Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
695
 

Aşkın pırıltısını yaşamak

Aşkın pırıltısını yaşamak
 

AŞK ÇiÇEĞİ:GÜL


İŞTE TÜM MESELE BUDUR... 

Son dönemde Milliyet Blogta çok sevdiğim bir gelişme var. Blog yazarlarımız aşk yoğun bir şekilde işlemeye başladı. Özellikle sevgisiz ve güvensiz bir toplumun içerisinde yaşarken, sevginin, aşkın yazılması çok güzeldir. 

Aşkın Pırıltısını yaşamak ne kadar güzel... Güzel ve yakışıklı olan bir çiftin aşkını yaşamasını kim istemez ? 

Aslında herkes kendine göre güzeldir. Kimi huyu güzeldir. Böylece yanındaki sevdiğini bir ömür boyu mutlu eder. 

Kimi ise fiziksel olarak güzeldir. Güzel olmasından dolayı çok iltifat alır. Ama eğer davranışları ve huyu ile bunu taçlandıramazsa sadece bir rüzgar olur. Aşkını ne yaşar, ne de yaşatır. Kısa süreli beraberlikler yaşanır. 

Hele hele günümüzde kesinlikle davranışlar her şeyin üzerindedir. Hiç kimse sevgilisinin kaprisini tolere etmiyor. Gerçek anlamda bana göre seviyorsan eğer, bırak sevgilinin kaprisi de olsun derim... Bağırsın da çağırsın da ( şiddet asla değil) ... Fakat ölçülü olmak şartıyla tabi... 

Burada yazarken her kitleye göre yazmak sorumluğumuz vardır. Aşkı yazarken bile, teşvik etmek ayrı bir şey iken, sevgiyi ön plana çıkartmak zorundayız. Menfaatlerin ve anlık zevklerin olduğu aşkların üzerine yazı yazmadım yazamam... Bana göre aşk da değil o yaşanananlar.. 

AŞK BİR SİHİRDİR. Bu sihiri yakalarken, buram buram yaşamak lazımdır. Başlıkta yazdığım gibi "iliklerine kadar yaşamak aşkı " eğer bu duyguları yakalamadıysanız, o zaman ya hoşlanmakla sınırlı , belki de cinsel çekimle alakalı bir şey yaşıyorsunuzdur.. 

Aşk bir sihirdir derken, aşk geldiğinde sizi gaflette yakalar, anlayamazsınız ...Gittiğinde ise iz bırakır... O iz sizi üzse bile güzeldir. Üzüntü asla iyi bir şey değildir. Fakat aşkı yaşarken yaşadıklarınıza baktığınızda asla pişman olmamalısınız. Bu konuya bakıldığında özellikle aşkın bitmesi kadın tarafının yıkılması gibi bir izlenim oluşmaktadır. Aslında bir erkek olarak iddia ediyorum ki her ayrılık en çok erkeği üzer. Gerçek anlamda aşk yaşanmışsa eğer, biliniz ki erkek daha çok yaralanır. Ya erkek daha romantiktir, daha üzülür, daha duygusaldır... Şimdi diyeceksiniz ki, sen öyle san veya sen öyle yaşıyorsun ama her erkek öyle değildir. Evet ama inanın tanıdığım bütün arkadaşlarım, ayrılığın üzüntülerini uzun süre üzerlerinden taşımışlardır.. 

Genelde, ilişkilerde ayrılık asla düşünülmez. Mutlaka üzüntüde yaşanır. Ayrılık sadece aşkta değil, evliliklerde de istenmez. Fakat ayrılıklar maalesef istenmese de yaşanıyor. 

AŞK SINIRSIZLIK İSTER. ÖZGÜRLÜK İSTER... Kısıtlamaların yaşandığı aşkta gerginliklerin yaşanması kaçınılmazdır. 

ESAS İDDALI CÜMLEMİ SONA SAKLADIM: AŞK ASİDİR... Bunun yorumu ise yaşayanlara... 

AŞKLA KALIN... Toprak 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aşk sınırsızlık ister aşk özgürlük ister. bence butun özeti budur. aşk hiç bir kurala baglı kalmadan yaşanır . asla dediğin şeylerin içinde bulursun kendini kimyan degısır içinde bastırdıgın sakladıgın sen cıkıverir o an evet aşk özgurluktur (tabikı özgurluk kavramını dogru yorumlayarak yaşamak )

Gönül Sonzamancı 
 27.07.2011 14:56
Cevap :
yorumunuz çok güzel ..pekiyi sevgili gönül..son yazdıgında özgürlük kavramını dogru yorumlamak dediğinde ilke vurgu yaptıgın sınırsızlık noktasına sınır çizmiş olmuyormusun?  27.07.2011 16:07
 

Güzel tanımlama. Bu güne kadar hep bir tanım yaptık aşka, kendimizce isimler koyduk, tarifler ekledik. Kelimelerin sihirli gücüyle, aşkın sihrini anlatmaya çalıştık kendimize, aşığımıza ve .... tüm sohbetlerimizde. Ayrılık üzer demişsiniz bir erkeği bir kadından daha çok. Sonuçta yaşananlar, hissedilenler duygularımız değil midir. Duyguların cinsiyeti mi vardır ki üzüntüyü, hayal kırıklıklarını, aşk acısını sınıflandırmaya çalışalım. Ne kadar yoğun yaşarsan, o kadar acıyı hissedersin. İlişkiler de de böyledir. yoğunluk hangi taraftaysa daha çok üzülende odur bence. Herşeye rağmen, acısıyla tatlısıyla, asiliğiyle itaatkarlığıyla aşk güzeldir. Besler bizi... Teşekkürler, AYŞE

Ayşe GÜRLER 
 20.04.2011 11:33
Cevap :
ayşe yorumun çok anlamlı..tskler..toprak  20.04.2011 15:43
 

Mevsimlerin insan duyguları üzerindeki etkilerini önemser ve buna bizzat tanık olurum. Kışın üzerimize ölü toprağı serpili gibidir ve duygularımız donuktur. Baharla birlikte taşmaya başlayan duygularımız bizi bir duygu seline sürükler ve aşkla coşarız. Yazın doruğa çıkan duygularımız, sonbaharla birlikte yine düşüşe geçer... v.s. Bu böyle devam eder gider. Velhasıl kelam, bahar aşk ayıdır ve MB yazarlarının şu sıra "aşk" ı yazıyor olmaları bir tesadüf değildir, diye düşünmekteyim :) Güzel bir blog okudum, yüreğinize sağlık, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

A.Nilgün Aktaş 
 20.04.2011 8:52
Cevap :
Aslında bahar aşkları diye bir blog yazısı yazmayı tasarlamıştım. Baktım çoğu arkadaşım bu konuya vurgu yapınca biraz konuyu kaydırdım..Her blog yazımı okuyup yorumlamanız dileğiyle nilgün hn.sevgilerimle.toprak  20.04.2011 13:25
 

Aşkı yazıyoruz ama aşkı ne kadar bulabiliyoruz ya da bulunabiliyor. Aşk diye bir şey var mı? Bence aşk yerine huzuru tercih etmeye başlıyorsanız orta yaşa gelmişsiniz demektir. Elinize sağlık.

YEŞİM BUYURGAN 
 19.04.2011 17:11
Cevap :
aşak aranmaz yaşanır..sizin çok iyi bildiğiniz muhtemelen de rastlaştığınızdır.mütevazi olmayınız..Toprak  19.04.2011 22:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 805
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

Ben ticaretle uğraşan biriyim. Hobilerim arasında felsefe, sinema özellikle türk sineması, spor ö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster