Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1485
 

Aşk kokan nefes

Aşk kokan nefes
 

Öpüşmek için yavaşça birbirlerine yaklaşıp, dudakların kenetlenmesine çok az bir mesafe kala duraladı ikiside. Bir an evvel birbirlerinin ıslaklığına gömülmek isteyen sabırsız dudaklarına rağmen durmayı başarmışlardı. Hafif bir esintinin tüyleri ürperten melodisiyle, şimdiye kadar hiç duymadıkları bir kokunun cevaplanamayan sorusunu gönderiyorlardı beyinlerine. Burunlarından gelen bu inanılmaz esinti, ruhlarında alevlenmek üzere olan ateşi her geçen saniye biraz daha kıpırdatıyordu sanki. Burunları dudaklara nispet yaparcasına dahada yaklaşmıştı, birbirlerine bu inanılmaz kokunun keşfedilmeye çalışılması sırasında.

Gözleri, herzamanki öpüşmelerin normal seyri olan ağır ağır kapanış formatından çok farklı bir boyutta, henüz keşfedilmemiş bu kokunun anlamını sorar gibi bakıyorlardı şaşkınca. Birleşmek üzere olan dudakların arasına görünmez bir sıcak dalga hakim olmuştu bir anda. Her ikisininde nefesleri, bu büyüleyici ve keşfedilmemiş kokunun gizemli rüzgarında birbirlerine karışırken, beyinlerinin hadi artık dokun, anlamındaki emirlerine de karşı koyuyorlardı birlikte. Ruhlarının derinliklerinden gelen bu nefes, içinde sevginin ve aşkın çözülememiş şifrelerini de beraberinde getirmişti sanki kokusuyla.

Dokunmanın, bastırmanın ve birbirine geçmenin dolu dizgin önden gittiği birleşmelerin aksine, cinselliğin ayakta kalınması zor virajındaki muhteşem bir sevgi dansıydı bitmek bilmeyen. Koku duygusunun krallığını ilan ettiği, dokunmanın ve sarılmanın peşinden gittiği yepyeni bir keşfin bayramıydı sanki insan beynindeki. Bu koku sevgi dolu ruhların şifrelerinin kokusuydu. Bu koku gerçek aşkın, nefes alışından başka bir şey değildi. Bu kokuyu keşfeden burun, arkasından vücudun her ayrı bölgesinde yepyeni keşiflere imza atabilecekti rahatlıkla. Ruhun ince çizgisinde bilinen, fakat zevk titremelerinin karışık hazzında farkedilemeyen, yepyeni bir seyahatin habercisiydi bu muhteşem duygu.

Keşke biraz durmayı becerebilseydik sevişmelerimizden önce, ve aşk kokan rüzgarı keşfedebilseydik doyasıya, sevgilinin nefesinde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aslolan bu yakınlık zaten... Romantik ve duygusal aslında... gerçek ve samimi de.. Hoştu .... Sevgiler

Carolina Isolabella Özgün 
 26.12.2007 16:19
Cevap :
Teşekkür ederim Carolina. Anlatmaya çalıştığım duyguları yansıtmanız güç verdi kalemime. Sevgilerimle  27.12.2007 4:47
 

Keşke sevişmelerden önce durmayı becerebilsek, keşke gözlerinin içine bakarken gerçekleri anlatmayı becerebilsek, keşke demode olmuş aşk sözcüklerini söyleyebilsek, hissetmediğimiz süslü sözcüklerin yerine. Keşke tüketmekten bıksak duyguları ve yaşayabilsek doyasıya...

Sadece Sen... 
 17.12.2007 10:54
Cevap :
Keşke Belma Hanım. Nefes nefes hissetsek ve paylaşsak yudum yudum sevgiyi. Zirveye beraber tırmanabilsek ruhlarımız iç içe. Kaybolmayı becerebilsek titreyen vücutlarımızın depreminde. Bir anda olsa görebilsek mutluluğu ve zevki gözlerimizde. Bu şiirsel yoruma çok teşekkür ederim. Sevgilerimle  17.12.2007 11:53
 

Zten sevişmenin kendisinden ziyade, sevişilen anın yeniden imajine edilmesi her zaman daha esinleyici ve kendinden geçiricidir. Neden? o anda dikkate almadığımız tüm duyularımız ve aceleden göz ardı ettiğimiz herşey, duru bir zihinde yeniden yaşandığında neredeyse meditatif bir hale bürünür de ondan. "Biraz durmayı becerebilmek" anahtar kelimesi olmuş yazınızın bence. Elinize sağlık Metin Bey. (bu arada, önceki bloğunuza "aura gören şanslı kesimsiniz" cümlemde bir iğneleme yoktu. Ben her zaman göremiyorum çünkü, çok yoğunlaşmam gerekiyor. Ama bir kere öyle algılamaya başlayınca insan, hep iğne batacak zannediyor. Neyse...)

Kwan Yin 
 15.12.2007 18:09
Cevap :
İnanın şaka yaptım çivilemeden bahsederken. Aura görmekte bir sanki ile yumuşatılmıştı. Samimi yorumlarınız sayfalarıma renk katıyor bilgilerinizle. Sevişmeye gelince, sizinde söylediğiniz gibi manzaralara bakmadan, 200 km hızla kullanılan otomobil kullanmaya benzememeli sevişmelerimiz. Ara sıra camı açıp, çiçek kokularını içimize çekmeliyiz doyasıya. Bütün notaların seslerini duyarak, en küçük titreşimleri hissedebilmeliyiz ruhumuzda. Teşekkür ederim yorumunuza Sevgilerimle Kwan Yin  16.12.2007 10:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3156
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster