Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
99
 

Aşk sınırsız ve mükemmel bir akış

Aşk sınırsız ve mükemmel bir akış
 

AŞK SINIRSIZ VE MÜKEMMEL BİR AKIŞ


İnsanların ortak problemi en çok kendilerini sevmeleridir. Bu egolarının sürekli alma isteğinde olmasından kaynaklanan doğal bir sonuçtur. Tabii ki kişinin hep kendisini sevmesi gerçek sevgiden kaynaklanmaz. Kendini başkalarından daha değerli ve daha yukarıda görmek ona haz verir. Bundan aldığı hazzı sever. Kendine olan gerçek sevgi bu noktada imkansızdır zaten. Kişideki alma arzusu eksiklik hissiyatından gelir. Hep bir şeyleri kendinde eksik hisseder, kendisiyle barışık, ruhuyla bütün değildir. Bu yüzden alma arzusu kişiyi, kendinde hissettiği eksiklikleri saklama çabası yüzünden onu sürekli başkalarından daha iyi durumda görmekten zevk alır hale getirir. Böylece kişi kendini bununla avutmuş olacak ve kendini mutsuz hissetmesi için neden kalmayacaktır.
 
Böyle bir haldeyken, kişiye kendini seviyor nasıl denir ki? Gerçekte kişi bunları kendini sevdiği için değil, aslında bir türlü kendini gerçekten sevemediği için, kalbini gerçek sevgiye açamadığı için yaşar. Bu şekilde de hiçbir zaman başkalarını sevme koşuluna gelemez. İnsanlık tarihinde gelmiş geçmiş tüm öğretilerin en önemli ve ortak çıkış noktası buna dayanır: “Dostunu kendin gibi sev”, “Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma” vs. hepsi farklı ifadelerle aynı şeyi söyler bize.
 
Sorsan yaradılışa ve Yaradana inanan herkes O’na olan sevgisinden bahseder. Aslında bu da gerçek sevgi değildir, korkudan ötürü söylenmiş içi boş sözlerdir. Sanki O’nun bizi sevme şartı bizim O’nu sevmemizden geçermiş gibi. O bizi her halükârda sever, tıpkı çocuk anneyi sevmese bile, annenin yine de onu sevmesi gibi. Asıl sorun biz O’nu sevme koşuluna nasıl geleceğiz. O’nun yarattıklarını sevemeyen kişi O’nu nasıl sevebilir ki?
Yaradılış olmasaydı Yaradan bilinir miydi? O’nun yarattığı iyi ve kötü, her şeye hayranlık duymayan kişi O’nu sevmekten hatta sevginin kendisinden bahsedemez bile. Çünkü sevginin kendisi Yaradan, tüm yaradılış da bu aşkın alametleridir.
Kendini belli kişilerin ve şeylerin sevgisiyle sınırlayan, kalbini her şeye, tüm varoluşa açmayan kişinin sevgisi bir gün bitmeye mahkumdur. Çünkü bu kalpten değil, egodan gelen kısıtlı bir sevgidir. Bir yanılsamadır. Kişi, kendi duygularını tatmin eden kişileri sever. Tıpkı şöyledir, bu kişi bana haz veriyor, kimyamız uyuşuyor, bana iyi bir psikoloji veriyor, o yüzden onu seviyorum. Ya da bu ağacın rengi hoşuma gitti, çok sevdim gibi.
 
Aşk, kişilerle ve nesnelerle sınırlandığı zaman, gönülden özgürce akmasına izin verilmediği zaman ileride bir sorun olacağı ve son bulacağı kesindir. Çünkü aşkın kendisi limitsizdir, sonsuzluk ve mükemmelliktir. Hepimiz birer kanalız ve bu kanaldan sınırsız bir sevgi akıyor. Bu sınırsızca gelen şeyi sınırsızca akıtamazsak, engel koyarsak bir gün bize sorun yaratacak. Musluğu açıp suyu serbest bıraktığını düşün, eğer musluğun ağzını tıkarsan en son musluğu patlatırsın. Bunu kimsenin bir anda yapması beklenemez tabii ki. Bunun için kabımızı günden güne büyütmeliyiz. Sevgiyi önce ufak şeylerle hissederiz, kabımızın gönlümüzün büyüklüğü ölçüsünde. Önce en yakınlarımızdan başlar, bu dünyada hayatımıza giren herkes, her şey bizim bunu pratik etmemiz için bir fırsattır. Aile, arkadaşlar, sevgili, çocuk, eş, hayvanlar vs. Önemli olan kişinin kendini az ile sınırlandırmamasıdır. Gitgide kabımızı genişletmek için uğraşmalıyız ki bu sevgi akışı bir bardaktan bir göle, oradan da ırmak olup denize kavuşsun.
Gerçek aşk sahibi hiçbir şeyde kusur görmez, her şey de bir ahenk, bir güzellik görür. Hem kendinde hem kendi dışındaki her şey de. Gönül penceresinden baktığı herkeste kendini görür, nasıl onlarla aynı olduğunu, nasıl her şeyin mükemmel bir ahenk ve güzellik içinde olduğunu…
 
Ben ney’im?
 
Sordum sana, ben neyim?
Dedin ki, ben bir Ney’im,
İçimi dolduran hep Senin nefesin.
Senden aldığımı akıtmaksa görevim,
Doğru notaları bulmaya biçareyim.
Yardım et! Aşk ile divaneyim.
 
Çağla Meydan
 
Ab-ı Aşk
 
Aşk, pınar olur taşar gönül bağrında.
Sen’den akar, Sevgi Diyarına.
Hangi faninin gücü yeter onu kurutmaya?
Eğer Kalp yatıyorsa kaynağında.
 
 
Tanrı Kusurlu mu?
 
Neden şikâyet edersin,
Yaptıklarını beğenmezsin?
Hep kendinde bir hata,
Eserinde kusur ararsın.
Peki ya Tanrı da,
Kendinde mi hata arasın?
 
Çağla Meydan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

öncelikle paylaşım için teşekkürler... evet Tüm sınırsızlığına ve mükemmelliğine rağmen korku ve yasakla büyüyen toplumlarda cinselliğe olduğu gibi maalesef aşka da sınır koyuyoruz. doğru mu tabi ki de yanlış ama galiba sınırsızlığın sınırlarını zorlamaktan hoşlanıyoruz.

İlhan Aşıcı 
 02.01.2017 9:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 214
Kayıt tarihi
: 29.12.16
 
 

Amerika'da finans yönetimi üstüne master eğitimimi tamamlayıp finans ve muhasebe sektöründe, 9 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster