Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '12

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
714
 

Aşka hazır mısınız?

Aşka hazır mısınız?
 

“İnsan sevmeye başladı mı yaşamaya da başlar.”

Madame De Scudery

Aşk, hayattaki en güzel noktalardan biri, hatta birincisi... Olmazsa olmazlardan... Olmadığı takdirde hep içimizde bir boşluk hissi uyandıranlardan... Mutluluğu daha da içten hissedebilmenin anahtarlarından... Ama öncelikle cevap vermeniz gereken bir soru var: hayata bunca anlam yükleyen, bunca dolduran bir duyguya hazır mısınız?

Çünkü aşk;

Zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir.

İyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. Beklentidir.

Şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.

Delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmektir. Saygıdır.

Saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir. Keşiftir.

Uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır.

Sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. Anlaşmaktır.

Korumaktır. Sorumluluktur.

Gerindiğinde sızlayan vücut lafının anlamını bilmektir. Derstir.

Kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.

Tanıdığınızı zannettiğiniz insanin yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.

Ecza dolabını açtığında, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. Uyumdur.

Hoşça kal dedikten sonra tekrar karsılaşacağını bilmektir. Kaderdir.

Evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir.

Pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düşüncedir. Evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.

Asla anlatılmayacak hikâyelerdir.

Ve isteseniz de istemeseniz de, aşk hayatınızda pek çok değişikliğe sebep olur. Bir kere aşık olduktan sonra bütün bu değişime ne dur diyebilirsiniz, ne de dur demek istersiniz. Çünkü sizi teslim alan o duygu, normalde yapamayacağınız bir dolu şeyi yapmanıza neden olabilir ve yola bir kere çıktıktan sonra “ben geri dönmek istiyorum” diyemezsiniz.

Aşk tüm bunları yapabileceğine inanmaktır. Hayatınıza dönüp baktığınızda hissettiğiniz bir boşluk varsa, bu yalnızlıktan sıkıldıysanız, aynı anda aynı noktaya bakabileceğiniz bir insana ihtiyacınız varsa, düşünmenize gerek yok;

SİZ ÂŞIK OLMAYA HAZIRSINIZ!

Ancak sadece duygusal anlamda aşka hazır olmanız yeterli değil. Uğrunda çaba harcamaktan çekinmeyeceğiniz ve sağlam temellere dayanan bir ilişki kurmak için öncelikle atmanız gereken birkaç adım var.

Hayatınızı Gözden Geçirin

Hepimizin kendimize ait özel bir dünyası var. Bu dünyada kurallarımızla, hayallerimizle, ideallerimizle ve amaçlarımızla yaşamaya çalışırız. Hayatımızda bir ilişki olsa da olmasa da bunlar, bizim yaşantımızı anlamlı kılmaya yarar.

Bu yüzden kendinize ilişkiye dair sorular sormadan önce vizyonunuzu ve hedeflerinizi net olarak ortaya koymalısınız. Hedefiniz asla bir ilişki yaşamalıyım şeklinde olmamalıdır. Bunun yerine, hayallerinizde belirlediğiniz yaşam standartlarına ulaşmak için elinizden geleni yapmalısınız. Çünkü planladığınız hayatı yaşadıkça arzuladığınız ilişkiye yaklaşırsınız.

Hayalini kurduğunuz ilişki yolunda giden yaşamınızda karşınıza çıktığında kafanız başka soru işaretleriyle dolu olmadığı için, kendinizi aşkın kollarına hiç düşünmeden bırakabilirsiniz.

O hâlde elinize bir kâğıt kalem alın ve öncelikle aşağıdaki sorulara dürüstçe cevap verin:

  • İdeal yaşam hayaliniz nedir?
  • Yaşamınız boyunca neleri yapmak sizi mutlu eder?
  • Maddi kazanç sizin için ne denli önemli?
  • Nerede yaşamak istersiniz?
  • Sizi manevi açıdan tatmin edecek faaliyetler nelerdir?

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar sizin yaşam planınızı oluşturacaktır. Şimdi gelin bu plana mutlu bir aşk yerleştirelim.

Kendinizi Keşfedin

İlişkiye başlamadan önce ihtiyaçlarınızı belirlemeniz ve neyin sizi tatmin edeceğini tam olarak bilmeniz gerekir. Çünkü ancak ne istediğinizi bilirseniz mutlu bir ilişki yaşayabilirsiniz. Şunu anlamanız gerekir ki; ihtiyaçlar ve ilişkinin niteliği arasında tahmin edemeyeceğiniz kadar önemli bir bağ vardır.

Fakat dikkat etmeniz gereken nokta; anlık değil, uzun vadeli düşünmektir. Eğer uzun soluklu bir ilişki yaşamak istiyorsanız, ihtiyaçlarınızı da geleceğe yönelik düşünerek saptamak zorundasınız. Çünkü o an için duyulan ihtiyaçlar, mutsuz ve kısa süreli bir ilişki anlamına gelir. Hayat boyu duyacağınız ihtiyaçların tespiti ise sizi filmlerde gördüğünüz o masalsı aşklardan birinin kahramanı yapacaktır.

Sınırlarınızı Belirleyin

Hayatta unutmamamız gereken bir gerçek varsa o da herkesin sınırları olabileceğidir. Bunu bilmek ilişkide empati kurabilmenizi kolaylaştırır. Kuracağınız bu empatiyle karşınızdaki insanın kurallarına ve yaşam tarzına saygı duymanız kolaylaşır.

O halde öncelikle yapmanız gereken kendi sınırlarınızın ne olduğunu belirlemektir. Başka bir deyişle hoşgörü sahanızı tespit edip neye ne kadar katlanabileceğinize ve neye niçin özveride bulunabileceğinize karar vermelisiniz.

Burada izlemeniz gereken yol ise şu olmalıdır: Genel olarak hayatınızı değerlendirip yaşadıklarınızdan yola çıkarak nelere ne kadar tahammül edebildiğinizi hatırlamaya çalışın. Nelerin sizi kızdırdığını, kırdığını, üzdüğünü gözden geçirin. Eğer genel tespitlerinizi sağlıklı yapabilirseniz ilişkinin heyecanıyla verebileceğiniz tavizlerden de kaçınmış olursunuz. Böylelikle kendinizi zorlamadan daha uzun erimli bir ilişki yaşamanın en önemli adımlarından birini atmış olursunuz.

Hayalperest Olmayın

Eminiz ki; romantik bir aşk filminden çıktığınızda iç çekerek “Ben de böyle bir aşk yaşamak istiyorum” dediğiniz çok olmuştur. Ama kendi gerçeğinizi göz ardı etmemelisiniz. Angelina Jolie- Brad Pitt beyaz perdede kalmıştır oysa sizin hayatınız devam etmektedir. Hayal kurarken dikkat etmeniz gereken nokta, bir film kahramanı olmadığınız, ancak atacağınız birkaç küçük adımla en az onlar kadar büyük bir aşk yaşayabileceğinizdir.

Ne olursa olsun kendinize karşı dürüst olup gerçekçi sorular sormaktan kaçınmamalısınız. Bu sorular idealinizdeki insanı ve hayal ettiğiniz ilişkiyi netleştirmekte yardımcı olacaktır. Unutmamalısınız ki; ne istediğinizi tam olarak bilmediğinizde pek çok seçeneğin ortasında seçeneksiz kalabilirsiniz. Sihirli cümle: “Gerçekçi ol”dur. Böylelikle birçok alternatif için kendimizi yormaktansa doğru kişi için doğru adımları atarak vakit kaybetmemiş oluruz. Ancak bu şekilde, ayakları yere basan bir ilişkiniz olabilir.

İdeal ilişkide neye ihtiyacınız olduğunu belirlemek için kendinize birkaç soru sormanız yeterli olacaktır:

  • İlişkinizin olmazsa olmazları nelerdir?
  • Nasıl bir ilişkiye ihtiyacınız var?
  • Nasıl bir sevgili sizi mutlu eder?
  • İlişkide varmak istediğiniz nokta nedir?

Eski İlişkilerinizin Muhasebesini Yapın

Biten bir ilişkinin nedenleri-sonuçları ve yaşananlardan alınan dersler bir sonraki ilişkimizin doğru yolda ilerleyebilmesi için bize ciddi ipuçları verir. Çünkü kendimize karşı dürüst olmak gerekirse, biten bir ilişkinin tek sorumlusu karşı taraf değildir.

İlişkilerinizin muhasebesini yaparken mümkün olduğunca objektif yani duygularınızdan arınmış olmalı ve bu kez ilişkide kendi payınıza düşen eksileri düşünmelisiniz. Şunu kabul etmelisiniz ki; siz insansınız ve hatalar da insana mahsustur. Önemli olan yaptığımız hatalardan gereken dersi çıkarabilmemizdir ki tekrar aynı hatalara düşmeyelim.

Bunun için tek kişilik sinema gösterisi tekniğini kullanabilirsiniz. Biten ilişkinizin başladığı ilk andan ayrılığa kadar geçen sürecini kare kare gözlerinizin önüne getirin ve kendinizi bu ilişkide bir seyirci gibi izleyin. Ayrıca ilişkilere bakışınızı ve karşı cinse tavırlarınızı da değerlendirmeniz, mutlu bir yeni aşka başlamanız için size rehber olacaktır.

Hayatınızı Temize Çekin

Geçmişinizde yaşadığınız olumsuzlukları bir kambur gibi sırtınıza yük edip taşırsanız sağlıklı bir ilişkiye başlamanız çok zordur. Çünkü bu kambur geleceğinizi net görememenizin yanı sıra başlayacağınız her yeni ilişkide cesaretinizi kırar.

Çevremizden duyduklarımız, kendi yaşadıklarımız, kitaplardan okuyup filmlerde gördüklerimiz bizi aşka karşı kuşku duymaya yöneltebilir. Aşkla ilgili şüphemiz varken yeni bir ilişkiye doludizgin atılamayacağımız bir gerçektir. Öncelikli olarak aşkla ilgili önyargılarımızdan sıyrılmalı ve kin, kırgınlık, incinmişlik, korku gibi duygularımızdan arınmalıyız. Çünkü önyargılar bizi yeni bir ilişki yaşamaktan alıkoyabilir.

Bu durumda önyargılarımızdan kurtulmadan hayatımızda yeni bir sayfa açamayız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2092
Kayıt tarihi
: 12.03.12
 
 

Başkalarının hayatlarını, kişiliklerini anlatmak kolay da, söz konusu kendim olunca yazacak çok a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster