Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '07

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
343
 

Aşk ölümcüldür!

Aşk ölümcüldür!
 

İlkleri yeniden yaşamaya ne dersin?

Uğur Yücel’in dediği gibi, olmak yada ne var be! Bütün cevaplar bu iken durup dururken yeni sorular üretmenin cevaplar aramanın anlamını bulmak için bir oyun seçin kendinize. Bunu öyle titizlikle yapın ki çok can yakmasın. Hele bir de aşıksanız ya da evlilik durumunda iseniz bu durum seçeceğiniz oyunun mizacına namüsait sayılmamaktadır. Oyunu seçmeden önce loş ışık altında kendinizi izleyin , izleyin ki kalben zikredilen ismi duymanız gerekir. O size “ey aşk nelere kadirsin dedirtirken” siz oyun için bilet sırasına girin. Bu oyun için kalbiniz boş gitmeyin. Aşk dolu, nefret dolu , öfke dolu, saplantı dolu olun . Çünkü kalbiniz boşken bu oyun sizi biraz çarpabilir. Bunları yapma zahmetinde bulunuyorsanız eğer işte siz bu oyunu hak ettiniz demektir.

Evlilikte ufak tefek cinayetler…

Haluk Bilginer ve Vahide Gördüm oyunu. Yazar, Eric-Emmanuel Schmitt, yönetmen Kemal Aydoğan.

Sevmek emek isterken, ölümcül bir sevgi karşınsa sevdiğinizi öldürmek iyi fikir gibi gelirse eğer, sabırsızlanmayın bekleyin bu cesaret sonrası istediğiniz sizin olabilir. Eğer hala sevdiğiniz yaşıyorsa….

Etkilendiğin ve heyecanlandığın biri karşısında eğer çaresiz kalırsan bunun karşısında durup kadeh kadeh hayatı tüketir misin yoksa bir gün dayanamayıp gider misin? Bu kimin tercihi olurdu? Yoksa geçmişi baştan yazmak adına hiç gerçekleşmeyecek bir geleceği feda eder misin?

Bu oyun kadın ve erkek ırkının yaradılıştaki fiziksel ve psikolojik ayrım üzerine kurulmuş çok detaycı bir yapıt. Yapılan vurgulamalar, sesin inceldiği ya da tonlamanın ağırlaştığı kelimeler içinize işlerken tuhaf bir haz almaktasınız. Aslında oyuncular sizin ezbere bildiğiniz bir gerçeği canlandırıyor karşınızda. Siz şaşırmıyorsunuz aksine “ya evet ben bunu biliyorum zaten” dercesine oyuna katılıyorsunuz, şahitlik ediyorsunuz. Oyun sonrası bu şahitliğin verdiği sorumlulukla koltuklarınızdan kalkıp eve giderken hayatı paylaştığınız ya da paylaşacağınız diğer cinsi düşünürsünüz yol boyu. Ya sizde böyle bir oyunla gerçeği arayacaksınızdır, ya da sevgiliye bir kat daha güveneceksiniz. Tercih sizindir. Bu tercihte sizi etkileyen iki oyuncuya minnettar kalacaksınız. Hissetmekte geç kalmayacağınızca onca duyguyu yavaş yavaş tane tane size veren bu ikilinin karşısında huzuru bulacaksınız. Tedirgin olmayın onlar en az sizin kadar samimi ve içten.

Sevgiyi kutsamak için, gerçekliğe tanıklık için ve bir de farkındalık için gitmelisin bu oyuna..

Unutmayın; oyun 28 Ekim’e kadar Oyun Atölyesin’de sahnelecek.

İlgili link: www.oyunatolyesi.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 997
Kayıt tarihi
: 22.03.07
 
 

Ben sema. çok uzaklardan istanbul şehrine göç edenlerdenim. Meslek gazetecilik; ama gazeteci olmayan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster