Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
3618
 

Askoroz Deresi I. Bölüm

Askoroz Deresi  I. Bölüm
 

1- Doğal bir çevre, temiz bir dere 

Yıllardır uzak yaşadığım atalar diyarı memleketime çok seyrek gidiyorum. Ama bu yıl iki kez kısmet oldu sevdiğim ve özlediğim yerleri görmek. İlk yolculuğumu Ramazan Bayramı arifesinde yapmıştım. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarımın geçtiği, hayallerimi süsleyen o güzelim yerleri özlememek mümkün mü? Beni bu yolculuğa zorlayan birçok nedenim var. Turizm bölgesi ilân edilen bu çevrenin vadilerini, derelerini, tepelerini ve yemyeşil yamaçlarını özlemenin yanında, sevdiğim kişileri görme arzusu da seyahatimi zorunlu kılmış. Yıllar sonra yapılan bu ziyareti her türlü fedakârlığa katlanmaya değer, kutsal bir görev kabul ediyorum. Fiziki varlığım uzun süre oralardan uzak olsa da, ruhum ve kültürüyle şekillenen kişiliğim, hayalimden hiç silinmeyen bu yerlerde yaşıyor sanki. Vadi boyunca uzanan yamaçlarda serpiştirilmiş görkemli evleri, otantik serenderleri ve iç içe girmiş köyleri seyrederek yol almak, doyumsuz bir seyir zevki veriyor insana. Değişik açılardan bakmak bile, sunduğu zengin manzara çeşitliliği ile göze huzur, gönüllere neşe saçıyor. Yeni güne seher vakti kuş cıvıltılarının oluşturduğu senfoniyle başlamak, gün boyu insana tarifi imkânsız bir dinginlik veriyor. Şehrin hemen yanı başında görücü bekleyen edalı genç bir kız gibi, ziyaretçi bekleyen bu yer neresidir diye soranlara? Nefes alınacak bir mesire yeri veya bir sigara içimlik yer. Buraları gelen yabancı ve yerli turistlere, kısa bir çevre turu ve kahve molası fırsatı veriyor. Bir fincan kahve pahasına, kim böylesi enfes güzellikleri görmek istemez ki… Kendi memleketim olduğu için mi bana güzel görünüyor bilemiyorum. Bir de siz gidip görürseniz, izlenimlerinizden bu farkın nereden kaynaklandığını öğreneceğiz. 

Siz hiç bin bir çeşit bitki ve çiçek türünün kendiliğinden yetiştiği, bitki örtüsü yoğunluğundan kara toprağın görünmediği bir tabiat seyrettiniz mi? Dünyada var olan yaklaşık üç bin bitki türünün iki bininin bu bölgede yetiştiği düşünülürse, varın ne kadar zengin bir floraya sahip olduğunu siz tahmin edin. İsmi çayla özdeşleşen bu şehir, ne hikmetse tanıtıcı simgesi olan hamsi ile geçmişteki akrabalığını hâlâ koparamamış. Oysa ünlü mandalinası da öz kimliğini yitirerek, İzmir Mandalinası adı altında sürülüyor iç ve dış pazarlara. Bu zengin bitki örtüsünün varlığını her mevsim yağış alan ılıman iklimine ve tabiat şartlarına borçludur. Söz konusu yörenin coğrafi konumunu, Cem Karaca’nın ünlendirip Türkiye’nin diline doladığı bir Rize Türküsü belirliyor. 

Askoroz Deresi’nin yan tarafı, yan tarafı derindur, yan tarafı derindur. 

Bugün böyle gideruz, bugün böyle gideruz, yarun Allah, yarun Allah kerimdur, yarun Allah kerimdur. 

Yazımın başlangıcından beri tanımlamaya çalıştığım bu yer, Rize’nin Çayeli çıkışında denize dökülen Askoroz Deresi vadisi ve bu dereye akan birçok ırmağın birlikte oluşturduğu derin vadilerin coğrafyasıdır. Koyun sürüsü gibi oval beyaz taşların kenarlarını süslediği bu derenin, bir diğer adının “Taşlı Dere” konması boşuna değildir. Vadi, Askoroz Deresi’nin denize döküldüğü yerden başlayıp ta Andon içmelerine kadar giden, tek gidiş gelişli bir asfalt yolla sahile bağlanmaktadır. Andon içmeleri kum ve böbrek taşı sorunu olan binlerce hastaya şifa dağıtan, yalçın kayalardan sızan doğal bir maden suyu kaynağının olduğu köyün adıdır. Andon, Çaykent ve Muradiye adında iki beldesi ve onlarca köyü olan Salarha Bölgesi’nin şehre en uzak köyüdür. Bölgenin merkez ilçeye bağlı olması, nüfus potansiyeli ile şehrin ekonomik, sosyal, ticari ve kültürel hayatını ciddi biçimde etkilemektedir. Şehrin bölgeye ne oranda katkı sağladığını öğrenmek için, Rize Kent Konseyi’ne sormak lâzım. Ayrıca, Doğu Karadeniz’in ihtiyacını karşılayan içme suyu tesisleri de, Andon Ilıcası’nın yanı başındaki ormanlık bölgede yer almaktadır. 

........devam edecek 

İstanbul, 28.11. 2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güzelce gezmiştim oraları bi zamanlar... yeniden görmüş gibi oldum...eyvallah...

nedim üstün 
 01.02.2011 16:37
Cevap :
Sayın Nedim Bey, bir de şimdi görmenizi öneririm. Son yıllarda Rize'nin nüfusunda bir azalma olsa da, yapılaşma yönünde büyük bir gelişme göstermiş, köylerden şehir merkezine doğru bir insan akımı başlamıştır.Memleketimi doğru tanıtmayı başarmış olmamı ifade eden, "yeniden görmuş gibi oldum" değerlendirmenizi özel bir övgü ödülü olarak kabul ediyor ve teşekkürlerimi sevgilerimle birlikte yolluyorum. Beğeninizi yazarak ifade ettiğiniz için, elimi kalbimin üzerine koyup bir reveransla ben de size, "EYVALLAH" Nedim Üstün Bey kardeşim demek istiyorum. Lütfen bu şükrân ifade şeklimi kabul edin.  02.02.2011 0:29
 

Hızır Bey, yörenizi çok güzel anlatmışsınız elinize dilinize sağlık. Ancak bu güzel yazının altına o güzelliklerden bir kaç kare resim koysaydınız çok daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Bende geçen hafta karadenizin batısındaydım zenelikaların içinde! O gün hava güzeldi, bu gün ise kar'lı. Selam ve saygılarımla..

M.Talip Girgin 
 29.01.2011 11:20
Cevap :
Değerli arkadaşım, elimde de o kadar güzel resimler var ki anlatamam. Aklımdan da geçmedi değil. Ama ben biraz teknik özürlü biriyim. Keşke becerebilsem de o resimleri okuyanlara sunabilsem. Esas bundan sonra gelecek bölümlerde, yazının kurgusu içinde yer alan ilginç çocukluk anıları ve de direkt göndermeler de olacak. Beğeninize mazhar olduğum için kendimi şanslı addediyor, size sonsuz selam ve teşekkürlerimi sunuyorum. Hemen resimleri yerleştirmeye çalışacağım. Belki tesadüfen beceririm. Sevgilerimle.  29.01.2011 15:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 177
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1159
Kayıt tarihi
: 09.12.07
 
 

Rize merkez ilçeye bağlı Yiğitler Köyünde doğdum. Lise bitinceye kadar ilk gençlik yıllarımı geçi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster