Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
840
 

Aşkın C Şıkkı diyeyim dedim...

Aşkın C Şıkkı diyeyim dedim...
 

ve tanrı onu yarattı !


 

"N'aber Ata?"

"Selam Bora, sen nasılsın?"

"Son bloglarını okudum da, şu senin Ali benim hatuna mı göz dikti yoksa?"

"Yok be oğlum, onu da nerden çıkardın?"

"Bilmem valla!! Berke filan ne iş, Bora'yı da çağrıştırıyor zaten! Bak söyle o Ali'ye, ben öyle Kumkapılara da gitmem, direkt dalarım. Hadi, iyi şakalaştık sabah sabah. Alp nasıl sahi?"

*****

"Selam Ata."

"Karı-koca sözleştiniz mi? Az önce de Bora aradı. Neyse, n'aber Ceyda?"

"Ayy Ataa, az önce bloglarına baktım da Aşkın C Şıkkı'nı okumak için sabırsızlanıyorum valla; yoksa o Ceyda ben miyim? Nasıl, yakışıklı mı bari bu Ali?"

"Fesupanallah!! Kızım senin saçların siyah ve dalgalı mı?"

"E boyatırım!"

"Bora nefret eder siyah saçtan!"

"O'na kocacım kocacım der gözlerimi kırpıştırırım, bişiicik demez."

"Ah siz kadınlar yok musunuz! Tatlı dilinizle yaptıramayacağınız şey yoktur!"

"Neyse Ata'cım, yarın akşam bize gelsene. Bizim kızın nişanlısı da gelecek. Hem sen de görmüş olursun."

*****

"Ata Bey, BOI ve BOV'da aslında Murat sizdiniz; peki, yeni kitabınızdaki Ali karakteri de siz misiniz?"

"Berke olamazsınız, değil mi? Çok üzülürüm valla!

"Aa, siz boşandınız ve evli bir kadınla mı yaşıyorsunuz? Hiç yakıştıramadım size!"

"Kim bilir ne büyük bir aşkı anlatmışsınızdır ve bir an önce okumak istiyorum. Yoksa sizin aşkınız mı?"

"Neden bloglarınız yoruma kapalı? Çünkü cevaplayamayacağınız sorular gelmesinden korkuyorsunuz, değil mi? Ali de kesinlikle sizsinizdir. Ata da üç harf, Ali de!"

"Ceyda, Ali ve Berke ! Bu isimlerin mutlaka bir şifresi vardır. Bizlere açıklayacak mısınız?"

"Berke ile Canruba da bir araya gelip intikam mı alacaklar?

*****

Daha niceleri... Ali ve Berke blogları yoruma kapalı olduğu için MB'den ve dışarıdaki BOI-BOV okurlarından onlarca mesaj ve email aldım. Teşekkür ederim ve yayınlayamadığım için de özür dilerim.

Yazmak kolay iş değil! Hele ki roman, hikaye, öykü yazıyorsanız hiç kolay değil. BOI, BOV ve BOS gibi 75 yıllık bir yaşam dilimini anlatan seri roman yazmayı ise asla denemeyin derim. Böylesi 1400 sayfayı yazabilmek, 7'nci yılda olanları 68'inci yılda eksiksiz hatırlamak zorunda olmak hafızanızı sizden nefret eder hale getirecektir. Ruhunuzu, kimliğinizi, kişiliğinizi roman kahramanıyla değiştirmeden; o mekanlarda, o yaşam formuna dahil olarak yaşamadan; anlatmak istediklerinizi okura layıkıyla aktaramazsınız. Ata, ruhunda Murat olmadan yazabilir miydi o kitapları! Tabii ki Murat yaşama benim gibi bakıyor, benim hoşlandıklarımdan hoşlanıyor, ilişkilerini Ata gibi kuruyor. O, benim ruhumun yarattığı kahraman. Bana benzemesi normal değil mi? Ama ben olması mümkün mü?

BOI 208 sayfa 3 yılda, BOV 480 sayfa sadece 11 ayda, BOS 700 sayfa 2 yılda yazıldı. Ata'nın gerçek hayatından onca yaşanmışlık var bu kitaplarda. Gerçek arkadaşlarımdan da kimi gerçek isimleriyle, kimi takma isimleriyle ve hatta ailece çoluk çocuk kitaplarımdalar. Burada küçük bir itiraf yapayım, Mesela BOV'daki Saundra ve ailesi, canım arkadaşım Selma ve ailesidir. Berberim Ramazan, seyahat acentam Hülya da gerçek isimleriyle BOI'deler. Arkadaşlarımla, sevdiklerimle sonsuzluğa uzanmak ruhumu inanılmaz okşuyor. Farkındasınızdır, karakter isimlerini seçerken konuya uygun olmasına özellikle dikkat ettiğim gibi çok yakınımda olan ya da iznini aldıklarım dışında tanıdığım insanlar olmamasına da özen gösteriyorum. Öykülerimde MB arkadaşlarımın isimlerini de bulamazsınız. Ama Aşkın C Şıkkı farklı! Polat Alemdar'ın komedi filmi çevirmesi kadar farklı. Tarzımın çok dışında. Sadece 2 ayda yazılan 278 sayfa. Ve BOS gibi ağır bir kitabın son bölümü yazılırken ruha atılan format! Süreli ve yoruma kapalı iki blog'la kitabın üç önemli karakterinden Ali ve Berke'yi tanıttım sizlere. Ceyda'yı tanıtacak gücü ise bulamadım. O bloglar artık yayında değiller; ama birkaç ay sonra yoruma açık olarak tekrar yayınlayacağım. Belki o zaman Ceyda'yı da anlatırım.

Aşkın C Şıkkı; BOI, BOV ve BOS'un ruhumda, psikolojimde 6 yılda oluşturduğu harabiyeti onaran, belki de hiçbir zaman yaşanmayacak güzellikte bir aşk hikayesidir. Roman kahramanları ve konusu tamamen hayali kurgudur. Hikayenin ve kahramanların Ata ile ya da Ata'nın yaşanmışlıklarıyla bir ilgisi yoktur. Çevremdeki hiçbir arkadaşımın, dostumun yaşam profilleriyle, bireyleriyle de bir ilgisi yoktur. Gösterdiğim onca özene rağmen, isimler ve hikaye anlamında bir takım çağrışımlara, yaşam-tarz benzeyişlerine neden olduysa kalemim affola!

Ebedi ve edebi sevgiyle kalın.

http://blog.milliyet.com.tr/Berke__Askin_C_Sikki__/Blog/?BlogNo=280824

http://blog.milliyet.com.tr/Ali__Askin_C_Sikki__/Blog/?BlogNo=280828

http://blog.milliyet.com.tr/Ceyda__Askin_C_Sikki__/Blog/?BlogNo=281342

http://blog.milliyet.com.tr/Bu_sevdanin_hakki__Askin_C_Sikki__/Blog/?BlogNo=255888

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çook sonra okuyup yorumlayabiliyorum. Doğum izinindeydim affola :) Ama ben zaten coktan Ceyda ile tanışmış dedikodu yapmış, Ali ile el sıkışmış Berke'nin hüzünlü gözlerine tanık olmuştum. Sanırım yakında Berke ile de konuşma fırsatı bulacağım. Ayrıca kitabın adı, aşkın C şıkkı çok başarılı. Bir de güzel kitap resmi koydunuz mu çok başarılı bir AŞK romanı olacak eminim. Romanlar, hikayeler kalemimizden çıkan ama illaki kendimizin olması gerekemeyen yazılardır. Hatta öyle de olmalılardır sanki...

Nilay Yıldırım 
 16.05.2011 16:48
Cevap :
Ee, "Çocuk da doğururum, kariyer de yaparım." deyip, Arda Kaan'la Yiğit Tuna'nın annesi olmak kolay iş değil. Mazeretiniz kabul edilmiştir:) Ceyda yorumlarınızı hatırlıyorum. Evet, Berke benim de hüzünlü yanım. Aslında Ali onu üzmemek için Ceyda'dan çok emek harcıyor. Belki de sonunda yalnız kalan Ceyda olur:) Kapak resmi de kafamda hazır ve diğer kitaplarımda da olduğu gibi, kendi çektiğim bir fotoğraf olacaktır. Güzel yüzlü, güzel gözlü ve ipek dudaklı Ceyda gibi sanki:) Yazar istediği kadar bağırsın, "Kahraman ben değilim." diye. Ne Murat kimliğinden kurtulabildim ne de şimdilerde Ali'den! Teşekkürler, sevgiler.  17.05.2011 8:35
 

"Aşkın C Şıkkı" dediniz... Bu "roman", hayatınıza ve ruhunuza daima yakışan ve yayılan O özlediğiniz rengi getirsin. Şimdiden kutlarım sizi, Yazar'ım! Sevgiler...

RANA İSLAM DEĞİRMENCİ 
 30.12.2010 11:07
Cevap :
Tarzım dışında, farklı bir kitap oldu. Sanırım bir daha benzerini yazabilmem için bir BOI,BOV,BOS serisi daha yazmam gerekir:) Teşekkürler Rânâ Hn, sevgiler.  30.12.2010 14:13
 

Belki de diyorum burda günlük yaşantınıza dair yazılarınızdan sizi tanıdıkları için okurlarınız, kitabınızdaki kahramanı siz gibi düşünerek, daha güncel, daha samimi (ayni sizi okur gibi) düşünmek istemişlerdir. Gçmişe dönük bloglarınızı da zaman bulduğum ölçüde okumaya devam ediyorum hoşçakalın..

Dilek Yaka 
 21.12.2010 15:47
Cevap :
Yakıştırmak keyifli de geliyor olabilir. Teşekkür ederim ilgi ve beğeninize Dilek Hn. Sevgiler.  21.12.2010 22:50
 

Genel kanı bu sanki; ben de hep açıklam gereği duyarım, ben değil, kalemim yazdı diye:) Sevgiler Ata Bey, kitabınızı bekliyorum.

mea culpa 
 15.11.2010 22:03
Cevap :
En çok da hüzün şiirlerimde çekerdim o sıkıntıyı. Arkadaşlarım da çok etkilenir, beni teselli ederlerdi. Oysa o, Murat'ın dünyasıydı. Şimdi ise Ata'nın mutlu dünyasını yazıyorum dizelerimde. Teşekkürler Ms Culpa, sevgiler.  16.11.2010 5:37
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8320
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1148
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster