Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
7043
 

Aşkı Anlatmak kolay değil !

Aşkı Anlatmak kolay değil !
 

Aşkı anlatmak zordur. Bazen bir işaret bile yeter !..


Aşk Mektupları-1

Aşkı, sevdayı anlatmak zordur, anlamak da öyle. Aşkı anlatabilmek için yaşamak lazım. Aşkı yaşamak da, insanın yaşama halinin süslü bir biçimselliği olsa gerek. Aşk eşittir sevda. Sevda kalpte başlar, beyinde biter. Kalp ile beyin uyuşumu aşkı meydana çıkartır. Aşk başlarken heyecanı başkadır, güzeldir. İnsanın içine sığmayan kocaman bir şeydir. Aşk farklı bir dürtüdür. Dedik ya yaşayan bilir. Yunus’a göre farklıdır, Kerem’in Aslı’ya karşı duyduğu farklıdır. Yunus farklı anlatır, Kerem farklı anlatır. Şairler bile farklı anlatır aşkları. Nazım’a göre Tahir’in Zühre’ye aşkı tek taraflı da olsa, çok insani bir duygu olduğunu ve sevmenin bir şey kaybettirmeyeceğini belirtir.

<ı>“Tahir olmak ta ayıp değil /Zühre olmakta

<ı>Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil

<ı>Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte

<ı>yani yürekte.... “

Ne güzel söylemiş usta. Bütün iş yürekte !.. Karşınızdaki kim olursa olsun; ister uzun, ister kısa, ister güzeli ister çirkin, ister zengin, ister fakir, isterse yaşı büyük yada küçük olsun, eğer yüreğinize söz geçiremiyorsanız, onunla birkaç dakika bile olsa yan yana, el ele olmak için zamanı bile durdurmak geliyorsa içinizden, aşka, sevdaya söz geçirmek ne mümkündür. Sevmek ve sevilmek güzeldir. İnsana değerli olduğunu hissettir. Bir şarkıda “bir insanı sevmekle başlayacak her şey “ dendiği gibi, sevmek, yürekte yeni umutlar yeşertmek, her şeye başka gözle bakabilmektir. Sevgilinin özlemi bile sevdirir. Özlemek bazen güzeldir. Özleyince, daha bir başka seversin karşındakini. Hatta zaman zaman kısa vadeli nadasa bırakmak bile doğru olur aşkı, bırakacaksın ki, daha bir güzel yeşersin, daha bir verimli olsun aşk. Bırakacaksın ki ara sıra, özleyeceksin, özlediğinde, kendi varlığındaki paylaşılmaz mutluluğun yanı sıra, yokluğunda tattığın acı da aslında sevginin kaynağından gelir. Acı çekeceksin.

Sevmek karşılıklı değildir, yalnızken de seversin, karşındakini o olduğu için, kendi olduğu için seversin. Ama o yanındaysa bir başka seversin. Sevdiğin insan, dünyanın en güzel insanı gibi görünse de sana, o gülerken de seversin, sinirliyken de seversin, ağlarken de, sevişirken de, rüzgârda saçları uçuşurken de seversin. Kırdığında üzülürsün belki ama yine de seversin, yanındayken de seversin, uzakta ise de seversin. Avuçlarının arasına aldığında, ellerinin terini seversin. Sana sarıldığında, duyduğun hazzı ve mutluluğu seversin. İçinde kin ve nefret olmayan atışmalarını seversin, yan yana koltuklarda kahve içmeyi seversin. Araya imkansız ve çekilmesi zor zamanlar girse de, kimseyi beklemedin kadar onu beklemeyi seversin, çünkü vuslat, yani kavuşmak vardır sonunda. Bana “sevgiyi, sevmeyi anlat” dediğinde, sevdanı kelimelere dökememeyi seversin belki !. Her gittiğin yere onu da götürmek istemen, her şeyde ondan bir parça bulmak istemenden kaynaklanır aslında. Aslında her şeyi onunla paylaşmak istersin. Ona olan sevgini, duyduğun aşkı bir şiirle anlatmak istediğinde, kelimelerin kifayetsiz kaldığını hissettiğinde kızarsın belki kendine.

<ı>su ve ateşin aşkı ...<ı>

<ı>

<ı>Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
Sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
Yüreğindeki duruluğa...
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...

Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...

Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...

Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
Aşkın bazen gitmek olduğunu,
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....

Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş...
Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...

<ı>Aşkı anlatmak zordur. Ne kelimeler yeter anlatmaya aşkın ne olduğunu. Nede içindeki hisleri bir bir saymaya gücün yeter. Evet aşkı anlatmak zordur. Anlamak ta öyle !...

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kutlarım güzel yazmışsınız...Aşkı anlatmak zor..Hal böyleyken Aşkı yaşamanın güzelliği var elbette....Nasıl ki soğuk kış günlerine az da olsa ılık bir hava gelse nasıl ki nergisler sümbüller önce başını uzatır yeşiliyle topraktan sonra da kokusunu salar yüreklere...AŞKA DA İZİN Vermek GEREKMEKTE YAŞAMAK İÇİN..saygılar..

GÜLŞEN ŞENDERİN 
 22.02.2010 8:58
 

Çok güzel anlatmışsınız aşkı. Anlatmak zor deseniz de siz zor olanı başarmışsınız bence.

S.B. 
 04.01.2009 14:24
Cevap :
Öyle ama.. Gerçekten aşkı anlatmak zordur. Bana göre, benim aşkımı mısralara, yazılara döksem, yada bir ressam gibi tuvale aktarsam, sizin aşkınızı anlatmış olur muyum ? Yada zihnimdeki o aşk pırıltılarını nasıl aktarırım. Zor, gerçekten çok zor. Ama en kolay olanı YAŞAMAK.. Aşkı yaşamak.. Segiyle ve Aşkla kalın....  05.01.2009 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 678
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 1927
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster