Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
416
 

Aşk

Aşk
 

funda's


İnsanın hem en güçlü, hem de en zayıf olduğu ilişkidir aşk... Çünkü çırılçıplak yaşanır; ruh, beden ve duygular çıplaktır... Teklifsiz, beklentisiz ve çıkarsız yaşanır. Aşk, iki kişilik bir ilişkidir; duyguların, duyuların, beynin, bedeninin etkileşimidir.
 
Birtek “İki bedenin birarada olmaması/olamaması’” durumu aşk’ın varlığını ortadan kaldırmaz;ancak duyguların, duyuların ve beynin karşılıklı ilişkisinin veya etkileşiminin olmadığı yerde aşk’ın varlığından söz edilemez. Tabikii aşka dair her çeşit tanımlama, kendi öznelliğini de içinde barındırır.”Aşk bir ilişkidir, iki kişininin hislerinin karşılıklı olduğu bir ilişkidir.’’ demek,aşk nedir sorusuna verilebilecek bir cevap olsa da,elbette bu tanımlama tek başına yeterli bir açıklama değildir. Burada şu sorulara cevap vermek gerekir. Aşk neden bir ilişkidir? Ya da bir kişinin etken, diğerinin edilgen olduğu bir durumda aşk’tan söz edilemez mi? Bir erkek bir kadına ya da bir kadın bir erkeğe, tek taraflı duygular besleyemez mi? Öncelikle son sorudan başlayalım. Elbette bir kadın bir erkeğe, bir erkek bir kadına karşılığı olmayan hisler besleyebilir; ancak bunun adı aşk değildir. Karşılıksız duyguların çeşitleri vardır. Örneğin, bir genç kızın bir pop sanatçısına olan hayranlığı. Bu, masumane-platonik bir ilgi ve hoşlanmadır. Genellikle geçici bir hevestir. Kişilerin genellikle kendini arama çağında-ergenlik ve buluğ çağında-yaşadığı bir durumdur. Adına platonik aşk denilen duruma, platonik saplantılı bilinç hali de diyebiliriz. Karşılıklı etkileşimin varolmadığı bir durumu aşk diye nitelendirmenin, bu efsunlu yoğun duygu etkileşiminin doğasına aykırı olduğunu düşünüyorum.
 
Her ilişki aşk değildir;ama her aşk bir ilişkidir. Bu ilişkide mesafenin önemi yoktur. Dokunma hissinin yaşanamaması durumunda dahi, diğer duyuların harekete geçtiği ve etkileşim halinde olduğu bir ilişki söz konusudur. Aşk özne ile öznenin ilişkisidir. Öznenin fethedilme arzusu ile özneyi fethetme arzusunun bileşenidir. Burada özne, hem etken hem de edilgendir. Yani aşk ben ve sen ilişkisidir. Oysa ki platonik saplantıda sadece elde etme isteği ve/veya tek taraflı yoğun bir beğeni, bencillik, gördüklerinde ve hissettiklerinde abartılı algılama ve yorumlama vardır. Platonik saplantı hastalıklı bir durumdur. Bilimsel olarak baktığımızda, bu abartılı yaşanan duygu yoğunluğunda seratonin hormonu miktarı düşer. Yapılan bilimsel araştırmalarda, böylesi duygu yoğunluklarında serotonin hormonunun normal değerlerin yüzde 40'ın altında olduğu saptanmıştır. Bu durum vücuda yansır, hem ruhsal hem bedensel olarak sağlıksız bir durum ortaya çıkar. Peki, böyle bir ruh halinde, heyecan yerine daha ziyade endişenin hakim olduğu, elde etme tutkusunun vereceği hazza yaklaşma dürtüsünün hastalık boyutuna ulaştığı bir durumda aşk’tan bahsetmek, bunun adına aşk demek ne kadar doğru bir tanımlama olabilir ki? Bu sadece bir saplantıdır. Hatta belki de platonik saplantılı bireyin, duygu yoğunluğuna konu olan kişiyi elde etmesiyle birlikte büyü (!) bozulacak, serotonin hormonu yeniden normal değerlere dönecek ve adına aşk denilen duygular yok olacak.İ şte bütün bu yaşananlar aşk’la karıştırılmaması gereken durumlardır. Oysa ki aşk, sağlıklı-ruhsal bir ilişkidir. Tabi ki aşkta da hormonlar alt üsttür; ama karşılıklı ve etkileşime girildiğinde, hazzın birlikte yaşanan en coşkulu yansıması söz konusudur. Her ne kadar soyut bir kavramdan bahsediyor olsak da iki kişi arasındaki ruhsal, beyinsel ve fiziksel etkileşim aşk’ın aynı zamanda somut bir kavram olduğu anlamına da gelmektedir. Aşk yaşanan bir gerçekliğe işarettir. Çünkü:
 
Aşk, pencereden dışarıya baktığınızda;müzik dinlediğinizde kimin kalbinde olduğunuzu bilmek ve bunu hissetmektir.
 
Aşk, ruhunuzda ve bedeninizde yaptığınız muhteşem bir yolculuktur.
 
Aşk, iki kalp arası bir köprüdür.
 
Aşk, uyumdur,uyum içinde uyumsuzluktur.
 
Aşk, paylaşımdır.
 
Aşk, aynı noktaya bakmak ve birlikte, elele o noktaya doğru ilerlemektir.
 
Aşk, kucaklamak ve kucaklanmaktır.
 
Aşk, iki kişilik öyküdür.
 
Aşk, tek kişilik yatakta iki kişi uyumaktır.
 
Aşk, tek başına yaşanan bir şey değildir; aşk çift kişiliktir.
 
 
Yaşam kocaman bir yalanken, bu yalanın içinde gerçek ve doğru olan tek güzelliktir aşk.
 
 
Sevgiyle...
 
Funda Kocatürk (funda's)
Ecem Tunçbiz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 313
Kayıt tarihi
: 17.03.15
 
 

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji. Felsefe Grubu Öğretmeni. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster