Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
20042
 

aşk ve aşka âşık olmak üzerine...

aşk ve aşka âşık olmak üzerine...
 

“Aşka âşık olmak.."

İlk cümleyi okuyanlar, felsefi ya da derin anlamı olan ciddi bir yazıyla karşılaştıklarını sanabilirler…

Pardon!.

Gerçi resimden de anlaşılacaktır ya, hiç o havada değilim, bu yüzden hemen lâfa gireyim…

“Var ya, biz akıllanmayız arkadaş!”

Akıllanmayız” dedim ya; aman yanlış anlaşılmasın!

Hayatının merkezini aşka adamış, hani şu hangi yaşta olursa olsun her daim âşık olan, aşk acısıyla kıvrım kıvrım kıvranan, hani bir manâda aşka âşık hemcinslerime sesleniyorum:

"Onca hayırsızlığına, dengesizliğine, iktidarsızlığına rağmen, gönül verdikleri adamı kaybetmeyi göze alamayanlarımıza bir bakın hele!

Sevdiği erkek tarafından ihanete uğradığı, dövülüp, sövülüp hor görüldüğü halde, hastalıklı bir biçimde o erkeklere kul-köle olanlarımıza bakın!

75 Yaşındaki annemin, 80 ine yakın babamdan hâlâ, sık sık, iltifat, ilgi ve sevgi sözcükleri beklemesine ve bulamayınca kahırlanışına bir bakın!

Ya 57 yaşındaki can dostumun, yıllar önce yitirdiği sevgilisi ve o imkânsız aşkı için halen dökmekte olduğu gözyaşlarını nasıl yorumlamalı?

Pekiyi, kısa bir süreliğine hayatına değip geçen o adamı, yıllardır yüreğinden çıkaramayan ve bir gün ona kavuşma düşüyle yaşayan şu aptal âşığa ne buyurulur?

Ve sahip olmanın dayanılmaz rahatlığıyla yitirilen “aşk” duygusunun yürekte açtığı korkunç boşluğu bir türlü dolduramayan ben ve benim gibilere ne demeli?"

Yok yok, biz gerçekten akıllanmayız!

 “Aşk başa gelince, akıl firar eder”miş ya, biz hep âşık, aklımız hep ondan firar zaar..

Hey biz, (bence) aşka âşık kadınlar!

Baksanıza âşık olmayınca, arzuyu, ihtirası bir tarafa bırakıyor, zaten işlevi gitgide yavaşlamakta olan hormonlarımızı külliyen derdest edip kuytulara nasıl da terkediveriyoruz...

Baksanıza halâ o sonsuza dek sürecek  aşkları nasıl da umutla bekliyoruz.,..

Baksanıza, halâ kalbimizi yerinden oynatacak, eli elimize, dudağı dudağımıza değince ruhumuzu teslim edeceğimiz o müthiş adamları nasıl bekliyor, onların hayalleriyle nasıl da avunuyoruz... 

Sanki hastalık gibi, aşk hastalığı gibi bir şey bu.

"Artık bu hastalığa bir şeyler yapılsa" derim...

Bunun bir tedavisi olsa, bir ilâcı çıksa yahu!

Baktık durum vahim, baktık aşksızlık duygusu yalnızlık kadar ağır ve katlanılmaz olmaya başladı, günde 2-3 doz alıp savuşturuversek yüreğimize yerleşen illeti, ne iyi olur değil mi ya?

Yoksa , iş işten geçmeden, henüz vakit varken(!) hani onların yaptığı gibi(!) aşkın-sevdanın değil hormonlarımızın peşine takılmayı öğrensek mi acaba?

Yok yok, ıııhhhh!..Boşverin onu bunu da;

Doğru zamanda, doğru mekânda ve doğru adamlarla kesişse yollarımız ve sonsuza kadar sevsek, sevilsek;

"Varsın hastalık gibi olsun!" hep âşık olsak, hep âşık kalsak ne güzel olur be yaaaaa!... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşka aşık olanlar hobi bence. İnsanların başka hobilere, kendini geliştirmeye, arkadaşlara ihtiyaçları var.Kendilerine yetemiyor.Yanlız kalma korkusu bağımlık yaratıyor, ölüm korkusuyla eşdeğer. Sadece kadınlar değil erkeklerde aşka aşık. Aşık olmasalarda olurmuş gibiler. Okuldayken sevgilisi olan kız arkadaşlarımı haftalarca ortalıkta göremezdim.Anlardik ki sevgili yapmış. Takii ee yarın nereye gidiyoruz diyene kadar. Sonra ah vah vaktimi çaldılar falan taa ki yeni bir sevgili bulana kadar. Ama erkek arkdaşlar için hep vakit var.:) Hep derim kadın milleti aptaldır herkese aşık olabilir. Yeterki iyi olsun erkeği. Ama saf değildir.Aptal gibi gözükmenin ardında bi çıkarı vardır. Çıkarı olmayanlar, kendine yetenler, güvenenler aşkada aşık olmuyor. Aşık olanlarda 70'indede eşine seviyorum diyor. Kaleminize sağlık, sevgiler. dENiz.

camgobegi 
 12.04.2012 0:18
Cevap :
Merhaba Sevgili Deniz, Siz benim aşkla, aşka aşık olan kadınlarla ti geçtiğime bakmayın, bu konuda en başta kendim nümûneliğim...Gerçek şu ki; Aşksız bir hayatın, sıradanlığına ve anlamsızlığına inanırım...Hani abartılı yaşıyoruz ya aşkı, hani aşk için kendimizi heba ediyoruz ya sık sık; işte ona kızıyorum...Diğer taraftan, aşka verilen önem, kendine yetmekle ya da kendine güvenmekle ne kadar ilintili, doğrusu bu açıdan hiç düşünmedim...İnandığım o ki; her mihnetine karşın aşk güzel şey...:) Yorumunuz için çok teşekkür ederim...Herşey gönlünüzce...   13.04.2012 1:30
 

Elinize sağlık müthiş bir özeleştri hemcinsleriniz için. Aslında görebilen için uzaklara gitmeye gerek çevrenizdeki bir kaç kişi bile yetmiş örnek göstermeye.. Yani bu kadar klasikleşmiş. Bilemiyorum bence kalp sadece bir pompadır kan pompalamaya yarayan. Aslında aşkı da beynimizde yaşarız. Yönlendirmeyi de, sevmeyi de yapan gene bizleriz.. öyle eros'un oku felan yok. Ama insanlar bahenelerle kendilerini avutmaya alışmışlar. Hata yaptıklarında şeytan suçludur.. Aşk acısı çekince kalp suçludur..

Körebe 
 04.04.2012 9:28
Cevap :
Merhaba, yorumunuz ve aşka dair tesbitleriniz çok hoş...Sayfama uğradığınız için teşekkür ederim...Ve haklısınız, ne diyebilirim..:)  05.04.2012 18:39
 

ne güzel bir yazı..daha önce niye fark etmemişim ki...Çok ayıp etmişim..Okurken,"aşk aklın firarı.." diye geçti aklımdan. Siz de aynı cümleyi yazmışsınız,Fatma Hanım.Ah pek sevindim.Bende ki "aşk" halini satırlarda okuyunca..Bi kere aşkı,gerçek anlamıyla tattıysanız; "e bi kere yaşadım ya yine yaşarım " hissini kovamıyorsunuz.Bir yanınız,görüp göreceğin en "aşk hali" yaşamış olduğundu " diyor. Diğer yanınız,ıslarla umutlu! Hem zaten uzmanlar aşkın hastalık olduğunu kanıtladı.Öldürmeyen cinsinden:)))Sevgilerimle.

Didem KANDEMİR 
 02.04.2012 13:32
Cevap :
:)) Teşekkür ederim Didem Hanım...Ne demek "ayıp etmişim"estağfurullah!...Bizim gibi aşka aşık kadınlar birbirimize benziyoruz işte..:)) Ne diyelim: Biz müstehakız, " İnŞŞallah bu aşk melâneti üstümüzden hiç eksik olmaaaZ!... Amiiiiiiiiiin!..:)) Aşkla kalın...Sevgiler...   02.04.2012 21:04
 

Olaya çok mekanik yaklaşmak kınanabilir belki.. ama gerçek şu: "her şey, kişinin salgıladığı hormonların eseridir". Tabi "acele hormon salgılatacak biri gerekli" demek de mümkün. Ama insan, çağındaysa, çoğu zaman bir uyaran obje olmadan da salgılar salgılayacağını. En iyisi "hevesini, aşk sanmamak"... (her halde bu resim, her türlü hormonun hakkından gelmeye yeter, hadi bakalım kolaysa bir daha teröristlik yapsınlar da göreyim)

Ahmets 
 19.03.2012 15:38
Cevap :
Hadi bakalım..:) Bu ilginç yorum için teşekkürler Sayın Ahmets...  22.03.2012 20:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1483
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Bol bol okurum, blog yazarım, şiir yazarım. Yazdıkça ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster