Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
946
 

Aşkın şevkini ateşleyen püfler

Aşkın şevkini ateşleyen püfler
 

benden


1- Beklenmedik zamanlarda serseri romantik olun.

2- Birlikte film izleyin, elele tutuşun, birlikte aynı çanaktan çerez atıştırın; birlikte dondurmalı yürüyüşlere çıkın.

3- Hınzır bir gülümsemeyle bakarak sıkıca sarılın.

4- Sırdaş olun ve hiç kimseye onun kusurlarından yakınmayın. Aksine kulağına gideceğini hissettiğiniz zaman hemen onu övmeye, ona duyduğunuz hayranlığı abartmaya başlayın.

5- Bir akşam onun en sevdiği çiçekle gelin. Sevdiği rengi, müziği, şiiri ve yazarı keyifle paylaştığınızı hissettirin. Çok da sinir oluyorsanız kendinizi zorlamayın, çünkü rol yaptığınızı anlayacaktır. O zaman sadece susun, daha etkileyici olur.

6- Onun hoşlandığı sürprizleri beklemediği bir âna denk getirin. Hiçbir neden yokken küçük aşk notları yollayın.

7- Birbirinizi yüceltici takma adlarla çağırın. “manolyam”, “kalp doktorum” gibi.

8- Aşk biraz da birlikte düzen dışı yaşamaktır. Arada bir yaşamın uçlarına doğru birlikte açılmayı deneyin. Deneyemiyorsanız hiç olmazsa birlikte hayâl edin.

9- Hanginizin haklı olduğuna takılmadan, ikinizin mutluluğu için neyin işe yaradığını bulmak amacıyla tartışın.

10- Birbirinizi eleştirmeyin; aşk eleştiri kaldırmaz. Biriniz hatalı bile olsa eleştiri yerine hoşgörülü bir düzeltici olmaya çalışın. Hatayı birlikte giderebiliyorsanız ne âlâ. Tek başınıza kalsanız bile mızmızlanmadan hatanın sonuçlarını göğüsleyip hasarı azaltmaya çalışın. Küçük de olsa bir övgünüz varsa bunu bütün dünya duyacak kadar sesli yapın.

11- Beden ve ruh sağlığınıza özen gösterin. Yediklerinizden ve yaptıklarınızdan dolayı olsa bile siz daima sağlıklı, dinç ve hayata şükreder hâlinizi sevgili aşkınıza borçlu olduğunuzu söyleyin.

12- Bir kavuşma ânındaki kucaklaşmada kolları ilk gevşeyen siz olmayın. Tabi karşı taraf da aynı biçimde davranırsa bu teoride sonsuza kadar kucaklaşmak olur ki, sonsuz aşkın mantığı bile bunu onaylamaz. İstenen şey hasret giderici bir kucaklaşmayı mümkün olduğu kadar uzatmaktan zevk aldığınız izlenimi yaratmaktan ibarettir.

13 – Günlük sıradan bir geçici ayrılıkta bile aşkınıza hemen kavuşma arzunuzu duyumsatan bir öpücük vermeden gitmeyin.

14 – Yıkanırken sırtınızı keselemesini isteyin.

15 - Aşkınıza kırılmaz ve yamulmaz bir güven bastonu olun. Size kalbini ve aklını zaman ve mekân gözetmeden hepten açacak kadar güvenen kişinin aşkına evlilikle cevap verebilirsiniz. Tabi ki aşk hazlarını önemseyerek ve isteyerek evlenmeli. Ancak evlenmek ev almaya benzer; dış cephesini çok beğenmiş olabilirsiniz. Dış cephenin alımına bakıp hemen karar vermeyin; çünkü esas olan evin iç kullanımı ve deprem şoklarına dayanıklı güçlü içsel yapısıdır. Evleneceğiniz insanın dışsal çekiciliği kadar içselliğini de önemsemelisiniz. Yoksa evliliğin bütün yükü sırtınızda kalabilir. Bu yüzden evlenmeden önce aşkınızın arkadaşlık ve dostluk içselliğinin güvenilirliğinden emin olun… Bu da hayatınızın gerçekliğini paylaşmakla mümkündür.

SONSUZ PÜF: Dahası vardır elbette, ancak bunları yapabilen dahasını da kendisi getirebilir. Özellikle bir unsur vardır ki bu tamamen herkese özel bir iletişim dalgasıdır. Onun frekansını sadece ve tam olarak ancak âşıklar kendi özel duyularıyla doğru algılayıp çözebilirler. Her aşkın kendine özel kriptosu vardır...

Muharrem Soyek

Ayten Dirier bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ağzım açık, gözlerim kocaman kocaman okudum hocam, hele ki bir erkekten gelince bu tavsiyeler daha da bir anlam kazanıyor, kıskandım sizi,mutluluk reçetesini yazan elinize ve gönlünüze sağlık, hep böyle mutlu olun sevdiceğinizle inşallah

Süheyla Çalışkan 
 21.12.2015 19:10
Cevap :
Bilmek, duymak ve öngörmek gerçekliği tek başına güzel yaşamaya yetmiyor ne yazık ki. Mutlu yaşam birlikte yaşayanların bilmede, duyumda ve öngörüde yaptıkları sevgin ve saygın işbirliğine bağlıdır her zaman. Aradan bir çıkıp da "ben hepinizden değerliyim" kibrine kapıldığında ortam tedirginleşir ve ürkek mutluluk bir köşeye siner. Bilen hep bilmeyenden üstün olmuştur da, daha mutlu olduğu kesin değildir.  22.12.2015 11:46
 

Harika öneriler elbette ama, her iki tarafın da buna gönüllü olması gerekmez mi? Ben kendi adıma hep böyle bir insan olmuşumdur. Öyle işte:) Sevgilerimle...

Tülin Aksoy 
 19.12.2010 16:05
Cevap :
Doğru tabi de karşı taraftan da bunları beklemek koşuluyla bu ilkesel yaklaşımları benimsersek kendimizi kısıtlamış oluruz. Bence karşıdan beklemeden aşkı istediğimiz sürece bu basit ilkesel davranış kalıplarını kendimize özgün geliştirmeliyiz. Zaten karşı taraf isteksizse böyle gönül çelen sade içtenlikler değil her hafta bir aylık balayına da çıksanız fayda etmez. Böyle bir aşkın közü kararmış çoktan kül olmuştur. Ya aşksız bir birlikte yaşama ahlâkı geliştireceksiniz, ya da güzellikle ayrılacaksınız.  19.12.2010 19:19
 

Son önerini tuttum. Evlenecekler dikkat etsin. Evin dış görünüşü tamam, içi de önemli o da tamam.. Bir de kullanışlı olmalı. Nasıl olsa aşkın kimyası ömrünü doldurunca eşyalaşacak değil mi...

Ahmets 
 18.12.2010 0:07
Cevap :
Hani kullan at olmasın...  18.12.2010 17:19
 

Kimse kimseyi dinlemez ki bu konularda...herkes kendi bildiği ve yaşadığının en iyisi,güzeli olduğunu sanır...ben de öyle sanıyorum...selamlar...

nedim üstün 
 16.12.2010 11:58
Cevap :
Âşık olan zaten bir yolunu bulur. Burada esas olan aşkı kaderine terk etmemek. Doğal aşk güdülerini kamçılayan hormonlar azaldığında aşka emek vermek gerekiyor. maksadım aşkın ömrü en çok 3 yıldır tezini çürütmek.  16.12.2010 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 2803
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1508
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster