Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
693
 

Aşk kağıda yazılabiliyor mu ki usta ?

Aşk kağıda yazılabiliyor mu ki usta ?
 

Aşk kağıda yazılmıyor usta, yazıldığında yaşanıyor mu ki sanki. Yazdığını yaşayamıyorsun, yaşadığını yazamıyorsun be usta. Hadi sen de anlat. Ne kadarını yaşadın aşkın, ne kadarını yaşamadan yazdın, ne kadarı kaldı içinde de ışık oldu kalemine. Hadi usta sıra sen de şimdi. Aşk kağıda yazılıyor mu ki usta, yazılanın tadında aşk bulunuyor mu ki . Yapma usta, aldatma daha fazla. Aşkı anlat. Yazdığını değil ama yaşadığın aşkı anlat satırlar , sayfalar boyu. İçinde hataların da olsun ama. Hatası, sevabı, günahıyla anlat. Nasıl kandırıldığını da koy satırlara büyük puntolarla ve nasıl kadırdığını da anlat peşi sıra.

Aşkı yazabildin mi sence, sende duruluğunca, hiç kendini kandırmadan hemde. Sağa-sola sapmadan, yolun ortasından, ortasından vurdun mu beline acılarının. Yoksa , sende mi seçtin en kolayını. Acılarının beline vuracakken , sen de mi başkalarının acıları üzerinden beslendin. Sen de mi usta !!! kan emiciydin yoksa ? Yapma usta !! Acın; bağıra bağıra geliyor, çığ olup, düşüyor yangın yerlerine. Yangınlar sönüyorda, içindeki acılar alev alev yakacak yeni ocaklar arıyor.

Aşk; yazılabiliyor kağıtlara değil mi usta. Sen de yazdın, kütüphane raflarında küfe durmuş saman sarısı sayfalara. Sayfalar boyu küf yayıldı havaya. Aşk; senin değildi ki usta, işte sen bunu bilemedin. Aşkı çaldın sahiplerinden, hüzünlerini ekledin gün batımlarında. Hüzünlerin dokundu çaldığın aşkın kalbinin tam ortasına. Ortasında kaldın aşkın bir başına. Aşk yalnız yaşanmıyor be usta. Sen; aşka taşıyamayacağı anlamlar yükledin acımasızca. Vuracakken aşkı ciğerinden, ellerinde tuttuğun mermileri sürdün kendine. Mermilerinle kaldın başbaşa.

Aşk bu ya usta, ne çalındığı yerde kalabiliyor ne de ortasında mermilerinin. Aşkı acıtmaya gelmiyor usta, acıttığın yerden kanıyor, sonra kanadığı yerden sürülüyor elini kana buladığın yerlere. Acıtıyor değil mi usta, acıların üzerine kayıtsızca tuz basmalar.
Aşk; sınavlara harcanacak kadar anlamsız olabilir mi ki usta. Sınavlara sürülmüş aşklar yaşanabiliyor mu ki ustaca. Sınav sonuçlarını sende gördün sonunda, içinde bulunduğun 16.yüzyıldan kalma odada, 16.yüzyıldan kalma entrikalarla örülmüş tuzaklar arasında, 16.yüzyıldan kalmış bugünün şaklaban insanları arasında. Kimdi, neydi sınadığınız günler-geceler boyu. Usta ; aşk sınanır mı böyle. Aşk mıdır bu sınanıp, meydanın ortasına bırakılan. Peki usta yazabildiniz mi günler-geceler boyu sınadığınız aşkı sayfalara. Aşk mıydı bu temcit pilavı gibi saman sarısı sayfalara yazdığınız. Siz ; hiç dönüp , kendinize baktınız mı usta, ne yapıyoruz diye sordunuz mu birbirinize. Aşk yazılabiliyor muymuş sizin anladığınız ölçülerde beyaz kağıtlara. Yazılamaz be usta, anladığınız şekildeki aşkı siz yazabilirsiniz ancak birbirinize küflenmiş saman sarısı sayfalar üzerine. Küfü kokar sonra, kokusu yayılır yedi düvele. Kokusundan midesi bulanır insanın.

Aşkı anlat usta. Entrikalardan, Bizans kahpelerinin dillerinden uzak. Aşkı anlat usta hemde dobra dobra, cesurca, yolun ortasında bir başına kalmak pahasına. Acınıda koy, içine hüznünüde ekle, aldatılmışlığını, aldanmışlığını da koy içine. Hayatın olsun be usta.

Aşk kağıda yazılıyor da usta, yazıldığı gibi yaşanabiliyor mu dersin. Aşkı anlatacaksan usta içinde yürek olsun. Öyle bir yürek olsun ki ; kanasın, kanatsın ancak kahpe olmasın. Sonunda hicarnı öğret, bir sevmeyi öğreteme usta ama sek olsun usta. Gerçek olsun yüreğinden kalemine vuran, yüreğin açık olsun, anlat aşkı ; aşkın ; göğsünü parçlayan hallerini, nasıl nefessiz kaldığını. Nefesinin yetmediğini , yıkıcılığını da anlat, anlatırken yürek olsun ama.

Yürek yoksa anlattığın aşkın içinde aşk beklemez ki yüreğin olmadığı kansızlığın içinde. Boğulacaksa da aşk , boğulacaktır yine kendi kanı içinde.

Aşkı anlat usta istersen bahar dallarıyla, çiçek çiçek, istersen ; umutsuzluğa sürülen mermilerinle ancak ciğerden yık usta, kas-kavur hem de , yalnız kahpelik olmasın içinde. Kahpeliğin olduğu yerde aşk yoktur usta. Kalemin bunları yazsın umarsızca.

Aşk kağıda yazılmıyor değil mi usta. Aşkı yaşamak için yürek lazım, yürek yetmiyor mu yoksa. Yüreğin yetmediği yerlerde aşk alınıyor ayaklar altına, ayaklar altına alınan aşkı anlat usta ama içinde yürek olsun yine.

Aşkı anlat usta, aşkı memleketin haliyle anlat, içinde sen olsun, ben olsun, biz olsun birde memleket koksun. Aşkı sor usta , sorularınla aydınlat bu memleketin "de" halini, "den" halini, "biz" halini .

Aşkı anlat usta " benim adım kırmızıyla "

Aşk kağıda yazılıyor mu usta en sonunda da bunu anlat acısı-tatlısıyla, mutluluğuyla.

Aşk kağıda yazılıyor usta içinde sen olunca.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1790
Kayıt tarihi
: 24.06.07
 
 

72 istanbul doğumluyum.  Yağmur yüklü buluttan pamuk şekeri, Yağmurdan sonraki gökkuşağı, to..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster