Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
1931
 

Aşk

Aşk
 

Bir aşkın peşinden giderken hiç bir şey düşünmeyiz.. Beynimizde, yüreğimizde sadece aşk vardır. Tek ihtiyacımızın aşk olduğunu zannederiz.. Ruhumuzun en yalın haliyle, içten, pazarlıksız, tüm masumiyetimizle teslim oluruz aşka: Evleniriz!

İlk başlarda her şey toz pembedir.

Sonra, pembe boyanın altından siyah sıvalar dökülmeye başlar! Giderek gerçeklerle yüzleşmeye başlarız. Büyü bozulmuştur ve önümüzde iki seçim vardır: Ya döner gideriz ya da kalır devam ederiz.

Geriye dönmeyi tercih ettiğimizde, giderken geride bıraktığımız birçok şey artık yoktur.Bu yüzden yitirdiklerimizi yerine koymak hayli zaman alır. En zoru da yüreğimizin parçalarını toplamaktır!

İnsanoğlu yüreğinin sesini dinlediğinde hep mi pişman olur?

Olmaz elbet!

Kalmaya karar verdiğimizde aşk bitmiştir ama evlilik devam eder. Devam eden bir şey daha vardır: Sevgi! Birlikte olmaktan, bir şeyleri paylaşmaktan doğan sevgi. Bazen farkında bile olmadığımız ama içimizde bir yerlerde saklı duran arkadaşlık, dostluk, bağlılık, sorumluluk gibi bir takım sözcüklerin ardına bilinçli ya da bilinçsiz olarak sakladığımız sevgi. Bu sevgi içimizde yaşadıkça evlilikler de devam eder. Hatta bazen şaşırtan derecede mutlu bir şekilde...

Tabii ki bir ömür süren aşklar da vardır. Her evlilik aşkı öldürmez! Ama bu tür evlilikler istisnadır ve kaideyi bozmaz.

Bir gün biteceğini bile bile ve hiç hesapsız peşinden gitmek "Neden?" diye sorsam...

Yüreğimizin götürdüğü yerde bizi çoğu kez pişmanlık bekliyorsa, neden yüreğinin sesini dinle deriz? Nice Anna Karenina'lar, Madam Bovary'ler, Bihter'ler bu ses yüzünden kendilerini ölümün kucağına atmışken...

"Aşk, felaketlerden ders almaz!" der Mevlana ve hep haklı çıkar. Çünkü "Biz aleme bir yar için ah etmeye" gelmişizdir. Ve insanoğlu bunu bir amentü olarak kabul eder.

Etmeyene aşk olsun!

PS: Kısa bir tatil arası...

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Felsefe kategorisinde bir yazınız var mı diye baktım ama "aşk olsun" yazmamışsınız:((( Bu blogunuza gelince neyin daha önemli olduğuna karar veremedim; aşk'ın kaybetmesi mi yoksa aklın kazanması mı? Yine de ne mutlu aşkı sevgiye dönüştürebilenlere diyorum. Benim kişisel felsefemi merak edecek olursanız, ortak noktalar tükendiğinde ne aşk kalır ne de sevgi derim. Sevgiyle kalın:)

Matilla 
 22.02.2018 18:58
Cevap :
Her işi erbabı yapmalı bence. Felsefe ilgi alanıma girer, sever ve okurum. Oysa yazmak başka bir şey. Ben haddimi bilirim. Sorunuza gelince,aşkın yenilgisi ya da aklın zaferi? Bu uzun bir tartışma konusu bence.Zira her yenilgi bir zaferle sonuçlanmayabilir...Ama son satırlarınıza katıldığımı belirtmek isterim.Esenlikle.   23.02.2018 0:02
 

Güzel basarılı??

Narsist Bayan 
 17.11.2015 22:16
Cevap :
Teşekkürler Merve Hanım.  18.11.2015 15:13
 

Aşkı tartışmamak gerekir. Aşk yaşanmalı... Selamlar...

Mesut KARİP 
 09.08.2010 17:43
Cevap :
Bakın bu çok doğru. Buradan editörlere duyurulur! Paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Selamlar.  18.08.2010 0:10
 

Duyguların tetiklediği salgı bezlerinin kimyası sardımı bedeni, akıl ne kadar da aciz kalır savunmasında. İşgal edilen beden, kör döğüşçüsü kesilir tüm pembeliklerin, havai maviliklerin... Her şeyi solacağı bilinir de, yine de kimse toz kondurmaz kendi renklerine... ve bu solgunluğu ilk farkeden de yine kendisi olur.. diğerleri inadına, renklerin parlak olduğunu söylerken...

Ahmets 
 09.08.2010 14:47
Cevap :
Aşk böyle bir şey işte! Bu güzel yorum için başka ne diyebilirim ki? Çok teşekkürler, selamlar.  18.08.2010 0:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 218
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2061
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster