Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1739
 

Aşk neyi sever?

Bugün “Aşk Tesadüfleri Sever” filmini seyrettim ve zihnimde bir soru oluştu. Aşk neyi sever? İlkönce aşk, iki kişi arasında mümkün olduğu kadar çok ortak nokta olmasını sever. Doğduğunuz gün ya da çocukluğunuzda yaşadığınız mekanlar aynıysa, bu birbiriniz için yaratılmış olduğunuza dair bir işaret sayılabilir. İkincisi, aşk “sen”in “sen” olduğun için sevilmeni ister. Çünkü ancak o zaman benliğini özgürce gösterebilir ve karşındakiyle bütünleşebilirsin. Bir de hayat neyi sever diye sordum kendime. Sizin için çizilen çerçevenin içinde kalmanızı mı yoksa dışına taşmayı mı? Bu bence hayattan ne anladığınıza bağlıdır. Sağlık, maddiyat, gelenekler gibi sebeplerle çerçevenizi aşamıyorsanız, sizi rutin bir hayat bekliyor demektir. O zaman tiyatrocu ya da müzisyen olamazsınız. Fen Lisesi’ne gitmek zorunda kalırsınız. Yani, kendinizi gerçekleştiremezsiniz. Sığ sularda yüzerken, toplumun sizden beklediklerin gerçekleştirirsiniz. Bazen hayatınızı kaybetmenize sebep olsa da, ancak kendi ideallerinizin ve gerçek aşkın peşinden koşarsanız size bir kere hediye edilmiş hayatta gerçekten mutlu olabilirsiniz. Ve gerçek aşk hiçbir zaman uzun hatta ömür boyu sürmez. O kadar güzeldir ki, biter. İmkansızdır. Tadı damağınızda kalır. Aşık Veysel’in dediği gibi “Seversin, kavuşamazsın. Bu, aşktır.” 

Peki, benim aşkımın tesadüfleri neler? İlk görüşmemizde bekledim, gelmedi. Beklemeyi sevmem. Hele erkeğin bekletmesini… Tam gitmek üzereydim ki, telefonunu unuttuğu için eve dönmek zorunda kaldığını, tekrar geleceğini, biraz beklememi söyledi. O aramadan önce sinirlenip eve gitmeye başlasaydım, asla geri dönmezdim Bu, aşkımın mucizesi, tesadüfüydü. Tanıştıktan sonra öğrendiğimiz başka bir tesadüf ise, ikimiz de aynı üniversitedeydik. Ama o, başka bir fakültedeydi. Fakat branşı bana çok yakındı. Bu yüzden, bir süre ortak çalışma yaptık. Üçüncü tesadüf ise, ikimizin de Başak burcu olmasıydı. Aramızda yaş farkı çoktu ama ay olarak o benden birkaç gün sonra doğmuştu. Yani Başak burcunun avantaj ve dezavantajlarını taşıyordu. Çekingenlik, kararsızlık ve asosyallik ikimizin ortak özellikleriydi. Ama aynı zamanda çalışkan, titiz ve sorumlu bireylerdik. O da benim gibi edebiyata düşkündü. Şiir yazıyordu. Üstüne üstlük müziğe de istidadı vardı. Yaşasın tesadüfler! Aslında bunlar bence tesadüf değil, gerçekleşmesi gereken kaderin oyunları. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşk sınırları aşarak kendiniz olabilmenizi ister. Kendisi olamamışın sevgisi de, aşkı da, şablon ve basmakalıptır, ve bencildir, aşkı anlıyamaz bile.

Erdal Aydın 
 19.02.2011 15:24
 

Sevgi bilinçtir de.. Aşk nedir ona bakmak lazım.. Bence aşk sevginin manasızlaşmışıdır. Manasız bir şey de manasızdır sadece işte.. Onun neyi ne zaman isteyeceğini kimse bilmez! Aşık olan bilmez ki aşk bilsin! Manasızlık mehelsizliktir sadece! Esenlikler...

Halil Güven (Sökeli) 
 17.02.2011 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 633
Kayıt tarihi
: 01.02.11
 
 

ODTÜ Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. İlgi alanlarım edebiyat, sinema, tiyatro, TV..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster