Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '06

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
705
 

Aşk tüm eğitimleri reddeder

Aşk tüm eğitimleri reddeder
 

Aşk bütün eğitimleri ret eder. İşte böyle bir şeydi aklımda kalan. Sonra gamzeli aşıklar evlendiler, yani Tuna Kiremitçi ve İclal Aydın. Allah mesut etsin. Peki birinci cümle ile bunun irtibatı ne? Her irtibatsızlıkta bir hikmet arayan topluma hediyemdir. Uğur Dündar da falcıya gitmiş. İki olayın hiç mi hiç irtibatı yok. Peki nedendir böylesine ısrar etmek, eğitim, aşk, Tuna, İclal, Uğur irtibatsızlığı ile. Bence hayatın gustosu bu irtibatsızlıklarda yatıyor. Nerede irtibat varsa teller kısa devre yapıyor. Her zaman derim teller çıplaksa birbirine değmeyecek, kısa devre fena yakıyor beyni.

Mesela Cumhurbaşkanlığı seçimi, türban ve laiklik irtibatı tümüyle çıplak tellerin birbirine değmesi gibi. Cosss yanarsın.

Yimpaş, namaza durma, medyayı suçlama irtibatı, yine aynı durum, çıplak teller kısa devre. Bazı sinirli Vezirlerin veryansın etmeleri devrelerin karışmasından mıdır?

Ama irtibatsız şeylere bakın, hiç teller birbirine dokunmaz, çıplak da olsa. Hülya Avşar, erkek fantezileri, TRT deki donuk yarışma, ne yazar, ne çizer ama keyif verir dedikodusu. Buna bir de Hakan Şükür’ün köpeğini ekleyin.

Şimdi aşkın eğitimleri boşa çıkardığını anlatalım. Aşk da aslında irtibattır, çıplak tellerin birbirine değmesidir, kafayı sıyırtır, dişlileri dağıtır. Göz görmez, kulak duymaz, devreler karışınca yanık kokuları sarar etrafı. Eğitimin ne olursa olsun, ve dünyada bulunduğun süre, devreler yandı mı statü, durum her bir şey okka altına gider. Peki bu kısa devre engellenebilir mi?

Buradaki cevabımız şudur, evet, evet, evet, engellenebilir. Sigorta ile engellenir, sigortayı attıracak mekanizmalarınız olacak.

Peki burada bir süre duralım ve düşünelim. Konuyu aşk ve sigortalar yönüne mi çevirelim, yoksa çıplak teller nelerdir, birbirine dokununca ne olur yönüne mi çevirelim.

Sokaktaki vatandaşın burnuna mikrofonumuz dayadık ve sorduk
- Ey vatandaş, ne deyyon?
- Ağabey ne deyim ben, aşk para mara istiyor, ben işsizim, tanıdığın varsa bana iş bul
- İşin olsa ne derdin vatandaş?
- Ne deycem ağabey, de ki aşık olduk, maaş yaz ortasında bir kalıp buz gibi

Ahha dedik gülen bir vatandaş var, onun yanına seğirttik sorduk
- Ey vatandaş ne deyyon?
- Başbakana Cumhurluk yakışır ağabey, fırça yemekten kurtuluruz
- Sen kimsin?
- Fındık üreticisi, parasını Yimpaşa kaptırmış dindarım ben

Genç bir kız var orada ona soralım.- Kız sen İstanbul’un neresindensin?
- Valla kardeşim aşk karın doyurmuyor, doyursa da araba, elbise almıyor, ee yani hem aşk, hem her şey arıyoruz di mi yaa, hem şimdiki oğlanlar sevmeyi bile bilmiyor

Genç oğlana yanaşıyoruz, otobüs bekleyen
- Naber nassın?
- Nerede ağabey öööle tahammüllü kızlar, hayat kısa etme tasa diyorlar, hele biraz okumuş ve akıllıysalar biz onları taşıyamayız abi, en iyisi bizim takım şampiyon olsun, ufakta boğaza takılalım yeter di mi yaa ne aşkı ağabey okul bitmedi daaa

Son model jipli fıstık kıza yanaştık
- Ne güzel bu jip?
- Babam sağolsun, oğlan da zengin olsun ki di mi yaaa, Gandi kim mi, blucin markası sahibi mi, hıı anladım yeni açılan barın adı, çav

Oğlanın arabası pek hoş, konuşalım bakalım;- Hızlı kaçıyor mu bu?
- İkiyüz kırk elli ağabey, kızın aklı uçuyor, biz de ona bittabi, sonra geceleri yarış, evlenip nolcek hepsi peşimde, TBMM neyin mi kısaltılmışı, sanırım, yav boş ver bilmiyorum, cumhurbaşkanı mı o kim?

Sayın vekile soralım- Sayın vekilim...
- Evet efendim bu balyoz kutsal emanettir, sayın başbakanımızı kurtarmıştır, Türkiye’yi gezdireceğim
- Sayın vekilim..
- Tabii ki Türkiye hür bir ülkedir, isteyen istediğine parasını kaptırabilir, verirken bize mi sordular
- Ama vekilim..

Ne yapalım şimdi, konuya nasıl devam edelim, aşk, eğitim, irtibat kısa devre derken efendim, nerelere geldik.

Aşk tüm eğitimleri ret eder. Etsin bakalım, etsin ne güzel, hiç olmazsa bahanesi olur aşıkın, bir derse “ulan okumuş yazmış, kocaman adama bak, gitmiş aşık olmuş” gitmeden aşık olunabilir ama o gitmiş aşık olmuş ne yapalım, biz de seyredelim bakalım. Kime aşık olmuş, niye aşık olmuş, aşık olunca onur gurur hepsi hoop uçmuş mu? Eğitimleri geri mi alınmış, rütbesi mi indirilmiş? Aşk eğitimle irtibatlıysa tabii ki kısa devre olur, irtibatsız ise işe yaramaz. İrtibat şöyle, aşık üniversite mezunu ise sevdiğini öldürmez, değilse öldürür? Bu laf tam dam üstünde saksağan vur beline kazmayı oldu, aşıksanız bu laf şöyle oluyor, sak üstünde damdağan kaz beline vurmayı.

Bakalım önümüzdeki günlerde kimler kandıracak ve dolandıracak bu ülkeyi, seyredelim, çok hoş olmasa da komik oluyor. Adam kandırıp dolandırıp namaza duruyor, en vahimi de bu. Bu adamların arkasında şaplağı yapıştırıp çıkarmak lazım ama cemaat ya saygılı ya da parasını alacağından umutlu.

Salaklığın ilacı var mı, dolandırılmaya karşı sigorta var mı? Fehmi Koru niye parasını kaptırmış. Tüm dünyada faiz çalışırken, faizsiz kazanç verecem diyene inanana ne denir? Geçmiş olsun denir.

Bir türlü aşk ve eğitim irtibatını kurup devreleri karıştıramadık, ama konu önemli, ve laf doğru.

AB yine demiş ki, limanları açın, peki biz imzalarken limanları açma sözü vermiş miyiz, vermiş de açmıyorsak ayıp, vermemişiz de istiyorlarsa yuh Avrupa’ya bak ne sevdalar, neler verdiriyor da insana haberimiz olmuyor. Biz Avrupa insanının kazandığı hakları kendimiz halkımıza verirmişiz, onu diyorlar sayın yöneticiler, hadi verin elinizi tutan mı var, Kıbrıs’ı vermeden bu ülkeye adam gibi yaşama şansı verin, kim engelliyor? Ben diyorum bu aşk da kısa devre yaptırıyor.

Bak Erbakan kırk yıl önce ortak pazar denilen AB ye karşıydı, onlar ortak biz pazar olacağız dedi, adama kızdık, rahmetli Ecevit başvuruyu zamanında yapmadı biz geciktik diye adama kızdık, şimdikiler görüşme başlasın diye nelerin altına imza attılar fatih gibi karşıladık. Hadi maçası sıkan varsa şimdi vazgeçtik çıkıyoruz desin, valla desin billa desin, bak o zaman Avrupa nasıl peşimizden koşuyor. Ama nerede öyle biri.

Bu aşk kısa devre dedim de inanmadınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

telleri birbirine değdirecek bir yol bulunacak kesin. zira hepimiz bilgisayar başında oturuyor olunca gönül tellerimizi kim titretecek:))

Başak ALTIN 
 11.12.2006 0:11
Cevap :
bilgisayar sanal, o nednle teller de sanal, tütreşimler hayal, o nednle tireşim kalmadı, teller değimiyor artık birbirine  11.12.2006 22:52
 

Kimya ve biyoloji kektir de fiziğe ısınamamıştım. Devreler böyle anlatılsaydı bir fizikçi de ben çıkardım. Kurgunuz müthiş olmuş Sayın Üstad. O soğuk çıplak tellere artık başka gözle bakacağım daha doğrusu her olaya şimdi iki tel soksak araya.. sonuca göre de formülü bulalım diye bir süre kafa yorarım ben. Esprinin altındaki gerçekler çok çarpıcı. Büyük bir keyif aldım. Gözüm üzerinizde artık. Okuduklarıma geri bildirimde bulunmak gibi bir takıntım var affınıza sığınarak, emeğe saygım vardır, üstelik böylesine yazılara.. Hayat felsefeniz de özgün. Görüşeceğiz. Saygılarımla. Not:1. İlk defa bir galerinin resimleri dikkatimi çekti ve gözümü alamadım. 2: Şiir kitabınızı not ettim.

Uçan Kartal 
 09.12.2006 14:42
Cevap :
ne güzel sizin gibi bir okur, bir insan ve bir gözlemci ile bu sanal alemde karşılaşmak, merhaba, merhaba, merhaba bakın irtibatsızlık ne güzel teller birbirine değimiyor:)))  09.12.2006 19:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 283
Toplam yorum
: 710
Toplam mesaj
: 93
Ort. okunma sayısı
: 1284
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster