Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1016
 

Asla kimseyi öldürmedi benim babam

Asla kimseyi öldürmedi benim babam
 

http://www.ilknokta.com/urun/90613/Asla-Kimseyi-Oldurmedi-Benim-Babam--Jean--Louis-Fournier.html


"Gittiğinden beri

Eskiyor zaman"

Elif Sofya

"Bir sabah, çok erken vakitte, annem odama geldi, 'Sanırım baban öldü' dedi. 'Yine mi...' dediğimi hatırlıyorum. Kalkmak istemiyordum, yorgundum ve yorganın altına girdim.

… Annem, ‘Bu seferki gerçek. Hadi kalk’ dedi. Kalktım. Odasına gittim. Yatağın yanı başına düşmüş, ağzı kan doluydu. Beni azarlamadı, gerçekten ölmüştü.’’

Prix Femina ödüllü Fransız yazar Fournier; İkinci Dünya Savaşı yıllarından kalan çocukluk anılarında babasını gözlemleyen bir çocuk edasıyla çıkıyor karşımıza. Hastalarını evinde muayene eden babası; alkole ve sigaraya düşkün, Kaptan Haddock gibi küfürler savuran sık sık intihara kalkışan ve genellikle dirseğinin iç yüzünden bir damarı kestikten sonra, kendisiyle ilgilenilmediğinde aceleyle çalışma odasına gidip pansumanını yapardı. Bunun gibi tuhaf ‘şaka’ları vardır evdeki baba figürünün. Beraber yaşadıkları evden, kayınvalidesini pencereden atmak, eşini öldürmek gibi planlarını sık sık saldırgan tutumuyla tekrarlardı. Çok sık sarhoş olduğundan ağzında sigarayla evin içinde bir yerlerde sızmış olurdu. Bir keresinde tüm evi aramalarına rağmen babasını görememişler, tekrar tekrar odalara baktıktan sonra piyanonun arkasında sızmış halde bulmuşlardı. Bunu da onun tuhaf şakalarından biri olarak düşünmüşler, önemsememişlerdi. Evin içindeki yaşantısı böyleyken, dışarıda; özellikle müşterileri ve müdavimi olduğu Bistrolardaki arkadaşları arasında sevilen, konuşkan ve esprili biriydi Doktor Fournier.

Hastaları genellikle yoksul insanlardı ve bunun için hastalarından hiç para almazdı. Ama, hasta kağıtlarını doldurarak yoksul müşterilerinin sonradan para tanzim edebilmelerini sağlardı. Böylece parasını almadığı muayeneler için vergi öderdi. Doktor Fournier; parayı, düzgün giyinmeyi, düzgün konuşmayı hiç önemsemezdi… Hastalarına çok iyi davranır, onlarla ilgilenir ve onları güldürürdü. Louis, babasının müşterisi olmayı çok istemişti, çünkü babası evde konuşmazdı…

Bir keresinde Doktor Fournier, on bir yaşındaki Louis’i kafeye götürmüş ve onunla gerçek bir yetişkin gibi konuşmuştu. Ama bu uzun sürmemiş, ileride Tiyatro ile ilgilenmek istediğini söyleyen oğluna bunun gerçek bir meslek olmadığını söyledikten sonra, defalarca ‘’Martini’’ demişti.

‘‘Babam günde yirmi defa ‘Martini’ diyebiliyordu ve yirmi defa da Martini geliyordu.’’

Bir defasında da, büyükannenin kendisine tecavüz ettiğini ihbar etmişti polislere Doktor Fournier. Bu kelimeyi bir keresinde gazetede gören Louis, ciddi bir şey olduğunu anlamıştı. ‘Tecavüz’ kelimesi bir kadını öldürmekten daha beter bir şeydi. -öyle olmalıydı- Eve gelen polisler, sinirli büyükanne karşısında gülmemek için kendileri zor tutarken, doktora dinlenmesini tavsiye ediyorlardı.

Bir gün, Doktor Fournier gerçekten öldüğünde, gazetelerde bir haber okudu Louis ‘’Bir filantrop aramızdan ayrılıyor’’ yazıyordu babası için. Bu kelimenin anlamına baktı; ‘kendini tüm insanları sevmeye adamış kimse’ yazıyordu.

Louis; geçmişte babasıyla yaşadığı anıları paylaşırken, Doktor Fournier’in hayatı daha dayanılır kılmak için, ciddi çaba sarf ettiğinin ayırdına varmış ve onu affetmiştir. ‘Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam’ için; ‘evdekilere’ kendini kapatan, cömertliğini ve iyiliğini ‘dışarıyla’ paylaşan bir babanın, onu çözümlemeye çalışan oğlunun gözünden aktarılışı denilebilir. Belki de herkesten daha hassas insanların özellikle ailelerine karşı oluşturduğu mesafenin derinlemesine incelenişi.

Jean- Louis Fournier / Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam / YKY/ Şubat 2009-08-16

Petek Sinem Dulun

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yolun açık olsun petek sinem,

bayram mehmet erdogan 
 29.08.2009 0:43
Cevap :
teşekkür ederim Mehmet Bey  31.08.2009 8:45
 

geç gelmişsiniz:)ama yine de geldiniz.Güzel bir yazı,kaleminize sağlık,hemen alıp okumaya başlayalım bizde.Yetenek demekki aileden geliyor.Durmak yok Cumhuriyetin gençleri yazmaya devam etsin.Saygılarımla.

Bekir Fatih DEMİRAĞ 
 27.08.2009 14:48
Cevap :
merhaba, geç geldiğimi değilde biriktiğimi düşünüyorum burada olmadığım süre içinde. yazmak özgürleştiriyorsa, yazmaya devam etmeli :) elbette okuyarak, sanatla ve sporla büyüyüp gelişerek. bizler bir ağacın dahi dikey ve yukarı büyüdüğünü düşünürüz oysa, dalları ve kökleriyle de büyür ağaç. sevgiler  27.08.2009 18:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 490
Kayıt tarihi
: 13.08.07
 
 

Ondört yıldır Antalya'da yaşıyorum, kültür- sanat konularına özel ilgi duyuyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster