Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
694
 

Aşk var mı?

Aramak; Kaybettiğiniz ya da aslında hiç sahip olmadığınız bir şeyi bulmaya çalışma eylemi. Cüzdanını aramak, telefonla aramak, aşkı aramak v.b. Yani bulmaya çalışma eylemi, biz bunun üzerinde duralım...

Hepimiz küçük bir çocuktuk güneşin altında oyunlar oynuyorduk. Ağabey ve ablalarımızın süslenip sokağa çıkmalarına anlam veremiyorduk. Temiz elbiselerle oyun oynanmazdı ki, bu nasıl bir işti böyle. Halbuki, bizim ciddiyetle oynadığımız evcilik oyununu büyükler icat etmişti onlar daha da ciddi oynuyorlardı ve hatta biz de o oyunun birer parçalarıydık. Ne arıyorlardı bilmiyorduk. Bizim o zamanlar aradığımız sadece kaybolan oyuncaklarımızdı. Ne kadar güzeldi.

Büyüdük, oyunlarımız ciddiydi artık. İşyerinde çalışma oyunu, karşı cinsle de aşk oyunları oynuyorduk. Oyunlar kırıcıydı. Gerçek dünyada hiçbirşey hazır verilmiyordu yemek için paraya, para için işe ihtiyaç vardı. Çok çalışıyorduk, masumiyetimizi yitireli yıllar olmuştu. İçimizde yaşattığımız dünyada ise, umutlarımız vardı ve bir şeylere inanmak istiyorduk. İnsanoğluyduk, zayıftık ve hamurumuza sevgi katılmıştı. İnanmak için yaratılmıştık, Aşk bunun için bir umuttu. Peki var mıydı? Yine de aramalıydık.

Duyduğumuz masallar hep imkansız aşktan bahsediyordu. Kerem Aslı’sını, Dante Beatrice’ini bulabilmişmiydi. Eğer bulabilmiş olsalardı okuduğumuz kitaplarda adları geçebilirmiydi? peki, ya imkansız olan nasıl sevilebilirdi?

Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki; bir bütün olarak içimize sığmaz. Sevdiğimiz insana doğru karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey; kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür.

Bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebi ise, kendimizden çıktığını fark edemeyişimizdir. Marcel PROUST

Aşk; inanmak istediğimiz olmayan, tüm insanlığın varolduğuna inanmak istediği en büyük yalandır.

Aşk; İki insanın bir düşünme, bir hareket etme, bir olma, boşuna çabasıdır. Çünkü insan, yalnız doğduğu gibi yalnız yaşar ve yalnız da ölür. Ve bu yüzden, insan kaderi özgürlüğe, yalnızlığa (sadece aramaya) mahkumdur. Üzgünüm...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu aralar görememeniz bulamamanız normal.İnsanlar dünyayı kirlettikleri gibi aşkı da zehirlediler o da küstü gitti kuşlar diyarına kendiyle başbaşa kalmaya...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 09.07.2010 14:53
 

Saygı duyuyorum sayın yazarım.. Ama ben farklı düşünüyorum; bence aşk var.. Sonunda vuslat olur, ya da olmaz.. Mutluluk olur ya da olmaz.. Hatta tek taraflı da olabilir.. Ama AŞK var, inanıyorum.. Sevgilerimle ..

Mor Okyanus 
 09.07.2010 0:08
Cevap :
Var olduğuna inanmanıza sevindim keşke ben de inanabilseydim. Gerçi küçükken inanırdım ama o zamanların üzerinden bin yıl geçmiş gibi. İnanarak kalmanızı dilerim  20.07.2010 10:05
 

en keskın noktasıydı sanki yazının , cok dogru tespitler ve güzel bir yazı ...

violett 
 08.07.2010 21:06
 

Bu blogunuzu, aşkta gördüğünüz ihanetin ardından yazdığınızı düşünüyorum. Karşılıklı, sevgi, saygı ve sadakat olunca, AŞK GÜZELDİR. Aşk, katışıksız ve beklentisiz olunca AŞKTIR. Bundan ötesi neye benzerse, odur...Selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 08.07.2010 19:42
Cevap :
İhanet bir bilmecedir demişti Atilla İlhan. İhanet eden bunu başka bir aşk için yapıyorsa var olduğuna yine de inanırdım:)  20.07.2010 10:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 647
Kayıt tarihi
: 26.12.08
 
 

1970 İstanbul doğumluyum, Ege Üniversitesi İstatistik bölümü mezunuyum. İstanbul da yaşıyorum ve şu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster