesaret gerektirircesine...

Bir oğlan vardı. Şimdi hatırladım. Aşktı O!.. Evet onunla aile kurmayı bile hayal etmiştim. Aklımın gidip de, kendini olmazlara bıraktığı muhteşem anlardı... 

İşte benim AŞK'ım... Hayal O'ydu...

Olması için çok çaba sarfettiğim, karanlıklarımla boğuştuğum, her seferinde daha da karanlıklarıma boğulduğum bir kuyuydu.

Gerçekti, çok acıydı ve tam oniki sene sürdü....

Bu süreler boyunca; hep özgürdüm, hep güçlü, hep ayakta ve hep başarılı.

Tabii hep kanayarak...

İşte benim iki taraflı hayatım...

Hayal kurmanın nasıl da bedelini ödemiş masum bir kız çocuğu olarak, 40 yaşında tekrar dünyaya geldim...

Yepyeni bir hayatdı bu... Ruhumu yıkadım önce... Aklımı temizledim. Ne istediğimi buldum ve yolumu çizdim. Bu yol 8 yıl sürecekti ve asla hayallere yer yoktu... Sadece basamaklar vardı ve hepsi çıkıldı.

İşte benim uyanışım...

Şimdi bir soruyla sarsılan varlığım; tüm yaşadıklarımın beni sadece bir arpa boyu kadar ilerlettiğni fark etti...

Bir arpa boyu yol... 48 sene... 

Soru şuydu: En çok hayal ettiğiniz şey ne?

Şu anda bu soruya bir cevabımın olmaması, daha önce bu soruya verdiğim cevaplara bakınca çok yerinde geliyor. 

Daha önceki cevaplar, ya egomu tatmin etmek, ya korunaklı bir hayat sürmek içindi... Hayal kurmanın bedelini böylesine zevkle ödemiş biri için normal mi diyeceksiniz? Ne Acı...

İşte benim fark edişim...

Şimdi ne mi olacak? Hayat akıp gidecek elbet... Ben de onunla birlikte tabii... Amaçlar, hedefler, yolculuk ya da adı her neyse...

Sadece şu an kalbime gelen bir cevap var ki: Belki de budur en çok hayal ettiğim şey...

1: Kendimi en çok ne yaparken muhteşem hissediyorum?

2: Bunu hayallerimin de ötesinde nasıl yaparsam, mutlu olurum?

Satırlar arasında düşünüyorum. Ve bu en uzun düşünüşüm, en uzun kalbime soruşum oldu...

1: İnsanlara Sevgi'yi anlatırken kendimi muhteşem hissediyorum. Bu öyle bir şey ki; sanki kalplerine bağlanıyorum tek tek.... 

Şİmdi yavaş yavaş hayal kurmaya başladım bile..

2: İkinci soruyla ilgili deli cevaplar gelmiyor değil. 

Deli olması güzel... Bedellerini zevkle ödeyebileceğim bir hayal oluşmaya başladı bile... Aşk kadar da gerçek!..

İşte benim idrakım...

Yazının başında başlayan ve 48 sene 3 aylık bir idrak...

HAYAL ETTİĞİN ŞEY AŞK KADAR GERÇEK OLMALI!..

Ayşe Burcu Eren

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1529
Kayıt tarihi
: 27.07.14
 
 

Danışman, Eğitmen   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster