Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
471
 

Aşkın zamanı dolmadan (2)

Aşkın zamanı dolmadan (2)
 

Ankara'nın havasından mıdır nedir içini bir sızı kaplamıştı döner dönmez, "sadece arkadaş olarak arasam, hatırını sorsam" diye düşündü ama sonrasında vazgeçti. Aradan uzunca bir zaman geçmişti ve birgün telefonun tuşlarına dokunuverdi birbiri ardınca... Karşısına bir başkası çıkmıştı, hemen Ayşegül'ü sordu ama oradan ayrıldığını öğrendi. Herhalde evlenince işi bıraktı veya kimbilir belki çocuğu olmuştur belki o yüzden diye düşündü. Yine günler günleri kovaladı, işi yoğun ve yorucu olduğundan bir müddet hiç düşünmedi onu. Zaten yanlış da geliyordu ona, öyle ya artık bir başkasının karısıydı o...

Bir akşam eve dönerken arkasından biri seslendi...

Merhaba Serdar... Dönüp baktığında Orhan'ı gördü , hiç istemese bile durup ayak üstü konuştular. Tam ayrılacakken " Ayşegül nasıl ?" diye sordu.

Bilmem uzun zamandır onu görmüyorum

Nasıl yani?

?

Siz evlenmediniz mi? Yoksa ayrıldınız mı?

Ne evlenmesi? Biz mi? Hahahhaa

Bunu da nerden çıkardın ki?

Şoka girmişti sanki... Daha fazla uzatmadı ve şaşkın şaşkın, öylesine nereye gittiğini bilemeden bir müddet yürüdü.

Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama bir türlü anlayamadı. Hemen karar verdi ve oturdukları eve gitmek için bir taksi çevirdi. Az sonra kapılarının önündeydi, derin bir soluk alıp zili çaldı...

Eve geldiğinde ne yaptığını bilemez haldeydi annesinin birşey sormasına fırsat vermeden...

Evlenmemiş ve ortadan kaybolmuş

Kim? ne olmuş?

Ayşegül Orhan'la evlenmemiş, işten ayrılmış evden de taşınmışlar ...

Anne ne olabilir sence yaa, düşün düşün deli olacağım

Oğlum dur bakalım panik yapma, baştan anlat olanları hele...

Hemen bir solukta yaşadıklarını anlattı annesine, kadıncağız da şaşırmış ve merak etmişti. Neler oluyordu...

Kafası o kadar dağınıktı ki ilk çözüm annesinden geldi.

Sen o mahallenin muhtarına git en iyisi, giderken nakil alınıyor ya... Adresi vermeseler bile hangi semt onu öğrenirsin.

Hemen gideyim

Dur oğlum bu saatte muhtarlık açık olmaz

Ama o kendini dışarı attı. Birşeyler bulmalıyım diye durmadan söyleniyordu.

Ah kafam ah ne diye hemen çekip gittin sorgulamadan

Mahallede tanıdıkları vardı onlara muhtarı sorsam belki tanırlar diye düşünerek hemen taksiye atladı.

Yanılmamış ve muhtarı kayıtlara bakmak için arkadaşı ile beraber ikna etmişlerdi.

Yeni adresi eline aldığında içi biraz rahatlamış olarak eve döndü. Onu bulma ihtimali, içini biraz rahatlatmıştı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 30.07.09
 
 

İlkokulu bitirdikten sonra maalesef okuyamadım. Küçük bir bakkal dükkanım var. Arkadaşlarım arasında..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster