Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
562
 

Aşkla Seçilen Kitap

Aşkla Seçilen Kitap
 

Bir arkadaşım okuduğum kitapların isimlerini çok ilginç bulduğunu söylemiş, kitap seçerken buna mı dikkat ettiğimi sormuştu. Gülmüştüm.. 

''- Belki adını ilginç bulup incelediğim kitaplar vardır ama hayır bir kitabı buna göre seçmem  demiştim.''

Büyük konuşmuşum. Aslında niçin o kitapçıya girdiğimi bugün hatırlamıyorum. Mutlaka aradığım bir kitap olmalıydı. Kitapçı tam da dükkanın orta yerinde koca bir kitap yığını oluşturmuştu. Ancak çok rağbet görmeyen kitaplar olduğu için hem fiyat olarak uygun kitaplardı hem de belli ki kitapcıya göre hakkettikleri yerde yığın halinde durmaları gereken kitaplardı...

İşte tam da o yığının arasında duruyordu. Ben o isme vuruldum. O kitap ismine. Üzerinde zarif, laleyi andıran ebru motifleri vardı. İnce bir şiir kitabıydı. Onu orda görünce herşey silindi bir an sadece ben, kitap ve artık ilerlemeyen zaman vardı... Kutsal bişeye dokunur gibi aldım onu.. Kapağında parmaklarımı gezdirdim... En çok da o ismin de... Daha önce adını duymadığım bir şairin kitabıydı. Biraz soluklanıp hemen okumaya başladım. Her mısrası beni benden aldı..

Kırılgan, duygulu, içten çok yürekten mısralardı.... O kitabı sonra eski bir dosta verdim. Hala onda mı bilmem? Ben gibi mi davrandı o kitaba onu da bilemem? 

Ama orda öyle bir mısra vardı ki!....İşte o bende kaldı.

'' Kaldı ki ben yaşamı sende soludum,

Kulluk pazarında yitirirken öykümüzü...''

Ben kitapları isimlerine göre seçmem, ilk kez yaptım o da yarım kaldı....

http://www.dailymotion.com/video/xox0gz_yasar-yapragin-kaderi_music

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son bir açıklama daha:) Ben okumayı reddeden biri olarak başka birine okumayı dayatmıyorum. Önce ben MB'da çok az okunurum ve sevenlerimde yorumlarım nedeniyle çok azdır. Ben BİLGİ yi arayanlar için yazıyorum ve onlarda beni Google'da arayıp buluyorlar. Başka türlü yüz bin, atmış bin vs. okunmalara ulaşamazdım. İkincisi ben okumaya karşı değilim, kurgusal ve niteliksiz, bana bir şey vermeyen yazıları okumam. İnanmayacaksınız ama sizin çok zeki ve dürüst olduğunuzu fark ettim ama son cevabınız beni biraz şaşırttı:) Uzun zamandır yazmamamın benim dışımdan kaynaklanan nedenleri var ama ilk fırsatta edebiyatın zararlı olduğu fikrimle ilgili bir yazı yazmam şart oldu. Birde şu var dinsizim ama Tanrının varlığını kesin olarak biliyor ve kutsal kitapların Tanrı ile uzaktan yakından bir ilişkisi olmadığından da eminim. Hatta bu konu ile ilgili bir blogumda yayınlanmadı. Doğru eğitim alabilseydiniz çok önemli bir felsefe yazarı olma potansiyeline sahip olduğunuzu düşünüyorum. Sevgi ve selamlar

Matilla 
 16.03.2018 12:15
Cevap :
Önemli bir yazar olmayı çok isterim. Evet, gecikmiş bir istek :) Edebiyatın zararlarını yazın lütfen. Ama siz piyasada özellikle ergenlerin okuduğu saçma sapan,ciltleri renkli, yok menekşe kokulu, yok kahve kokulu tuhaf kitapları edebiyat olarak kabul ediyorsanız ben de onlara kesinlikle karşıyım. Aldous Huxley "Edebiyat ve Bilim" isimli kitabını şu sözlerle bitiriyor: Olayı mutlulukla olumlayarak bilim insanlarıyla edebiyat insanları, daha ileriye ve daha da ileriye, bilinmeyenlerin dünyalarına gitmek üzere, haydi, bir araya gelelim. Sevgiler...  16.03.2018 14:11
 

Seçimlerimiz rasyonel akli olmalı diye düşünüyorum kitabın aşkla seçilmesine ise bir diyeceğim yok nitelikli bir denemeydi, sevgi ile mutlulukla kalın, selamlar.

Nizamettin BİBER 
 16.03.2018 8:42
Cevap :
Bu eski bir yazı, gerçekten güzel bir hatırası olan. Tabi ki, kitapları böyle seçmiyorum. Teşekkürler, siz de...  16.03.2018 15:08
 

Sonra bir de şu var: Bahsettiğim kitaba değinerek, "Ne yani Tanrı yoksa yaşamaktan vaz mı geçelim?" diye soruyorsunuz. Varsayıma dayalı bir soru olmadı mı bu? Tanrının varlığı ve veya yokluğu ile ilgili olarak ne ben size bir şey söyledim ne de o kitapta yazılı. Peki siz madem çok okuyorsunuz da beni neden okumamışsınız? Oysa ben tanrının varlığı ve yokluğu ile ilgili bir blog yazdım ve o blog Google'da kendi kategorisinde birinci sırada. Hem de her zaman olduğu gibi açık ve net ifadelerle, hiçbir edebi araç kullanmadan. Üstelik de kurgu değil tamamen somut verilere dayalı. Neyse ben sizin veya başka birisinin okumasına karşı değilim. Benim karşı olduğum konu 18 yaş altı çocuklara kurgusal edebi eserlerin okumanın önerilmesine karşıyım. Çocuk önce düz yazı, düz metin öğrenmeli, alt anlam, üst anlam, mecazi anlam, teşbih, metafor vs. gibi edebi araçlar kullanarak düşünmeye ve yazmaya yönlendirilmemelidir. PISA sınav sonuçları ortada ve ben sizin öykülerinizi okuyorum. Sevgi ve selamlar

Matilla 
 16.03.2018 0:47
Cevap :
Günaydın :) neden yazıyorsunuz derken, okunmadan yazılmazı kastetmedim. Siz okumayı reddeden biriyseniz başka birine okumayı nasıl dayatabilirsiniz demek istemiştim. Tanrı' ya gelince kitabın konusunu bilemiyorum sadece onu okuduktan sonra herşeyi yakmaniz bir inancın sarsılması gibi geldi. Ben ciddi bir okurum. Siz uzunca bir süredir yazmıyorsunuz. Bir kaç yazınız denk gelmişti okuyup yorum yapmıştım. Ama geçmişe yönelik yazıları okuyamıyorum. O kadar vaktim yok. Yaklaşık yedi yaşından beri kurmaca okurum. Bizim zamanımız için üniversite sınavıysa kriterimiz. Full doğru matematik ve biyoloji yapmıştım. Türkçeden bir kaç yanlışım vardı ki, fen bölümü öğrencisine göre çok iyi bir skordu. Bu demektir ki; kurmaca okumanın yararı bile olabilir. Beni okumanız gurur verici :) sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum....  16.03.2018 8:13
 

Ben okuduklarımdan esinlenerek yazmıyorum. Ben gündelik hayatta gördüğüm EZBER leri sorguluyorum. Hiç bir kitaptan alıntı veya fikirden benimsenmiş bir şey bulamazsınız. Fikirlerim neredeyse tamamen bana özgüdür. Sizin öykülerinizde sizin kurgularınızdır dolayısıyla size özgüdür. Aramızdaki fark şu ben öykü yazmıyorum ben hayatın sorunlarını ve daha iyi yaşamın kurgusunu yapıyorum.Örneğin benden başka laiklik veya demokrasi karşıtı bir yazar tanıyor musunuz? Ben demokrasi ve laiklik karşıtıyım. Dinlere karşıyım, Atatürk'ü büyük ölçüde takdir etmeme rağmen onun hatalarını da açık yüreklilikle eleştiririm. Ve de edebiyata karşıyım çünkü açık, net ve samimi ifadelerden yanayım. Ben eğer çok okuyor olsaydım, ben ben olur muydum? Yazar okumuyorsa biz onun yazdıklarına neden inanalım söyleminizi (mantıken) size ve felsefe öğrencisine hiç yakıştıramadım. İleri sürülen fikrin illa biri tarafından düşünülmüş ve başkası tarafından okunup yazılmış olması mı gerekir???? Sevgi ve selamlarımla :)))

Matilla 
 16.03.2018 0:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 425
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1044
Kayıt tarihi
: 26.05.14
 
 

Dünyanın kirletemediği bir lotus... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster