Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1051
 

aşk mıdır yoksa seks mi bizi boğultan -II. bölüm

aşk mıdır yoksa seks mi bizi boğultan -II. bölüm
 

allam nedir bu çektiğim dünyayı sırtımda taşıyom yaaa.



Nerde kalmıştık. bağdaş kurup yan oturmam münasebetiyle dolmuşlara yeni konan emniyet kemerini de takamadığımdan şoförün “doğru düzgün takamadıysan takıyormuş gibi yap ve elinde tut polisler bişi sanmasın “ demesiyle kendime geldim. E yani elimde tuttuğum bi uyduruk kemerle sırf millete mutlu görünmek için ve karşıdan gelenler de durumdan bişi anlamasınlar diye bu durum hoşuma gidiyormuş gibi rol yapamazdım ya yane. Sonunda şoförü de takmadım ve “ ben böyle iyiym kimse bilmez ama aslında en güvenlisi bağdaş pozisyonu , bana bişi olmaz” diyerek durumu savuşturdum.

savuşturmasına ama dolmuş şoförünün bi anda havaya girip en Ankaralı Osmanın kasedini koymasıyla “ arabada beş evde onbeş” “eve gidince yakarım sobayı takarım boruyu" şarkısını duyunca " alla alla noluyoruz lam” şeklinde tırsan bende oluşan gergin hava yüzünden aklımdaki aşk nedir sorusuna bulabildiğim tüm cevaplar da uçtu gitti.

Şoförün “arkadan vermeyen kaldı mı” sözleri arasında dur kalk yapmak suretiyle bi öne bi arkaya kaykılmamız sonrasında bedenimde oluşan mide bulantısı, baş dönmesi ve kusma bende “ulen bu arbedede neyse ki hamile kalmadık " mutluluğu yarattı ister istemez. o anda dolmuşa tesadüfen denk gelen bi hamileye yer vermeyi bahane edip yerimden fırladım ve ne yazık ki kadının enlemesine o koltuğa sığmaması sonucu yine boş kalan koltuğa, en arkadaki sağ cama kafasını yaslamış her şeyden habersiz uyuyan sivilceli ve muhtemelen içimizdeki en bunalım ve en bakire ergen uyandırılıp tüm dolmuş yolcularının da katkısıyla o koltuğa oturtuldu.

Ayakta kaldığımda “ aşk artı seks ya da sadece seks sonucunda ortaya çıkan bu yuvarlak kadın imajının ne kadar da karpuzu bütün olarak yutma haline benzediğini” düşündüm saniyeler içinde. Trafik feci tıkanmıştı ve milimetre ve saniyelerle ilerleyebiliyorduk. Bu tıkanıklık duygusuyla aklıma bi zamanlar bi otobüs satın alıp fuhuş yaptırmaya başlayan o kadıncaaz geldi. Tabbbi ki de polisimizce her faaliyetinde yakalanıp basılmış olan bu feci müteşebbis kadını takdir etmemem mümkün diildi.

Hatta elin Amerikalı p.çlerinin bi karavanda fuhuş yaptırıp eyalet eyalet gezdiği, gezerken de yolda gördükleri ve “ seni internette meşhur edelim mi kız valla” diye kandırdıkları meraklı yosmaları kameraya çektikleri siteleri gördükten sonra bizim girişimci kadına içten içe “helal be kim tutar seni” demeyen erkek yoktur bu ülkede demişliğim bile vardır.

Bu Kadındaki “millete otobüste seks yaptırtma inadı” yüzünden bulduğu formülleri doğrudan ticari ve parlak bi fikre dönüştürme başarısının türk mucitler yarışmasına neden alınmadığını da sorguladım içten içe. Bence o da bi mucit kesin, hem de en önemlisinden. hurda otobüsleri al belediyelerden, o köy senin bu şehir benim gez dolaş hizmeti milletin ayağına götür. Ulem kimin aklına gelirdi ya türkten başka? Bu hizmetin en az dün basılan seçim otobüsündekiler kadar millete faydası olmadıysa ben de neyim.

Ama benim anlamadığım bu seçim otobüsünde ödeme nasıldı, yani oy karşılığı ne verildiydi ki seçmenlere? Arkasında ne bi parti ne de bi şirket olan bu “girişimci” kadın bu ülkede bi konuda yatırım yapmış ve fakat bu “yatırımlarının “ sonucunu göremeden malına mülküne el konduktan sonra şimdi ne yapmaktadır ? bence kesin bi balıkçı teknesi almış ve sahipsiz Karadeniz sularında o kıyı senin bu kıyı benim Rusya Trabzon hattında turlamaktadır. Yapmadıysa yapsın derim.

Tüm bunlar kafamda uçuşurken kadıköye nasıl olduysa geldiğimizi fark ettim. Her zamanki kalabalık ve martıların her zamanki çığlıkları arasında son duraka gelmiştik. Heyecanla şehir hatları vapurunda aşk nedir sorusuna bulacağım yanıtları bulmak için turnikelere yöneldim.

devamı yoksa da yazarız icabında.



http://www.zoofur.com/fr-afric.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Birinci bölümün anlamıyla,devam eden bu bölüm yazınız,her ne kadar "mizah" başlığı ile yazsanızda,sosyal çevremizin realitesidir. Bir dolmuş yolculuğunun in-binle bitmediğinin hikayesi. Gözleminizi mizah olarak anlatsanızda, mizahı ciddi tuttuğunuz açık. Toplumdaki geniş halk yaşamının ayrıntıları basit tanımlanacak bir dolmuş yolculuğunun tahlilinden, ne kadar önemsenmesi gerektiğinin dersini vermişsiniz.Teşekkürler. "Nariçi" soyadım, yeni yazınızda buluşmak üzere gülen günler.

Nariçi 
 14.07.2007 11:10
Cevap :
çok yönlü yorumunuzla bana katkıda bulunduğunuz ve düşüncelerinizi paylaştığınız için çok teşekkürler. selamlar.  14.07.2007 11:31
 

Ben "boğultmak" kelimesinin anlamını merak ettim. İlk kez burda karşılaştım da

Osman Ömer 
 08.07.2007 22:55
Cevap :
selamlar Osman bey, yazının ilerleyen bölümlerinde . teşekkürler.  09.07.2007 1:36
 

Yazacak yorum bulamıyorum. Müthiş bir yazı olmuş. Güldürüyorsun ama düşündürüyorsun diğer yandan. Sana bir sır vereyim mi? O seçim otobüsündeki ödeme biçimini bende merak etmedi değilim? :)) (Aramızda kalsın ama):):)

Özlem Akaydın 
 08.07.2007 16:01
Cevap :
zaten mizah konusunda yanılıyo cmylmz. bilmio bişi. mizah hem güldürürken düşündürür, düşündürürken zıbartır, abartırken aynı zamanda sçırtır da insanı gülmekten. çok sevindim güldüğüne.  09.07.2007 12:32
 

Başak hanım! Yazı buram buram seks kokuyor, Resim uygunsuz duruyor, Bütünlük cinsellik kokuyor, Bilmem sonra ne derler! Harika bir mizah olmuş. Başka ne söylenebilir. Saygılarımla.

Ömer ÖZDAMAR 
 08.07.2007 1:23
Cevap :
ben de bilmem ki. selamlar.  08.07.2007 11:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1956
Toplam mesaj
: 568
Ort. okunma sayısı
: 2742
Kayıt tarihi
: 09.07.06
 
 

Başkentte doğmuşum ve orada gidilecek tüm okullara gitmişim: ODTÜ-Psikoloji ve Ankara Üni. İletiş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster