Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1326
 

Aşk nesin sen, ne çok sorular sor duruyorsun bana?

Aşk nesin sen, ne çok sorular sor duruyorsun bana?
 

netten


Neler oluyor bana anlamıyorum? Ellerimin içi terlerken bir anda yüzümü ateş basıyor. Yanaklarım mı kızardı ne? Yok canım aklıma gelen şey mi yoksa? Hayır, hayır bu kadar kolay olmasa gerek. Aşk zor bulunmuyor muydu? Yoksa bu kadar kolay mıydı aşk denen illet?

Kaçamak bir bakış, yürek de bir heyecan kıpırtısı ve hafif kızaran bir yüz. Ne yani hepsi bu muydu? Bu kadar kolay mıydı aşık olmak? Niye o zaman herkes çok zormuş gibi bahseder diye içimden geçirmeye başlamıştım ki birden bana doğru gelişini fark ediyorum. Ayakta duramayacak hale geliyorum ve düşmek üzereyken sen tutuyorsun kollarımdan. Acaba her yıkılışımda beni tutacak, her uçurumun kenarından beni kurtarmaya yetecek miydi gücün?

Aşk nesin sen, ne çok sorular sor duruyorsun bana?

Gözlerimi açtığım anda, gülen gözlerinle birleşiyor kendinden geçen gözlerim. Bakışların ne kadar yumuşak ve ellerin nasıl da zarifti bana dokunurken. Bu dokunuşunla bir yutkunma takıldı birden boğazıma.

Sanki o ana kadar hiç yaşamamışım gibi...
Hiç bir dokunuş, bu dokunuş bu kadar gerçek değilmiş gibi...
Ellerini çeksen, o anda kalbim duracak gibi...

Kalbim ağrıyor diye sızlanıyordum kaç gündür. İlaç üstüne ilaç içiyorum ama hiç bir ilaç sen kadar çare değilmiş demek ki. Her seferinde bu ilaç tarifini ararken anımsıyorum kendimi ama tarif defterim de yok böylesi bir derde deva.

Bir sihir gibi... Öyle bir sihir ki aşka inanmayan ben bile kapıldım bir anda sen büyüsüne. Aşkından önce, ömrümden geçip giden günlerin anlamsızlığını anlıyorum şimdi. Günler güleri kovalar ve ben olan ruh hali bir anda senle kavrulur. Ben de, sen de biz olur.

Her şey bu kadar güzelken, neden bu yalnızlık, neden bu kadar ağır yüküm? Seni taşımak yük değil sevdiğim ama sensizliğin verdiği yükte sevgime yer yok.

Yavaş yavaş ve sensizce ilerlerleyen ayaklarım, göz yaşlarımdan oluşan küçük gölette ıslanırken, kan kırmızısı ayak izlerim bir anda renklendirir beyaz odanı.

Beyaz odan... Ah ne çok şey yaşadık bu oda da. Aşkı da sevgiyi de bir tek bu oda bilir.

Sanırdım ki bir tek bana ait bu oda... Sanırdım ki bir tek ben varım... Bu eşyalar, bu koku... Sanırdım ki bir tek bana aitsin sevdiğim...

Sen olurken başka bedenler, uçup gitti küllerim. Küllerimden yeniden doğmak isterken de sevdan geçit vermez sevdiğim.

Gözyaşlarım kırmızı. Kan kırmızısı... Ne zamandan beri kırmızı oldu yarim bilir misin sen? Biz, siz olunca. Sen başka bedende aşkı bulduğunu sanınca.

Kolay değilmiş aşık olmak şimdilerde anladım ben. Başlangıcı kolay, sonu zor. Hem de çok zor sevdiğim.

Ne yöne dönsem sen.
Nefesim, suyum, azığım.
Her şeyim sen olmuşken,
Başlangıcın sonu, sonun başlangıcı yine sen.

Ben mi? Belki başka bir kalp ağrısında, belki de bir uçurum kenarında. Bilmem ki kurtarır mısın beni, yeniden tutar mısın kollarımdan? Gücün yeter mi bu aşkın ağırlığına?

Aşk nesin sen, ne çok sorular sor duruyorsun bana?

Sevgilerimle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok içten bir anlatımdı Başak Hanım.. Aşk’ın başını, sonunu, hüsranını ve umudunu ne güzel ifade etmişsiniz.. Biraz da hüzün çöktü içime.. Haklısınız, aşk o kadar çok soru sorduruyor ki insana. Ama biliyor musunuz, o çıkmaz sorulara cevap aramaya çalıştıkça da, aşk kayıp gidiveriyor avuçlarımızdan.. Çok fazla sorgulanmak istemiyor, didik didik eldilmekten hoşlanmıyor aşk.. O istiyor ki, onu şartsız koşulsuz kabul edelim ve kalbimizin baş köşesine koyalım.. Ancak o zaman büyüsünü sıçratmaya başlıyor benliğimize.. Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 22.07.2010 11:09
Cevap :
Aşkın kendisi değilde layık olamayan tarafı belkide sürüklüyor bizi. Belkide bu taraf soruları sormaya itiyor bizi. Çok teşekkürler güzel yorumunuz için. Sevgiler....  22.07.2010 14:18
 

Aşk 36 tür duygunun hepsini teker teker ve en şiddetli biçimleriyle doğuran, yeşerten, budayan, gençleştiren, yaşlandıran bir "simyacı duygudur" desem... Selamla... MS

Mehmet Sağlam 
 16.07.2010 9:32
Cevap :
Sormakla kalmayıp birde yaşatıyor değil mi? Çok değerli katkınız için teşekkür ederim. Siyacı duygu...Çok güzel olur, renk verdiniz çok değerli yorumunuzla. Sevgilerimle...  16.07.2010 11:48
 

Acı ya da tatlı olması ve de ne zaman kapıyı çalacağı tanrıya kalmış ! Ne zamana bakar ne de konuma. Ama belirtiler aynen öyle. Kalbe atılan aşk tohumlarının hep yemyeşil açmasını, kalp sızılarının hiç olmamasını dilerim. Sevgiler..

Ata Kemal Şahin 
 14.07.2010 22:29
Cevap :
Aşk ruhun meyvesi. Bu meyveyi yemesini bilenede çare :) Zamansız gelir zaten aşk gizlice kanına girer veeee ötesi meçhul olur. Çok teşekkürler güzel dilekleriniz için. Sizinde kalp sızılarınız olmasın Ata bey. Sevgiler...  15.07.2010 9:16
 

Aşk bitebilen bi kavram. Yani karşı cinse duyduğun aşk. Ama aşk hiç bitmez. Gülen yüzün hep ama hep gülsün canım arkadaşım:) Sevgilerimle:)

Nev 
 13.07.2010 15:25
Cevap :
Doğru aşk hiç bitmez, değerini bilene...Seninde yüzünden gülücükler eksik olmasın arkadaşım. Kalbin aşkla dolsun :) Sevgilerimle...  13.07.2010 15:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 163
Toplam yorum
: 574
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 4460
Kayıt tarihi
: 26.03.08
 
 

Hayatı sevmek ve düzgün yaşamak isterken bulurum kendimi. Yaşamın bana verdikleriyle yetinmeye çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster