Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
317
 

Aşkın ömrü

Kimilerine göre aşk gelip geçicidir, kimilerine göre aşk kısa sürer, kimileri aşk hiç bitmez derken, bir kısım da aşk diye bir şey yok konusunda hem fikirdirler.
Önce aşkın varlığı konusunda bir şüphe duymaya gerek yok, bunu belirtmek istiyorum. Çünkü aşk kendisini her an her yerde göstermeye devam ediyor, göremeyenler ise kusuru kendisinde aramayı denesinler. 

Aşkı tatma şansını yakalayan insanlar, genellikle o ilk zamanlardaki zevki hiç unutamazlar. O heyecanlı an beynin en belirgin yerlerinden birine kazınır ve sürekli hatırlanır. İşte bu sebepten dolayı olsa gerek ki, o anı yaşayamadığımız her anda, o hatıramızdaki coşkuyu canlandırıp ‘ne güzeldi aşk, keşke hiç bitmeseydi’ deriz. Oysa aşk değildir biten. Biten içimizdeki coşkudur, bunu fark etmek gerek her şeyden önce.. 

Aşk, insanda kendisini coşku ve karşı koyulmaz bir haz ile belli eder. Ta ki coşku azalıp yok olana ve içsel devinim bitene kadar. Kalbimizi tatlı tatlı attıran ve yaşadığımız her an ve nefes aldığımız her saniyeden keyif almamızı sağlayan, bize verdiği coşkuyla ayağımızı yerden kesip kanatlanıp uçtuğumuzu sandıran duyguya aşk diyoruz. Bu güzellik hiç bitmesin istiyoruz. Fakat her şeyin bir sebebi olduğu gibi, bu duygunun da bir salgılanması için bir coşku değişkeni, bir etkenin olması gerekiyor. Kimi zaman bir sevgili, kimi zaman bir doğa, kimi zaman da sadece bir düşünce neden olabiliyor bu değişkene. 

Onu hatırlayıp, onunla beraber yaşadığımızı sandığımız ve halen keyfini sürdüğümüz sürece aşığızdır. Aşkın ömrünü sadece ve sadece biz biliriz, biz belirleriz ve biz karar veririz onu öldürüp öldürmemeye.. 

Ne kadar istersek, o kadar yaşar kalbimizde aşk. Tabi bir de kıymetini bilmemiz gerekiyor. O kadar değerlidir ki, kaybetmeyi göze alıp hatalar yaparsak, belki bir daha onu elde edemeyeceğimizi bilmemiz gerekiyor. 

İnsanların ömrünü Tanrımız bilir. İnsan da kalbindeki aşkın ömrünü bilir. İster bir anlık, ister kendi ömrü kadar, isterse de ömründen bile fazla sürebilir, tıpkı efsaneleşen aşklar gibi. Tabi ki arzu edilen hep o efsaneleşen ölümsüz aşklardır. Ancak o aşka erişmek hep Tanrı’nın lütfu olmuştur. Çünkü o aşk için fedakarlık gerekiyor, sabır gerekiyor. Tanrı en çok sabrı ödüllendiriyor. 

Ne kadar sabrederse insan, Aşk’ın ömrünü de o kadar uzatır. Ne kadar kıymetini bilirse Tanrı’nın kendisine verdiği bu en değerli nimetin, o derece olasılığını artırır. Çünkü Tanrı her şeyi bilen, gören ve çokça bahşedendir..

29.10.10 /00:33 

Ulaş Tuzak 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 270
Kayıt tarihi
: 03.05.11
 
 

1987 Bandırma'da doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümünden mezun oldu. Araştırma, Ban..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster