Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
982
 

Aşktan nasıl soğudum

Aşktan nasıl soğudum
 

Gözlerim yeni demlenmiş bir çay gibiydi.

İnce belli bir bardağın içinde renginin berraklığıyla övünürken kesme şekeri bekliyordu.

Bakışların bir kesme şekerdi. Çaya karıştığında onu tatlandıracağı için övünen, ama şekli bozulacağı için üzülen bir kesme şeker...

Bütün aşklar bu heyecanla mı başlardı? Yeni demlenmiş çay şekerle karışınca tatlanacağını düşüneceğine renginin bozulmasından mı kaygılanırdı, kesme şekerler de çayı tatlandırarak güzel bir iş yapacağını düşüneceğine küpten eriyik hale gelmenin kompleksiyle mi yaşardı?

Aşk varolanı korumak mı yoksa yeni bir madddenin içinde yer almak mıydı?

Bunları sorgularken Salih'le yaptığımız siyasi sohbetler aklıma düştü: o heyecanlıydı, insanların geriye doğru değil ileriye doğru baktığını düşünüyordu. Bense tam tersine umutsuzdum; insanların duyarsızlaştığını, depolitize olduğunu amiyane tabirle bu halktan hiçbir şey olmayacağını düşünüyordum. Söz dönüp dolaşıp çocuklarımızın nasıl bir dünyada yaşayacağına geliyordu. Çocuklarımıza güzel bir dünya bırakmak için mücadele etmemiz gerektiğine...Acaba çocuklarımız bu güzel dünyayı hak ediyor muydu?

Ben yine sekter tavrımı sürdürüyordum: Çocuklarımıza miras mı bırakacağız, yoksa onlar nasıl bir dünyada yaşayacaklarına kendileri mi karar verecekler? Bu çözemediğim bir soruydu benim için..

Bunları düşünürken çay soğuyordu.

Kesme şekeri çayın içindeydi ; ama karıştırılmadığı için henüz erimemişti. Küp önce bir küre oldu , sonra garip bir şekle dönüşüp bardağın dibine çöktü.

Çay soğusa da o tavşan kanı rengini koruyordu. Mevsimlerden yaz olmasına rağmen birkaç santim yükseldikten sonra kaybolan bir buhar çıkıyordu bardaktan...

Yazdığım her harf sanki beynimdeki çivileri söküp kağıda yapiştırdığım bir soru işaretiydi.O çivileri tekrar tekrar beynime çaktıkça anlam kazanıyordu düşüncelerim.12 Eylül zindanlarında hayatını kaybetmiş, sakat kalmış insanları düşündüm. O günlerde hangi coşkuları hangi özlemleri, kaygıları, korkuları yaşadığımı anımsamaya çalıştım. Acı, öfke, korku, umutsuzluk...

Artık çay ve şekerin birlikte toz haline getirildiği hazır çaylar vardı...

Birilerinin bizim için ürettiği çaylar...

Bu nasıl değişir?

Birden kafam allak bullak oldu. Aşkla varolan bedenim bu sorular karşısında aşktan bile uzaklaştı, tuz atılmış bir çay gibi oldu..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çay soğudu diye değil, hazır çaylar yüzünden, başkalarının beğenisine göre üretilen çaylar yüzünden aşklara güveniniz kalmadığı anlaşılıyor. Çaylar soğuyabilir, yarım da kalabilir, demli ya da açık da olabilir.. Yeter ki insan yarım kalmasın ! Kafaların allak bullak olması iyiye işaret ! Sular bulanmadan durulmazmış. Tuzsuz, şekersiz, boyasız, karbonatsız, hilesiz, katıksız aşklarla kalın.

zelinartug 
 06.10.2008 2:03
Cevap :
Bilirsiniz çayın demini...Demini almayan çay buruk olur; çok bekleyense acı..Sanırım benimkinin demi kaçtı...Katkınıza teşekkürler, sevgilerimle...  06.10.2008 11:46
 

Sizin gibi sosyal duyarlılığı yüksek olan,çektiği onca acıya karşın ayakta kalmasını, inandığı değerleri korumasını bilen, hele hele'' aşktan soğudum artık'' diyenlerin ruhunun derinlerinde hep kaynayan demli bir çayı vardır bence; ince belli bardağa konmuş, ansızın karişacak bir parça şekeri bekleyen...Bu kadar hassas duygularla yazılmış bunca tümceyi üreten bir insan;'' aşktan soğudum'' diye kendini kandırmaya çalışmamalı...Bir gün, bir yerde, ansızın, muhakkak!!!

fatma iyibilgin 
 21.09.2008 12:13
Cevap :
Umarım kendimi kandırıyorumdur.Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.Sevgilerimle...  21.09.2008 20:30
 

Bazı insanların kafasındaki tat ile ağzındaki tat bir olur. Bu denklem masumiyet çağıdayken kazanılır. Senin anlayacağın biraz da şans işidir. Ama bazılarının ise böyle bir şansı yoktur. Şanslı olan sentezi kurar. Olmayansa, sanırım senin ve benim gibi sabahın üçünde blog ya da yorum yazar. Sevgiler. Selamlar. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 19.09.2008 3:15
Cevap :
Yeni renkler ve kokular keşfederek varlığımızı besleriz.Sanırım bu da gecenin üçünde oluyor.Sevgilermle...  19.09.2008 3:39
 

Aşktan soğumanın bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim olacaktı. Eksik olmuş:) Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 18.09.2008 22:54
Cevap :
teşekkür ederim duyarlılığınız ve tiitizliğiniz için  18.09.2008 23:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 113
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 1492
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

1964'te Ankara'da doğdum. Meslek lisesinin elektrik bölümünü bitirip fabrikada ve şantiyede çalıştım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster