Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
561
 

Aşksal

Aşksal
 

‘Aşk’ ne kadar da nankör! Ne kadar yoğun yaşarsan yaşa bitişlerin ardından hep aynı cümleler dökülüverir ağzımızdan ‘ben hiç aşık olmamışım’

Ya aşkı bize yanlış tarif ettiler ya da hiç birimiz aşkın ne demek olduğunu bilmiyoruz.

Hep başkalarının yaşadıklarını kendi hissettiklerimiz ile örtüştürmeye çalışıyoruz. Başkalarının hissettikleri ile ölçüyoruz duygularımızın yoğunluğunu; hissetiklerimizin karşılığı kimilerine göre aşk, kimilerine göre tutku, kimilerine göre ise öylesine sıradan hisler. Farkındalıklarımız bile hep başkalarının yorumlarından ibaret.

En yakınından en uzağına kadar herkes senin hislerini tercüme yeteneği olduğu halde kendimiz, kendi içimizde ne olduğunu çözemediğimiz durumun adı mı ‘aşk’ ?

Hissettirdikleri ve gittiğinde geride bıraktıkları hep aynı senaryo gibi. Aynı harflerin bir araya gelmesiyle oluşan birbirinin tekrarı replikler.

Kitaplarda, okuduğumuz tutku dolu bekleyişinlerin bugünün dilinde ‘gittiği yere kadar’ olması ne kadar da üzücü.

Kalbin kanatlanıp uçacakken, ellerin terlerken ve yanakların pembeleştiğinde, hatta her dakika bir saatmiş gibi geldiğinde, bi de bunu, bütün dünyaya haykırmak istediğinde, ‘şu an sana yeteri kadar zaman ayıramam, iş yerinde önemli bir terfi bekliyorum; aklımı başka bir şeyin kurcalamasına müsade edemem’ dediğinde gözleri kör olmuş kuşun duvara çarpması gibi yere düşmez mi kalbin ya da buz kesmez misin olduğun yerde aslında aşkını masallardaki gibi içinde büyütmek isterken!

Unutmak için çaba üstüne çaba harcarken, bir kez daha kırılmaz mı kalbin?

Bir ya da herhangi bir terkedişin ardından, yine aynı şeyleri söylemez misin?

“Bu aşk değilmiş, bu da değil miş” ney miş aslında aşk?

Der ki Bilge; Bir gün biri çıkar, geldiğinde anlarsın, çok tanıdık gelir, hayatını doldurur sanki hep oradaymış gibi hissedersin, hep bu günü beklermiş gibi...

Ps: yazımı okurken bu parçları dineleyebilirsiniz : http://fizy.com/s/1dekbb#s/1835gy // http://fizy.com/s/1dekbb#s/17snjv

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zamanında sapına kadar aşık olmuş bir erkek olarak şunu söylemek isterim ki, aşk bir heyecandır. Gelip geçmesi kaçınılmazdır. Evet, dünyadaki en muhteşem duygu. Ama bitiyor işte körolası. Bence insanoğlu çok kafaya takıyor bu aşk olayını. Esas mesele adam gibi sevebilmek bence.

Sinefilozof 
 22.05.2010 23:52
 

aşk!.. binbir çeşit tarifi oldugu halde hala ne oldugu anlaşılamamıştır. Faili meçhul cinayet gibidir aşk! senin tarifin aşkın tarifine oturuyor ama arkadaşın verdiği cevap zıtlık yaratıyor.. ama bu yaşanılanın aşk olmadıgı anlamına da gelmiyor. karışık... çok karışık.. aşkı en çok kim bozuyor bilinmez.. seni okumayı özlemişim:) sevgilerimle..

sema öztürk 
 22.05.2010 22:58
Cevap :
uzun zaman oldu gerçektende galiba artık yazmaya daha sık zaman ayırıcam. teşekkürler.  23.05.2010 18:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1145
Toplam mesaj
: 191
Ort. okunma sayısı
: 3159
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ya herşeyim ya hiçim.... Birbirinden güzel fotoğraflarıyla yazılarımı destekleyen canım arkadaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster