Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '15

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
965
 

Aşka dair...

Aşka dair...
 

Ruhla bedenin tünellerinden geçip
Çakraları pervane gibi döndüren
Ah o enerji evrenlerimiz ve
Telepatik dokunmalarla
Ah o ruhsal uyumlamalarımız.

Hasretimiz vardı binlerce yıl
Çırpınır,can atardık yapayalnız
O düşsel gücün özdeşine
Sevgiyi besleyen
Gövdesel susuzluğa 
Ve nergisler kadar güzel tenin
Yürekler tütsüleyen
O soylu ateşine.

Asırlarca bekleyip durduk
Kendimizi onarmadan
Damla damla akan
O alevli yalımları söndürecek
Kaynağı gür pınarı coşturmadan
Ve canımızı canın uğruna salmadan 
Nice hayallerin isyankâr yürüyüşü
Geçip gitti ömrümüzün çöllerinden

Hadi gel
Tüm ruhunu özgür bırak da
Arzuladığın
Yeni sevgi formunla gel

Tekâmülümüz de benzer birbirine
Cesurca öğrendik işte aşkı
Hadi dokun sen de sevdiğine
Coşkun bir isteği çağırsın
Hazlar biriktirsin solmadan
Öpüşlere aç
Dudaklara geçen o dudakların

Özgürleştir,güzelleştir duygularını
Sezgilerini dinleyip
Gönül çeken uyanmalarla
Kalp acın çoğalmadan
Çağ çağ sevişerek ruhsallaş
İyileştir o tatsız ruhunu

Ve eski zamanların
Habercilerine kanmadan
Egemenliğin altına alıp
O anlamlı varlığını
Diş diş koparılmadan
Güzel bir canda gezinip
Sonsuza dek onda yaşa.

 

 

 

 
 

 

 

 
 
 
 
 

 

 

 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşka dair yazılabilecek en güzel dizeleri yazmışsınız değerli şairim.Ben de hayranlıkla okudum.Dimağınıza sağlık.Saygı ve selamlar değerli şairim...

fisun gökduman kökcü 
 19.11.2019 9:08
Cevap :
Hepimizin içten içe acısını hissettiğimiz özgürlüğün kısıtlı olması yaşamın yaşamın da eksikliğidir.Alt üst edilen hayatın sorun ve dertleri insanı zayıf ve güçsüz düşürür.Duygu ve hislerimiz hırs ve doyumsuz isteklere yenik düşer.Bir başkasında aradığımız kendimizi ilgisiz,bakımsız ve mutsuz görürüz.Cesaretimiz kırılır.Hele aşk ki en zayıf sözleri bile düşlerimizi darmadağın eder.Çünkü onun da yasaları ve sanatı varır.Sanatını iyice öğrenmek ve yasalarına sevgiyle bakmak gerekir.İçimize düşen alevine dikkat ettiğimiz kadar sönmemesine de dikkat etmeliyiz.O koşup geldiğinde sevgiyle karşılanmanın erdemiyle kalbinin tüm sırlarını bile açar tenden gülümseyen ruhun içtenliğine...İlgi ve bu güzel,anlamlı yorumlarınıza teşekkür ediyorum Fisun hanım.Sağ olun.Ve sağlık içinde kalın.  26.11.2019 11:18
 

İşin erotik yanına kaçmadan 21. yüzyılda Ovidiusun aşk sanatından daha duygu dolu, daha nitelikli mısralar okudum, içtenlikle, sevgili Abbas kardeşim, selam ile

Nizamettin BİBER 
 27.10.2015 8:20
Cevap :
Miskin miskin gülüşler,yabani bakışlar ve belden aşağı demlenen düşüncelerdir duyguların yüreğini çizip aşkın acı sularını akıtan.Oysa onun asıl gıdası bağlayıcı sözlerdi,sevgiyle gülümseyen gözlerdi;gövdesel ve ruhsal mutluluğa düşkünlüğün şirinliği ile sarıp sarılmaların,sevişmelerin ve yürekler oynatan öpüşlerin evrensel şöleniydi.İnsanoğlunun haz âleminde özdeşleşip bütünleşmesiydi aşk.Ama göğün sonra da yerin korkusu yüzünden onu bir güzel çarmıha gerdiler.Gizlediler.Onun daha da evrimselleştirecek düşünsel ve yaratıcı yetisini budadılar.Ruhsallığını sağıp geriye fizikselliğini bıraktılar.Yeryüzündeki eski savaşların çoğunda olduğu gibi sahiplenme ve sevişme ataklığının kudurtan enerjisiyle yığınları birbirine düşürüp ne kanlar akıttılar.Kısacası aşkın ruhsal değil,gövdesel yanını yazgıya bağladılar...Köstenceli Ovidius'u duymuştum,ama hiç okuyamamıştım.Drama,ağıt ve epik şiirlerini okudum biraz,ama okuyacağım daha da.Bu yüzden size teşekkür ederim Nizamettin bey kardeşim.Sağolun.  27.10.2015 20:26
 

"Aşka dair"... Ne kaldı geriye aşktan başka... Onun tek sıkıntısı da dosdoğru yaşanamayışı işte... Bir de o gerçekleşse... Yüreğinize sağlık ve de aşkınız daim olsun efendim:) Saygı ve sağlık dileklerimle...

Halil Güven (Sökeli) 
 21.09.2015 23:05
Cevap :
Sevginin meyvası aşkı olgunlaştırıp tatmak yetenekli bir mucizeydi aslında.İnsan zekâsı,zaaflarından kurtularak asıl gerçeklerle meşgül olsaydı fırsat kollayan felaketleri de engelleyerek karakterlerin eksik ve kusurlu yanlarını da tamamlayıp gidermiş olurdu oysaki.Aşk,onarıcı ve üretip çoğaltıcı derin duygu ilişkisiyle yüksek zevklerin edebi tatlarıyla güçlü bir hayatın asaletli vasıflarına ulaştırabilirdi bizleri,ama onun eski yüzyılların eskimiş,katı ve bağnaz,hayırsız modellerinde kalmasına daha çok çabalar harcandı ne yazık ki.Oysa sevgi ve onun daha verimli şekliyle yaşamın tüm güzel armağanlarına tutunup hem kendimizi,toplumsal münasebetlerimizle çevremizi,hem de insanlığımızı ödüllendirip bütün hayat tecrübelerimizle ve yükselen itibarımızla geleceğe ve yeni nesillere daha parlak,onurlu ve erdemli izler bırakabilirdik...İlgi ve yorumunuza teşekkür ederim Halil bey dostum.Sağolun.Şehir dışındaydım.Yorumunuza geç cevap yazdığım için özür dilerim.Selam ve saygılarımla.   30.09.2015 16:17
 

Merhabalar. "Aşka Dair"in dizeleri arasında: Bilinçsizlik, akıl dışılık, fıtratla çatışma ve yoklukta erime zemininde yürüyen marazi bir hali okudum. Yine aşık ile maşukun, birbirinden ayrılmaz derecede iç içe geçen ve kendi varlıklarını aşkın varlığında eritmeye bırakan bir ikili olduğunu gördüm. Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

Recep Altun 
 15.09.2015 9:28
Cevap :
Yaşamın doğal akışı içinde onu aydınlatıcı,öğretici ve bilgilendirici mirasıyla olağanüstü bir biçimde zenginleştirme başarısına ulaşmada çok geç kalındı.Bedenin doğuşu gibi ruhun doğuşu da eksiksiz gelişimini tamamlamalıydı.Hem bedenin hem de kendinin zayıf yönlerini güçlendirip kusurlarını tamamen gidermeliydi.Bunda sevgi ve onun meyvası aşkın tam bir huzur ve sükûneti sağlamasıyla mutluluğun sevinci ve eşsiz bir yaşam bilgeliğiyle bizleri daha zengin,emin ve güvenli geleceğe taşıyabilirdi...İlgi ve anlamlı katkınız için teşekkür ederim Recep bey.Sağolun.Selam ve saygılarımla.  16.09.2015 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 1211
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 486
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

1979 Yabancı diller yüksek okulu almanca bölümü mezunuyum. 2 Yıl tercümanlık yaptım. 28 yıl da öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster