Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
444
 

Aşkın ve özgürlüğün parti olmayan partisi olacaktı…

Aşkın ve özgürlüğün parti olmayan partisi olacaktı…
 

yeniden kurulacak bir ülkeyi böyle mi aşkla öreceksiniz!


Evet aşkın ve özgürlüğün parti olmayan partisi, meclisler aracılığı ile doğrudan katılım mekanizmalarında alınan kararlarla süreci yatay ilerletecek bir hareket olacaktı; özgürlükçü, özyönetimci, enternasyonalist, demokratik planlamacı, insan-doğa ilişkilerini yeniden tanımlayan, militarizm karşıtı ve cinsiyetçi olmayan bir tutkulu özgürlük hareketi..

ÖDP’ nin ilk kongresine, kuruluş kongresine benim gibileri getiren bu yanı idi. Daha önceki SBP sürecinden yeni arayışları taşıdığımız “gençler” diye tabir edilen bu yüzden de daha fazla tolere edilen Ankara’dan bir grup insandık, Patika Dergisi çevresi..

Kendi içimizde de farklılıklarımız vardı, arıyorduk bi daha, bi daha yeniden yenilmemek için...

İçimizden birisi Kaya, delege idi ve ilk ÖDP yönetimine yanlış hatırlamıyorsam Toplumsal Ekoloji çevresini temsilen girmişti.

O kongreye izlerken benzer sahneleri daha önce de izlediğimi düşünerek hayıflanmıştım. Yeni bir birleşme süreci; yine ikircikli, eklettik, biraz Ortodoks, biraz yenilenmeci söylemler, açıkçası tamamını izlemedim ve çıktım.

Kaya’nın yönetime girdiğini de sonradan öğrendim bu bir umuttu, beklediğim bir şey değildi. Hep izledim ÖDP’yi en son “birlikte yaşamı savunalım” çıkışları barış süreci için çok olumlu idi, ancak dar bakış açılarında boğuldu.

Sonrasında malum ayrılma süreci, muhafazakâr solun partiyi kendi tekkesine dönüştürme süreci yaşandı.

Ne aşkın, ne özgürlüğün parti olmayan partisi olabildi ÖDP, olmasını beklemekte “beklemek” olduğu için eleştiriye açık elbette.

Umutsuz birleşmelerden yorgun düşmüş bir nesil, başka süreçlere döndük yüzümüzü bi başımıza..

Roni’ye yapılan ve sonrası bu süreçleri hatırlattı bana.. Roni ile tanışıklığım şiirlerinden ve Taraf’taki köşe yazılarından hepsi bu. Birçok kavramda, özellikle DSİP’in baş harflerinin hiç birisinde anlaşamıyor olsak bile “sol demokrat” cesur bir ses Roni.

Ailesi ile birlikte yemek yerken üzerine boya dökülmesi ve sonrasında ÖDP yönetiminin tutumunu, açıkçası geçmişi ve geleceği farklı değerlendirdiği için, yani fikirleri için, bir “öteki” ye yapılanı, hayatının büyük bölümünü mücadele içinde geçirmiş bir düşün adamına yapılanı, haklı gösterme çabasını sol ve özgürlük söylemine yediremedim.

Yapılan bir şiddet eylemidir. Kişinin beklemediği bir anda kendisi ve yanındakileri endişeye sürükleyen bir eylemdir. Kendinizi onun yerine koyun; yemek yerken, işe giderken, sınıfta ders verirken; -şurada bizim hakkımızda şu eleştirileri yaptın, nasıl yaparsın, al sana-…

Bu tavrı demokratik tepki diye değerlendirmek, espri konusu yapmak, neye soyunduğunu bilmemekten samimiyetsizlikten başka bişey değil.

Düşünceyi, fikirleri cezalandırma biçimi olarak devletin ve ırkçı grupların kullandığı yöntemi ÖDP’liler savunuyorsa kendine yönelik en son umut kırıntılarını da yok etmekten başka bir işlerine yaramayacak.

Boyayı partilerinin özgürlük ve demokrasi kavramlarına döktüklerinin farkına varmalılar.

<ı>Konuyu bu aşamaya getiren genel başkan! yardımcısının ÖDP web sitesinde de halen yayında olan açıklaması şöyle:

<ı>

<ı>Roni Margulies'e yapılan eylem hakkında:

<ı>'Demokratik ve Renkli Eylem'

<ı>

<ı>Taraf Gazetesi yazarı ve DSİP üyesi Roni Margulies'e, parti üyesi genç arkadaşların yeşil boya dökmesi ile ilgili olarak son günlerde gazetelerde ve internet sitelerinde yapılan yorumlarla olay bilinçli olarak saptırılmaya çalışılmaktadır.

<ı>

<ı>R.Margulies yönelik tepkinin nedeni, onun, uğruna bedeller ödenerek yaratılmış devrimci değerlere yönelik provakatif ve saldırgan tutumudur. Bu eylemle arkadaşlarımız, kendi inisiyatifleri doğrultusunda, Roni Margulies'in bu çirkin saldırılarına tepkilerini ortaya koymuştur.

<ı>

<ı>Şiddet içermeyen demokratik bir eylemdir ki bu tür renkli eylemler dünyanın her yerinde gerçekleştirilmektedir.

<ı>

<ı>31.08.2009

<ı>Önder İŞLEYEN

<ı>ÖDP Genel Başkan Yardımcısı

Bu açıklamanın yukarıda ifade etmeye çalıştığım gibi başka izahı yok; düşünce üretimine karşı “renkli şiddet” savunulmaktadır. Bende “Önder” arkadaşları ile yemekte iken: ‘senin bu fikrine katılmıyorum al sana kırmızı boya’ sunumu yapayım, var mı bunun sonu?

Yazarın kendisini ifade etmesi "saldırgan", fiilen birisini rahatsız etmek ise "demokrasi!" Bu bakış lumpenlik ciddiyetsizlik...

Roni düşüncelerinden ve sesinin ulaştığı bizim gibi insanlardan başka kimsesi olmayan insan-yurtseverdir.

Roni güç odakları tarafından korunmayan “70 milyon adım insiyatifi”nin bir aktivisti, şair, entelektüeldir, ona saldırmak korkaklıktır. Sıkıysa bu demokratik tepkiyi vesayetin temsilcilerine yapın.

Roni'ye boya dökerken bir Yahudi aileye baskı ve tehdit hissi yaşatılmıştır. Niyet bu değilse de sonuç budur.

Özgürlük ve demokrasi! Sözcülerinin arkadaşlarının bu tavrını somut insani temelden yola çıkarak değerlendirmeleri beklenirdi.. Mağduriyet bir ırkçıdan ya da devlet tarafından yaratılsa idi, bu kadar yadırganmazdı, bu anlaşılmayacak bir şey değil ya da yeni ÖDP safını bu yanda belirlemiş biz hala uyanamadık. Küfür ve şiddet güruhuna doğru ÖDP’nin yanaşıyor olması üzücü, kendileri bilirler.

Bu zihniyet web sayfalarında yer verdikleri Hrant’ın kemiklerini sızlatmıştır, Hrant’a yapılanlara kadar gider.

Ya da Bilgi Üniversitesi'nde yapılan Ermeni Konferansı'nda Ergenekoncuların, yazarlara yumurta atmasının, domates fırlatmasının, küfür etmesinin nedeni de; yazarların kendi doğrularına "hakaret" ettiklerine varsaymaları idi. Arada nasıl bir fark var?

Malum bir arınma sürecinden geçiyoruz; her cemaat bu süreçten geçiyor, ayrışıyoruz, hayata dair; aşka ve özgürlüğe dair, barış’a dair, samimiyetimize, ahlaki tercihlerimize dair.

Bu süreçte kendine dönüp bakamayan ancak, hala sol geçinen çevreler ne yapacağını bilemezlikten şaşkınlık içinde.

Sisteme karşı alternatif geliştirmeyi değil, siyasi partiye karşı olmayı; sadece ona muhalefeti tek başına solculuk sanıyorlar, dün darbe girişimlerini seyrettiler bugün Barış sürecine dahi bu yüzden ikircikli yaklaşıyorlar.

Bunları sol kabul edersek bu utanılacak bir süreçtir.

Ben solun demokratlık temelinde henüz yeni doğmakta olduğu tespitini tercih ediyorum, bu sürecinde kendine sol demeye dahi ihtiyacı yok; ilkeli, doğruya doğru eğriye eğri diyen vicdanların seslendirdiği bir süreç bu. Aşkla şiirle ve itaatsizliklerle kendini gösterecek bir dalga...

Bir özgürlükçü her şeyden önce olabilecek farklılıkları dahi öngörerek farklılıkların bir arada şiddet dışı var olmasını savunur. Aksi halde iktidarın yöntemleri ile ondan bir farkımız kalmaz, ancak topu topu o oluruz buna değmez, yani iktidar için değmez, derdimiz onunla, mutsuzluğun kaynağı o..

Tüzüğün 3. maddesi hatırına ÖDP’de kaydı olan dostlar hala kaldı ise sakın alınmasın..

Roni’nin bu saldırıya esas olan yazısı dünkü Taraf Köşe yazısında yayınlandı oradan okunabilir, burada verdiğim Web adresi yayınlanmıyor.

Roni dünkü yazısında soruyor, esas olan günü de isteyenlerin bu sorulara verdikleri cevap...

“Ergenekon çetesinin kökünü nasıl kazıyacağız; darbe planlayanları nasıl engelleyeceğiz; Kürt sorununun çözümüne karşı çıkanları, savaşın devam etmesini isteyenleri nasıl alt edeceğiz; ekonomik krizin faturasını emekçilere yüklemek isteyenlere karşı nasıl direneceğiz... Bu konularda görüşleri var mıdır, bilmem; yok galiba. Varsa, pek iyi ifade edemediler.

Ben pek çok ÖDP’li yoldaşımla bu konuları sık sık tartışıyorum. Bazılarıyla ise tartışmak daha zor. Bu bazıları ile ÖDP’nin tümünü karıştırmamak gerek. Ben karıştırmıyorum.”

Roni Margulies

"Zaten
Nasıl kırık dökük,
yarım yamalak, eksik,
nasıl yamalı hayatlar
geçiyor gözlerimin önünden.
bir zanaat mutsuzluk sanki:

Öğrenip bir önceki nesilden,
onyıllarca didiniyoruz
ve kuşkuya düşsek de bazen,
sanıyoruz ki
böyledir, iyidir,
ne olacak ki başka,
budur hayat zaten.

Ya beceremiyoruz biz bu işi,
ya da becerecek bir şey yok zaten."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Toprak su doğa yaşam kaynakları hızla tükenirken, biz nelerle uğraşıyoruz. Değişimin yönünü belirlememizin tek yolu sürecin içinde yer almak, bizim adımıza iktidar olanlarla bu geminin yürüyemeyeceğini sanırım hepimiz anladık. Selamlar;)

Hatiice 
 08.09.2009 9:57
Cevap :
merhaba kesinlikle sorunumuz iktidar ve ona benzmeden iktidar olmadan olmak hayatta.. selamlar sevgiler..  08.09.2009 13:01
 

belirleyici olan eylemlerdir. Devrimci ahlak sahibi olmak ve samimiyet. Yazınızı okuyunca kuruluş aşamasını anımsadım. Umutsuzluktan, köşesine çekilmişleri olanları bile heyecanlandırmıştı. Temel felsefe özgür ve demokrasi üzerine odaklanmıştı. İzmir toplantısın faşist birisini restorantında ve o güne göre baya pahalı bir yerde yapılımasına tepki olarak katılmamıştım. Samimi bulmamıştım emek adına. Ama doslarımla özellikle kamu emekçilerinin örgütlenme aşamasında birlikte tavır aldım. Dolayısısla ÖDP nin olaylara bakışı ve tavrının yakın tanığı oldum. Ve yanılmadığımı anşadım. Samimyet ve devrimci ahlak yoksundular.....

Yapukay 
 05.09.2009 15:42
Cevap :
şu anda eski geleneksel bir çizginin muhafazakar kanadı partiyi kendi tekeline aldı ufak faydacı bir hesapla böylesi bir şiddet gösterine sahip çıktılar.. ifade ettiğin gibi devrimci ahlak ve samimiyet bazı farklılıklar olabilir eleştiri daha iyisine ulaşmaya yöneliktir dostunu eleştirirsin belki de daha keskin.. bu soytarılığın desteklenmesi... selamlar..  06.09.2009 0:06
 

Bir eylemin öznesi, eylemin anlamını değiştirir mi? Mesela söz konusu yazar ve şaire ÖDP'liler değilde, ülkücüler ya da islamcılar benzer bir eylem yapsa, ÖDP acaba aynı eylemi renkli bir protesto olarak değerlendirir miydi? Buna benzer eylemler dünyada elbette var. Hatta oldukça demokratik olarak değerlendirilen eylem türleri arasında sayılabilir bu. Ama gücü, yetkiyi ve iktidarı elinde bulundurana karşı, basit, sıradan, sivil bir insanın eylemi olarak düşünürsek bunu, elbette demokratiktir. Ama hakkında bir yargılama yapılan Hrant Dink'e, Ermeni konferansı düzenleyen akademisyen ve düşünürlere, bir yazara, düşüncelerinden başka sermayesi olmayan bir insana, hem de sivil yaşamın ortasında ailesi ile yemek yerken bu tarz bir girişimde bulunmak hiç de demokratik bir adım değildir. Dünyada hiçbir eylem, hiç bir iş farklı noktalarda, farklı zamanlara ve farklı koşullarda aynı anlama gelmez. Bunu böyle algılayan insanın sol bir zekası olmadığı gibi, insanı duyarlılıklarını da yitirmiştir,

Bibliyofil 
 05.09.2009 12:08
Cevap :
tabi ki değerlendirmez en azından susarlardı. ÖDP yönetimi içinden çıkamayağı bir tavır aldı kendi sempatizanına yönelik faydacı basit bir tutum.. böyle bir zihniyetin siyaseti özgürlükçü olamaz çünkü ahlakın olmadığını yansıtıyor bu tercihleri.. selamlar sevgiler..  05.09.2009 23:59
 

Olması gereken ÖDP.nin güzel insanlarıyla bu konuyu masaya yatırmak ve tartışmak... Bazıları evet tartışmayı bilmiyor diye tüm ÖDP bilmiyor değildir ve sizde bu konuyu kotarmışsınız. Adanadan sevgiler.

Olgun Ekinci 
 05.09.2009 8:30
Cevap :
selamlar, haklısınız teşekkürler katkınız için..  05.09.2009 23:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1254
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster