Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2274
 

Aşkı kaybetmenin sorumluluğu

Aşkı kaybetmenin sorumluluğu
 

Aşk yaşanmazsa hayatta bir şeyler eksik kalır her zaman. Hayatımızın olmazsa olmazıdır, ekmek gibi, su gibi, hava gibi. Dünyanın her yerinde benzer duygular ve farklı şekilllerde yaşanır aşk. Kaybetmek de aşkı benzerdir genelde. Hüznü, yalnızlığımız, hayalkırıklıkları ve acılarımızla.

Güzel günlerin başlangıcıdır aşkla yaşanan günler. Sevgili hep özenli cümlelerimizin baş konuğudur. Onun yerine biz hastalanmayı acı çekmeyi, hatta onsuz bir yaşamı bile istemeyiz. Satırlara dökülür duygu yüklü cümleler. Senin yerine ben hastalanacağım, senden ötürü değil, bencilliğimden. Ben değil sen bana bakacaksın çünkü o zaman, elinde bir bardak suya kattığın sevgini içeceğim. Belki ateşler içinde yanacağım, sen üşümüşsündür ateşimle seni ısıtacağım. Ellerin alnımda iken, kendimi sonsuz ve kedersiz bir sevgiye bırakacağım. Belki ölümcüldür hastalığım, ben seni bu dünya da yalnız bırakmamak için ölüme inat yaşayı seçeceğim.

Bir arkadaşım, bir filimde bir kadnın barda oturan erkeğe çıkma teklif ettiğini fakat erkeğin kabul etmediğini söylemişti. Yorumu da bizde olsa kadının teklifine gerek yok erkekler zaten o kadına yeterince ilgi gösterirlerdi, demişti. Oysa yanılıyordu belkide o adam sevdiği kadınını bekliyordu. Benim ülkemde de aşksız adamlar ancak her kadını potansiyel sevgili görüp hayal kurarlardı.

Zamanlar genelde hızla tükenir yerini suçlamalar atışmalar ve sen yaptın gibi cümleler kurulmaya başlanır. İpler gerilir, başka kadınlar/erkekler aklımızı çelmeye başlar. Sonra birisi birgün bu iş bu kadar der ve gider. Arkada kalan sonsuz bir kedere boğulur. Yenilginin acısımıdır yoksa yaşamaya doyamadığı aşkımıdır kederin sebebi bilinmez genelde. Herkesin kendince bir yanıtı vardır kendi içinde. İçimizdeki sevgi ve şefkat duyguları bir düşmanlığa dönüşür. Bu dünya da yaşanmamış aşkların hesabı öteki biinmez dünyaya bırakılır, bin bir ahla. Oysa yalana dönen bir aşkın acısıdır insan yüreğindeki, belkide aşkına sahip çıkamayan insanın kendi trajedisidir yaşadığı.

Aşkı kaybetmek herkes için ağır bir yüktür. Bu yükü taşımak her insana acı verir. Ama insanlar kaybettiklerin aşkın sorumluğunu hep karşısındakine yükler. Doğru olansa “aşk iki kişiliktir” ve bu ilişkinin hüzünlü sonu iki kişinin ortak sorumluluğundadır. Asla tek kişi tüm sonuçların sorumlusu olamaz. Kaybettiğiniz aşkı düşünürken kendi paynıza düşen hatalardan kaçmanız yaralarınızı srmaya yetmezki!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşkını kaybetmek, yüreğindedikinin yüreğini acıtmak, incitmek ne büyük nankörlüktür sevgisini görmemezlikten gelmek ve gidince içindeki sızıyı dindirememek ... ne zaman biter dersiniz bu yürek sancısı. dayanmak zor sevgiler

sibel balci 
 08.04.2007 1:01
Cevap :
yürektki sızılar bizimle yaşar. sevgiler.  09.04.2007 8:35
 

kaybetmek aşkların kaderi. sonsuz olmamak aşkların bitmeyen kederi. aşk yüreğimize o kadar ağır gelir ki. oysa sevmek insanı hafifletir kuş misali. biz sevmekten ürktükce kaybetme korkusu sarar yüreklerimizi. ve bilinen son kederimin kaderi hep aynıdır sevgili.........

özmen 
 31.01.2007 0:57
Cevap :
sana aşk ve sevgi dolu bir hayat diliyorum. "yüreğinin götürdüğü yere git"  31.01.2007 9:09
 

Çok güzel ifade etmişsiniz Ali Bey. Ancak o anıların iyi yanlarını alıp yenilere yelken açmak gerek yaşam devam eder takılmaya gelmez değil mi!

Uçan Kartal 
 24.01.2007 7:12
Cevap :
haklısınız yoksa hayat çkilmez olurdu. geçmişe takılıp kalmak ölümdür belki kimbilir... sevgiler  25.01.2007 8:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 383
Toplam mesaj
: 116
Ort. okunma sayısı
: 2638
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Ziraat mühendisi ve iktisatçıyım. yatırım danışmanlığı ve kişisel gelişim konularında  Simurg Con..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster