Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
895
 

Aşk ve Cam Kırıkları

Aşk ve Cam Kırıkları
 

Bazen bir film seyredersiniz, aradan yıllar geçince filmin konusuna dair hiçbir şey kalmaz aklınızda. Ancak; filmde öyle replikler vardır ki, unutmak bir yana, size sürekli o repliği hatırlatan sahneler gelir gözünüzün önüne. Son günlerde yağmur dinmek bilmeden yağmaya başlayınca ve yağmurda koşa koşa evlerine giden adamları görünce Yağmurla Gelen Adam filmi gelir oldu aklıma...

70'li yılların başında seyretmiştim Yağmurla Gelen Adam filmini. Hollywood'un cool aktörlerinden Charles Bronson'un başrolde oynadığı bir filmdi. Filmin konusu - az önce de yazdığım gibi - bende hiç iz bırakmamış nedense. Oysa seyrettiğim filmlerdeki detayları yıllar geçse bile unutmam. Bu filme dair bende iz bırakansa sadece aşka dair replikler olmuş...

Charles Bronson filmde cebinden ara ara cevizler çıkarıp pencerenin camlarına atıyordu. Sonra yere eğilip kırılan cevizi alıyor ve ayıklayıp yiyordu. Başrol oyuncusu kadın (Marlene Jobert) ise bu olaya bir anlam veremeden bakıyordu. Sonunda dayanamayıp sordu Bronson'a; cevizleri neden camlara attığını ve neden camların değil de cevizlerin kırıldığını. Bronson ise şöyle cevapladı kadının sorusunu; Eğer aşık değilsem cevizi cama attığımda cam yerine ceviz kırılır. Yıllardır ceviz içi yiyorum bu yüzden. Birgün cevizi attığımda cam kırılırsa aşık olduğumu anlayacağım...

Filmin sonlarına doğru Bronson gene cama fırlattı cebinden çıkardığı cevizi, bu kez cam kırıldı. Kendisine neden camın değil cevizin kırıldığını soran kadına aşık olmuştu çünkü...

Keşke aşkımızdan ve diğer duygularımızdan emin olabilmek için böylesine kolay bir yöntemimiz olsaydı. Kimi zaman hayranlığı, hoşlanmayı aşkla karıştırır ya insan? Keşke adını koyamadığımız her duygu için cebimizden bir ceviz çıkarıp fırlatabilseydik camlara. Böylece hem kendimiz emin olurduk aşkımızdan, hem de aşık olduğumuz insan görürdü gözleriyle; aşkımızın ispatı olan cam kırıklarını. Düşünsenize neler olurdu o zaman; biz de aşkımızdan şüpheye düşmezdik, sevdiğimiz de. Ve bu işe en çok camcılar sevinirdi kuşkusuz.

Karakış son marifetlerini sergiliyor olsa da baharın eli kulağında. Bahar güneşinin vurduğu yollarda ışıldayan kırık cam parçaları görürsem Yağmurla Gelen Adam filmindeki o unutamadığım replik gelecek gene aklıma, gülümseyeceğim, ispatlanmış bütün aşklara...

Not; Yağmurla Gelen Adam filmi, yazar Sébastien Japrisot’un romanından uyarlanmıştır ve En İyi Yabancı film dalında Altın Küre kazanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yapılan teste bayıldım:) Bu filmi izlememiştim, sizde de neler var Tülin Hanım, çok şanslıyız bu anlamda:) Güzeldi, yağmurlu bir hava da gayet güzeldi hemde:)Sevgiler.

mea culpa 
 02.04.2011 14:01
Cevap :
Ben de bayılmıştım:) O yüzden unutamadım ya bu filmi. Neredeyse her filmden bana kalan bu tür çarpıcı cümleler vardır. Ara ara yazarım:) Hımmm, bugün de yağmur vardı, yarın da var:) Sevgiler...  03.04.2011 23:01
 

Yazınızı bugün okumak nasip oldu. Çok keyifli bir paylaşım. Bloglarınızı sizin de mümkün olduğunca takip etmeye başlayacağım müsadenizle. Sevgilerimi gönderiyorum.

YEŞİM BUYURGAN 
 18.03.2011 10:34
Cevap :
Yeşim hanım, çok çok özür diliyorum, her nasılsa yorumunuza cevap yazmamışım, yeni farkettim...Ben de sizin bloglarınızı takip ediyorum. Başarınızı kutluyorum ayrıca:) Sevgilerimle...  03.04.2011 22:59
 

Okuyunca hatırladım o son sahneyi ve repliği...Duygularından emin olmak için ilginç bir yaklaşım doğrusu da, cevizler ve camlar kırılmadan ama illa ki yüreğin sesine kulak vererek o işi çözümlemek en güzeli...:)) Çok hoş bir yazı olmuş Tülinciğim...Sevgilerimle...

fatma iyibilgin 
 17.03.2011 22:49
Cevap :
Ah keşke yürek her zaman doğruyu söyleyebilse:) Bazen hoşlandığı birine aşık olduğumuzu sanıyoruz ne yazık ki. Cevizin yanında bir de fındık kırmak var ki, o konuyu hiç açmayayım:) Sevgilerimle...  18.03.2011 8:37
 

Yazınızı gülümseyerek okudum... Artık kırık cam gördüğüm her zaman "ispatlanmış aşkları" hatırlayacağım kesin!... Hem böylece cam kırığının olumsuz imajı da yerle bir oldu; hani "kalbe batar" derlerdi ya... Bir de bizde "ceviz kırılınca" olan olur, burada cevizi kıran içini yemekle yetiniyor... Yani o kanı da değişebilir... İzlenilen her film, okunan her kitap, yazı, nasıl da farklı bakış açıları sağlıyor değil mi?... Hele bir de güzel kotarılmışsa... Saygılar!...

Tuğba Şardan 
 12.03.2011 2:08
Cevap :
Moral verdiniz güzel sözlerinizle:) Fındık kırmak da var tabii bu arada:) Ne hoş deyişlerimiz var, değil mi? Okuduğumuz, seyrettiğimiz her ne varsa, bize çok şeyler eklediği kesin. Film kareleri beni çok etkiler gerçekten. Sevgilerimle...  14.03.2011 23:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2080
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster