Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '12

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
252
 

Aşkın, ihtirasin, gururun dansı tango...Devam ediyor.

Aşkın, ihtirasin, gururun dansı tango...Devam ediyor.
 

Aynı adı taşıyan birinci yazımı okuyanlar hani Tango diyecekler. Bekleyin Tangonun sırrı bu yazının sonucunda çıkacak.

31 Mayıs 2010 Eskişehir Ergin Orbey Sahnesi Konseri anılarımızı anlatmaya devam ediyorum.

  Konser  Burcu Göker ve Eric Jenkins'in dinleyiciyi sürüklediği o eşsiz büyülü alemde devam ederken ara oldu. Arada Mete Bey'e gözucu ile baktım. Salona ilk girerkenki gerilimli halinden eser yoktu. Çok keyifli gözüküyordu. Bir yandan da yanındaki eşine Burcu ile Eric'in özgeçmişlerini okuyordu. Bu arada kulağıma Burcu'nun özgeçmişindeki eğitimini metheden sesler geldi.

 Aradan sonra Burcu ve Eric sahneye çıktığında konser başlangıcındaki gerilimli seyirciye değil dinlediği müzikten keyif alan mutlu kişilere çalıyorlardı artık. Konser sona yaklaşırken dinleyicilerin duyguları da tavana yaklaşmıştı. Hele sıra  ülkemiz  yöresel halk müziklerinden çok sesli müiziğe uyarlanmış türkülerimize gelince salondaki çoşku inanılmaz bir boyuta erişmişti. Konserin sonunda dinleyici çocukluğundan beri kulağında olan anasının, nenesinin söylediği türküleri Burcu ve Eric ile birlikte söylerken salonda mutluluk tavan yapmıştı.

  Ama konser bitmedi. Müziğe doyamayan dinleyici sanatçıları tekrar sahneye çağırdı. Bis parçası olarak tekrar Türkü seçen Burcu iki kere bis yapıp tekrar çağırılınca bu sefer sizlere Astor Piazola'dan bir tango çalacağım dedi. Ve Tango başladı. Birden sahnede Aşkın, ihtırasın, gururun, dansı başladı. Daha sonra dostlarımızdan biri bu müzik srasında sahnede tango yapan bir kadın ile , bir erkeği öyle güzel anlattı ki inanamazsınız. Yeşil  kat kat etekli kırmızı bistüyerli giysi giymiş ,saçına kırmızı gül takmış genç kadıın zaman zaman ihtirasla, zaman zaman aşkla sevdiği genç adama sarılıyor ve dans devam ediyordu. Bazen aldatıldığını sanan kadın kıskançlıkkla adama arkasını dönüyor ama onu inanılmaz  bir aşkla seven genç adamın sarılması ile onu affediyordu. Tabii sahnede dans eden kimse yoktu. Sadece Burcu ile Eric'in inanılmaz yorumu bizi alıp bu hayal alemine götürmüştü. Birinci tango bitince dinleyici daha çoşkulu alkışlamaya başladı. İkinci tango ve üçüncü tango. Bütün salon duygu seli içinde idi. Ben ağlıyordum. Sonra düşündüm herhalde tango gibi bir dans parçası çalarken ağlayan tek kişi bendim. Oysaki ben değilmişim. Burcu'nun çaldığı bazı parçalarda dinleyicinin ağladığına çok şahit oldum. Kemanı bir insan sesi gibi kullanan Burcu hakikaten dinleyiciyi ağlatıyordu .Schindler'in Listesinde ağlamayı kabul ediyorum da Tangoda ağlama biraz garipti. Oysaki o gece salonda  ağlayan tek ben değildim. Yan gözle  Mete Beye baktım. Cebinden mendilini çıkartmış ve gözlerini siliyordu.  Bu arada yanımda ağlayan arkadaşlarımı fark ettim. Bir el aradan uzandı ve omuzumu tuttu. Bana verdiği sevgi dalgası için içimden arkadaşım Melike'ye  teşekkür ettim.

  5 Kere bisten sonra Burcu 'Bana kalsa size sabaha kadar çalarım ama sanırım Sahne görevlileri salonu kapatmak için bizleri bekliyor.Sizden ayrılacağım için üzgünüm:' sözleri ile dinleyicilerine veda edip sahneden ayrıldılar.

  Işıklar yandığında ben gözlerimi silip yerimden kalktığımda birden karşımda Mete Bey ve eşini gördüm. Mete Bey beni kutluyor ve elimi öpuyordu.Oysaki biz tanışmamıştık. Merakla baktığımı görünce siz Burcu Göker'in annesisiniz. anladım. Ancak bir anne evladı çalarken böyle ağlayabilir .diyordu. Herkes Tangoda ağlamıştı ama ben anne olduğumu belli edecek şekilde ağlamıştım sanırım. Bizi kutlayan bu çok saygılı aileye teşekkür ettik ve hemen Burcu'nun bir cdsini göndermek üzere adreslerini aldık. Çok iyi bir müzik dinleyici olan Mete Bey ve eşi ile daha sonra mektuplaştık .

 O gece bu çok duygulu konserden çıkıp dostlarımızla  kaldığımız konuk evine vardığımızda ne kadar mutlu olduğumuzu bir kez daha anladım. 2010 yılı Türkiye konser turnesi Eskişehir Konseri ile son bulmuştu. Şimdi biraz tatil ve dinlenme zamanı idi. Daha sonra Haziran 15 de Düzce Üniversitesi yaz Keman Okul çalışmaları başlayacaktı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MUTLULUĞUNUZ DAİM OLSUN CANIM. BİLGİLENDİRİCİ GÜZEL BİR PAYLAŞIM.İYİ GECELER.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 15.11.2012 19:02
Cevap :
İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.Sevgiler,Saygılar  16.11.2012 9:40
 

ŞİMDİ BU YAZINIZI OKUYACAKTIM LAKİN- fakat- ama birinciyi okumadan okumak istemedim. Ve başka bahara kaldı. Birinciyi bulmak şimdi çok uzun iş (Linkde yok). Göz atmışlığımla kalacak yanisi. Okumadığım yazıya yorum atmış oldum! iyi günler. ( Bunları yazacağına birinciyi arasan bulmuştun, sen okumak istemiyorsan okuma işte dediğinizi duyar gibiyim) Ah üşengeçlik ve VAKİT!

İbrahim ARSLAN 
 14.11.2012 11:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 826
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1052
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster