Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
482
 

Aşk şampiyon kalbimde -15.Bölüm

Aşk şampiyon kalbimde -15.Bölüm
 

"RESİM:ALINTI"


“Selim …”

“Merhaba.”

“Gidiyor muyuz bugün? Turnuva için görüşmeye.”

Selim çenesini sıvazladı…

“Randevu almadık hem …”

“Aldım ben randevu. “ dedi kız gülümseyerek.

Esma ‘nın dersi bitmiş ve kalbi çarparak Selim’in odasına koşmuştu . Odasında yoktu genç adam

“Dersten sonra çıkacağımızı biliyordu… Çıkmış olamaz. “diye düşünerek bahçeye indi Esma.

“Hay Allah …”

“Ne oldu Selim?”

“Benim aklımdan tamamıyla çıkmış bugün görüşmeye gideceğimiz.”

İşte oradaydı Selim. Derya da hemen karşısında .

“Ben… Benim çok önemli bir işim vardı Derya…”diye geveledi genç adam.

Esma’nın gözleri fal taşı gibi açılmıştı kadının uzanıp Selim’in elini tutmasıyla. İçinde tarifi imkansız bir top yumağı oluşmuş ve boğazına düğümlenmişti kızın.

“Ne konuşuyorlar acaba? “diye düşünmeden edemedi Esma. Yanlarına mı gitsin… Olduğu yerde mi kalsın yoksa çekip gitsin mi bilemedi.

“İstersen iptal edebilirim… Yarın gideriz…”

“Gerçekten yapar mısın bunu Derya? ”diyerek kızın omzuna minnetle dokundu Selim.

Bu manzara deminkinden daha çok yaralamıştı kızı.

“Dün dudaklarımı öpen bu dudaklar yalan mı söylediler bana?” diye düşünerek parmaklarını dudaklarının üzerinde dolandırdı Esma.

“Elbette. “dedi Derya.

Minnet dolu gözlerle baktı Selim ve içinden gelen büyük bir coşku ile sarıldı kıza…

Esma yutkundu bu manzara karşısında… Selim başka bir kadına sarılıyordu hem de ne kadar içten… Allak bullak oldu. Yer döndü, gök döndü etrafında…

“Sarıldı ona sarıld.ı “diye mırıldandı.

“Gözleri… O yeşil gözleri dün bana baktığı gibi bakıyor ona da… Gözlerinde mi yalan söylüyor… Ben…Ben nasıl aldandım…Neler düşündüm…Çok ...Çok yanılmışım. “diye düşünen kızın yanakları ıslanmıştı .

Daha fazla orada durup onları seyredemeyeceğine kanaat getirince kız arkasını döndü birkaç adım atmış atmamıştı ki Selim’in onu fark etmesiyle Derya ile vedalaşıp , Ona seslenerek peşinden koşması bir oldu.

Esma duymasına duymuştu Selim’in sesini… Ama dönüp bakmaya gözlerine gücü yoktu. Adımlarını hızlandırdı kız.

“Esma… Esmaaa”

Uzanıp da o kuvvetli eliyle omzunu kavrayınca ister istemez dönmek zorunda kalmıştı kız. Ama dönmeden önce yanaklarının ıslandığını ona göstermemek için yanaklarını kurulamıştı.

“Esma. Gidiyor muydun yoksa?”

“Söylesene Esma… Söylesene… Onu Derya ile o kadar yakın gördüğünü söylesene.Saçmalama Esma..Ortada hiçbir şey yok..Neyin hesabını soracaksın ona..Kendi kendine gelin güvey olduğunu görünce alay etmeyecek mi sana..Kahkahalarla gülmeyecek mi…”diye düşündü kız…

“Şeyy.”

“İyi misin Esma… Renginde kaçmış…

“ İyi değilim. Aslında bugün gelmeyip dinlensem iyi olacakmış. Evden çıkmakla hata ettim. “ deyiverdi.

“Hay Allah… Ne güzel birlikte bir şeyler yapacaktık. Oysa ben dersinin bitmesini iple çekmiştim.” dedi Selim uzanıp kızın titreyen elini avuçlarına alarak..

“Ben de iple çekmiştim ama sen boşlukları çok güzel dolduruyorsun Selim Arhan. “diye düşündü.

“Ellerin ne kadar da soğuk…”

“Ben eve gitsem iyi olacak…”

Peki.O zaman ben götüreyim seni.bir iki dakika bekle burada.Arabamın anahtarını alıp geleyim. “

“Teşekkür ederim ama buna gerek yok. “

“Lütfen bekle… Hemen geliyorum.”

Esma hem onunla, onun yanında olmak istiyor hem de gördüğü o manzaranın etkisinden bir türlü kurtulamıyordu… Oturduğu banktan kalktı bu düşünceler içinde… Sonra tekrar oturdu.

Derya, Selim’in kendisi ile alelacele vedalaşmasına bir mana verememiş ve gidiyormuş gibi yaparak Selim’İn Esma ‘nın peşinden koştuğunu, ellerini tuttuğunu..Ona nasıl baktığını izlemişti ağacın ardından…

“Demek önemli işin bu sümsük kız Selim…Ama olmaz…Bu çatının altında böyle şeyler olmaz. “diyerek soluğu Tuğrul Hoca’nın yanında almış ve Selim Arhan ile Esma Kozan arasında bir ilişki olduğunu…Öğrencilere kötü örnek olduklarını…Bu çatının altında bu tip şeylere izin verilmesinin doğru olmadığını...Sırf bu yüzden Selim’in asistanı olarak o kızı seçtiğini anlatarak zehirlemişti sanki Tuğrul Hoca’yı… Sessizce dinlemişti Tuğrul kadını..

“Siz… Siz… Acaba neden bana bunları anlatıyorsunuz “ diye sormuştu ardından.

“Bu çatı altında… Eğitim çatısı altında bu tip ilişkilerin yaşanmasını doğru bulmuyorum çünkü “demişti genç kadın ve “ Ben sizi uyardım hocam..Gerisi size kalmış..Ama sakın bu ikisinin size de zarar verebilecekleri ihtimalini göz ardı etmeyin.”

“Peki Derya…Söylediklerin...”

Selim’in içeri girmesi ile yarım kalmıştı Tuğrul’un cümlesi.

Derya ‘nın yanakları kıpkırmızı olmuştu beklemediği anda Selim’i karşısında görünce. Kalbi yerinden çıkacak gibiydi kızın.Ya Selim konuştuklarını duyduysa diye bir kurt içini kemirmeye başlamıştı bile çoktan...Tuğrul Hoca ile göz göze geldiler…

“Şey… Pardon.. .Ben anahtarlarını alacaktım arabamın çekmecemden…”

“Tabii Selim...” dedi Tuğrul…

Selim anahtarlarını aldı ve odadan çıkmak üzereyken “Selim bir dakika kalır mısın “ diyen sesi ile Tuğrul’un olduğu yerde kaldı genç adam.

“Derya bize izin verri misin? “

“Hocam müsaadenizle. “diyerek çıktı Derya odadan.

Soru soran gözlerle baktı Selim.

………..

Esma saatine baktı sıkıntı ile.

“Niye bekliyorum ki… Neden çekip gitmedim ki… Beni burada tutan şey de ne..Neden göz göre göre kalıyorum burada..Onun için bir değerim yok…Yanıldım …Erkekler hakkındaki düşüncelerimden bir anlık olsun vazgeçtim..Selim’i farklı sandım ama işte o da bir erkek ve aynı bana baktığı gibi bakıyordu gözleri Derya’ya…Uzanıp omzuna dokunuşu..Kızın kayıtsızca onun ellerini tutması…Bu ne rahatlık ..Eğer aralarında arkadaşlıktan öte bir şey olmasa…Derya o kadar rahat hareket edebilir miydi…”diye düşündü Esma.

…………………………….

“Lafı dolandırmayacağım Selim…”

“Sizi dinliyorum hocam.”

“Selim kulağıma hoş olmayan şeyler çalındı… Ben pek inanmadım gerçi…Söylentiden ibaret olduğunu düşünüyorum ama senden de duymak isterim...”

“Neyi hocam… Daha açık konuşun lütfen.”

“Asistanın ve Senin … “

Selim bu ithamla iliklerine kadar kızardığını hissetti.

“Ne söylüyorlar hocam.”

“Selim “diyerek ayağa kalktı Tuğrul.

“Ben inanmadım elbette… Ama el alemin ağzı torba değil ki büzesin…Özel hayatına karışacak değilim elbette… Ancak… Bilmeni istediğim şey…Ben bu çatı altında bu tip şeylere izin vermem… “

“Bu mesnetsiz ithamı kimden duyduğunuzu sormamda bir sakınca var mı hocam?”

“Bunu söyleyeceğimi düşünmüyorsun değil mi Selim? Hem bir kişi değil.Bir kaç kişiden geldi kulağıma...”

“Çok güzel… Çok güzel… “ dedi Selim gözleri yuvalarından fırıldı fırlayacak gibiydi.

“Size anlatılanlardan çok farklı benim yaşadıklarım…Biz arkadaşız…Böyle çirkin ithafların ortalıkta dolaşması…Çok çirkin…Burası nasıl bir yer..Hadi ben erkeğim..Ama o zavallı kız… Esma hakkında nasıl böyle çirkin ithamlarda bulunurlar..”

“Selim… Oğlum sakin o.l “ diyebildi Tuğrul. Beklemediği bir tepki ile karşılaşmıştı adam.

“Ben söylenenlere inanmadığımı söyledim zaten konuşmamam başlamadan önce…”

“Ama emin olamadınız değil mi.O zaman benden duyun hocam.. .Ben Esma’yı seviyorum ama onun bundan haberi bile yok daha...Çok ayıp…Çok çirkin şeyler bunlar…Tertemiz bir aşkı zedelemek için uydurulan, çirkin kılıflara sarmalanmaya çalışılan kirli ithamlar” diyerek odadan hızla çıktı Selim.

…………………..

Esma saatine baktı yeniden… Selim hemen geliyorum diyerek gitmişti ama neredeyse yirmi dakika geçmişti gidişinin üzerinden.

“Selim ‘i mi bekliyorsun? “

Başını kaldırdı kız.

Tüylerine kadar kamaştığını hissetti karşısında kızıl saçlı kadını görünce. Bu ne cüretti, hem ona neydi kimi beklediğinden.

“Niye sordunuz?”

“Çünkü Selim ile karşılaştık az önce yukarıda… Acele bir işi çıktığını ve onu beklememenizi size iletmemi istedi. “

“Ya “diye belli belirsiz mırıldandı Esma. Bunu bildirmek için bile gelmemişti yanına da bu yılan kadınla mı haber yollamıştı.

“Acele işin bu kızıl dilber mi Selim? “diye düşünmeden edemedi Esma.

“Hala ne bekliyorsunuz.Selim gelmeyecek dedim.”

“Beklerim ya da beklemem sizi ilgilendirmez “dedi Esma kızı yiyecekmiş gibi bakan gözleriyle.

“Eh siz beklersiniz…Ben elçiyim size ilettim… Ne de olsa elçiye zeval olmaz “diyerek arkasını döndü kadın ve kızıl saçlarını savurarak yok oldu .

Kırık gözlerle bakakaldı Esma kızıl saçlı kadının ardından.Yanaklarına süzülen göz yaşlarına aldırmadı bu kez.

“Hepsi aynı erkeklerin… Hepsi aynı..Hepsi bir çiçekle bahar olmayacağını düşünüyor…Bir iki belki üç dört kızı bir arada elinde tutuyor.Sonra da arkadaşlarına anlatarak eğleniyorlar belki de bizlerle…Ama hayır Selim Arhan ..Her kuşun eti yenmez…Ben başka kızlara benzemem. “diyerek hırsla dudağını ısırdı kız..

“Topunuzun canı cehenneme... ”diye düşünerek ayağa kalktı sonra… Daha fazla beklemeyecekti . Kararını vermişti…Gidecekti ve bir daha onu görmemek, onunla karşılaşmamak için elinden geleni yapacaktı.Kadınlık gururunu ayaklar altında çiğneyemezdi ne kadar çok severse sevsin buna izin vermezdi, veremezdi.Kalktı yerinden… Birkaç adım attı. Üniversitenin papatyalarla bezenmiş yolundan ilerledi ve tam kapısından çıkmak üzereyken kendisine seslenen o tanıdık sesle kaldı olduğu yerde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 747
Toplam yorum
: 1755
Toplam mesaj
: 225
Ort. okunma sayısı
: 762
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster